• BIST 109.330
  • Altın 155,771
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • Rize 10 °C

“5 Yıllığına Seçilen Bir Diktatör Olmaz”

“5 Yıllığına Seçilen Bir Diktatör Olmaz”
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yasin Aktay, anayasa değişikliği teklifine ilişkin 5 yıllığına seçilen bir diktatör olamayacağını belirterek, "Parlamenter...

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yasin Aktay, anayasa değişikliği teklifine ilişkin 5 yıllığına seçilen bir diktatör olamayacağını belirterek, "Parlamenter sistem, Türkiye için bu haliyle bizi bir yere kadar taşıdı. Aslında taşımadı, sürekli cebelleştik. Türkiye halkıyla Türkiye Devleti adeta farklı yerlerde. Türkiye halkıyla Türkiye Devleti ilk defa AK Parti döneminde birleşti" dedi.

Pursaklar Kent Konseyi 2017 Kış Dönemi Genel Kurulu, Saray Kültür Merkezi'nde düzenlendi. Toplantıya, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yasin Aktay, Pursaklar Belediye Başkanı Selçuk Çetin, Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Rektör Yardımcısı Musa Kazım Arıcan, Karatay Üniversitesi Öğretim Üyesi Mazhar Bağlı ve Kent Konseyi üyeleri katıldı. Toplantıda konuşma yapan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Aktay, Cumhurbaşkanlığı sistemiyle ilgili, "Halihazırda bizim yönetim sistemimiz biraz parçalı bir sistem. Birisinin diğerine takoz koyabildiği bir sistem. Bugünkü sistemde Cumhurbaşkanı ile Başbakanın farklı partilerden olma ihtimali var. Böyle bir ihtimal söz konusu olduğunda biri diğerine takoz olur. Geçmişte bunları gördük. Sayın Sezer'in Cumhurbaşkanı, Sayın Erdoğan'ın Başbakan olduğu dönemi yaşadık. Orada parlamentoda çıkan bir kararı Cumhurbaşkanının sırf takozluk olsun diye reddettiğini biliyoruz. Bu, yürütmeyi çok fazla yavaşlatan, yürütmede etkililik ve verimliliği çok çok azaltan bir etki yapmış oluyor. Bir arabanız var; tekerin biri sağa gidiyor, diğeri sola çekiyor. O araba zaten yol yürüyemez. Ülkede yönetimde birlik ülkesi, bir ülkenin yönetimde verimliliğinin en önemli şartlarından biridir. Bazıları "yok işte diktatörlüğe doğru mu gidiyoruz, tek adam yönetimine doğru mu gidiyoruz" diyor. 5 yıllığına seçilen bir diktatör olmaz. İkinci 5 yıl şansı olduğu zaman gidip bu yetkiyi tekrar halka onaylatmak durumunda kalan, dünyanın hiçbir yerinde böyle bir diktatörlük yok. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan bugün müstesna bir önderliğe sahip olduğu çok açık. Zaten ondan başka hiç kimse böylesi bir sistem değişikliğini ülkenin gündemine getiremez. Bu güven gerektiriyor, sevgi gerektiriyor, insanların onu benimsiyor olması gerekiyor" diye konuştu.

"TÜRKİYE HALKIYLA TÜRKİYE DEVLETİ İLK DEFA AK PARTİ DÖNEMİNDE BİRLEŞTİ"

Halk ile devletin ilk defa AK Parti hükümeti döneminde birleştiğini vurgulayan Aktay, "Parlamenter sistem, Türkiye için bu haliyle bizi bir yere kadar taşıdı. Aslında taşımadı, sürekli cebelleştik. Türkiye halkıyla Türkiye Devleti adeta farklı yerlerde. Türkiye halkıyla Türkiye Devleti ilk defa AK Parti döneminde birleşti. Devletle halk, devletle millet ilk defa bu kadar birbiriyle kaynaşmış vaziyette birlik ve beraberlik görüntüsü veriyor. 15 Temmuz bunun en büyük tezahürüydü. 15 Temmuz'da gerçekten millet olduğumuzu hissettik, devletimizi korumaya çalıştık. Benzer bir hadise 80'li yıllarda gerçekleşmiş olsaydı emin olun bir Allah'ın kulu o devleti korumaya çalışmazdı. Oldu zaten, insanlar birbirlerini öldürüyordu. 90'lı yıllarda bambaşka bir Türkiye vardı. Halk ile devlet adeta birbirinden uzak, birbirine yabancıydı. Devlet, halkın inançları, değerleriyle, kültürüyle çatışıyor, devlet halkının kimliğiyle çatışıyor. Devletin kimliği ayrı, halkının, milletin kimliği ayrı. Bizim şiddetle devletle milleti birleştirmeye ihtiyacımız vardı, fiilen AK Parti iktidarı döneminde, 2002 yılından itibaren kademeli olarak bunu gerçekleştirdik. Bugün halk ile devletin mutlak bir birlikteliği söz konusu" dedi.

"BUGÜNKÜ SİSTEMDE CUMHURBAŞKANI DAHA AZ HESAP VEREBİLİYOR"

"Cumhurbaşkanlığı sistemiyle beraber hesap verebilir bir Cumhurbaşkanımız olacak" diyen Aktay, şöyle devam etti:

"Zannetmeyin ki hesap veremeyen bir Cumhurbaşkanı olacak. Bugünkü sistemde Cumhurbaşkanı daha az hesap verebiliyor. Bugünkü Cumhurbaşkanına kimse hesap soramaz. Ama o sistemde Cumhurbaşkanı bir hata yaptığı zaman TBMM içerisinde salt çoğunluk, yani milletvekili sayısı 600 olacaksa 300 kişinin imzasıyla soruşturma açılması istenebilecek, üçte iki çoğunlukla da Yüce Divana sevk edilebilecek. "TBMM'nin etkinliği azaltılmış olacak" diyorlar. Hayır, TBMM bugün itibariyle yürütmeyle yasamanın iç içe geçmiş olduğu, birbiri üzerinde hüküm sürdüğü bir mekanizma. Bu mekanizma kuvvetler ayrılığına çok da uygun bir mekanizma değil. Bugünkü sistemde parlamento gerçek anlamda kendi fonksiyonunu yerine getirmiyor. Oysa Cumhurbaşkanlığı sisteminde Cumhurbaşkanı Meclis üzerinden hesap verecek, bir de doğrudan doğruya halk tarafından seçileceği için halka daha fazla hesap verecek."

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
    OKUYUCULARIMIZIN DİKKATİNE !... Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Olay53.com | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0537 617 89 89