• BIST 106.404
  • Altın 146,968
  • Dolar 3,4891
  • Euro 4,1811
  • Rize 27 °C
  • olay53’ten Çırakoğlu’na : Çıkar Avukatlık Cübbeni, Gir Hakimlik Sınavına!
  • Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Evinde, Cumhurbaşkanının Sözünü Yerle Bir Eden Müdür
  • Rize'de Trafik Kazası 2 Ölü, 3 Yaralı
  • olay53’ten Çırakoğlu’na : Çıkar Avukatlık Cübbeni, Gir Hakimlik Sınavına!
  • Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Evinde, Cumhurbaşkanının Sözünü Yerle Bir Eden Müdür
  • Rize'de Trafik Kazası 2 Ölü, 3 Yaralı

Gazinin İşini Ağırdan Alan Kaymakama Ateş Püskürdü

Gazinin İşini Ağırdan Alan Kaymakama Ateş Püskürdü
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir gaziden aldığı şikayeti paylaştı, kanunun muhatabı kaymakam için sert açıklamalar yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir gaziden aldığı şikayeti paylaştı, kanunun muhatabı kaymakam için sert açıklamalar yaptı. Erdoğan, "Ey kaymakam sen kendini ne sanıyorsun? Eğer sen şimdi o makamda varsan o gazi sebebiyle varsın. Haddini bileceksin" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen 35. Muhtarlar Toplantısında konuştu. Ülkenin son 150 yılının sürekli yönetim tartışmalarıyla geçtiğini vurgulayan Erdoğan, arayışın bir türlü bitmediğini anlattı. Yaşanılan darbeleri, darbe girişimlerini ve vesayet baskılarını unutmamak gerektiğini belirten Erdoğan, Türkiye'nin yeni sistem arayışının bu ihtiyaçtan doğduğunu kaydetti. Meclisteki sürecin tamamlanmasının ardından konunun milletin huzura geleceğine dikkat çeken Erdoğan, "Herkes izahını, itirazını milletimize yapacaktır. Seçimle gelinen görevlerin ilk basamağı muhtarlıktır. Onun için demokrasinin ilk adımı muhtarlık, son kademesi cumhurbaşkanlığıdır. Ülkemiz açısından bu kadar önemli bir meseleyi istişare etmesi, çözüm yolları araması gerekenlerin en başında siz muhtarlarımızla cumhurbaşkanı olarak şahsım geliyor. Gücünü halktan alan ve halka hizmeti hakka hizmet olarak gören bir Cumhurbaşkanı olarak özellikle kritik dönemlerde muhtarlarımız aracılığıyla milletimden aldığım mesajlara büyük önem veriyorum" diye konuştu.

"TÜM TERÖR ÖRGÜTLERİNİN HEDEF ALDIĞI TEK ÜLKE TÜRKİYE'DİR"

Ülke ve millet olarak çok sayıda önemli hadiseyi üst üste yaşadıklarını belirten Erdoğan, öncelik sıralaması yapmakta zorlandıklarını dile getirerek, "Aynı anda hem terör, hem de ekonomi cephesinde mücadele ediyor, hem yurt dışı operasyonlarımızı sürdürüyor, hem de uluslar arası saldırılara karşı direniyoruz. Esasen yaşadığımız sorunların hiçbiri bize mahsus olmamakla birlikte bizi diğer ülkelerden ayıran çok önemli farklar vardır. Mesela terör. Tüm dünyanın sorunu olmakla birlikte, tüm terör örgütlerinin hedef aldığı tek ülke Türkiye'dir. Bölgemizdeki ülkelerin hepsi de iç sorunlarıyla uğraşıyor ama maruz kaldığı çok yönlü kuşatmaya rağmen dimdik ayakta durabilen ülke yine Türkiye'dir. Küresel ekonomik kriz gelişmiş ülkeler dahil herkesi etkilerken Türkiye yaşadığı sıkıntılara rağmen mali disiplininden taviz vermemiş, büyümesini belli bir çıtanın altına düşürmemiştir. Ne darbe teşebbüslerine, ne kaos senaryolarına eyvallah etmeyen bir ülkenin öyle birkaç fiske ile yıkılmayacak ulu bir çınar olduğunu cümle alem görmüştür" şeklinde konuştu.

"BUGÜN BULUNDUĞUMUZ YERE 2 AYDA GELMEDİK"

Muhtarlara hikaye anlatan Erdoğan, "Ulu çınarın yanında bir kabak filiz vermiş. Yağmurların ve güneşin etkisiyle hızla büyüyen kabak neredeyse çınarın boyuna ulaşmış. Bu durum karşısında böbürlenen kabak çınara "sen ne kadar sürede bu hale geldin" diye sormuş. Çınar, "90 yılda" deyince kabak "bak ben 2 ayda senin boyuna ulaştım" şeklinde cevap vermiş. Aradan biraz daha zaman geçip sonbahar rüzgarları esmeye başlayınca kabak kurumaya, yaprakları dalları dökülmeye başlamış. Bu duruma şaşıran kabak çınara "neler oluyor bana" diye sormuş. Çınarın cevabı "benim 90 yılda geldiğim yerde sen 2 ayda gelmeye çalıştığın için ölüyorsun" olmuş. Biz millet olarak bugün bulunduğumuz yere 2 ayda gelmedik. Bizim arkamızda 2 bin yıllık devlet geleneğimiz, bin 400 yıllık medeniyet müktesebatımız, coğrafyamızdaki bin yıllık varlığımız vardır. Tarihimizin en geç devleti olan cumhuriyetimiz dahi 93 yılını geride bıraktı. Biz böyle devletiz, göçebe devleti değiliz. Bugün sahip oldukları gücü, imkana, zenginliğe güvenerek dünyaya meydan okuyanlar yarın mevsim değiştiğinde ayakta kalabilecekler mi hep birlikte göreceğiz. Dünya tarihinde zulüm ile büyüyen budur. Ama zulüm ile abad olan hiçbir ülke, hiçbir lider yoktur. Biz büyüklerimizden haksız davada zirve olmaktansa haksız davada zerre olmayı öğrendik. Onun için bugün yaşadığımız sıkıntılar canımız yakabilir ama bizim için yıkım sebebi olamaz" ifadelerini kullandı.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'DAN KAYMAKAMA: "SEN KENDİNİ NE SANIYORSUN?"

"Şehitliği en büyük mertebe, gaziliği en büyük şan kabul ederek mücadelemize devam edeceğiz" diyen Erdoğan, bir gaziyle ilgili kendisine gelen şikayet üzerinden, ismini vermediği bir ilçenin kaymakamına sert tepki gösterdi. Erdoğan, şunları kaydetti:

"Zaman zaman bazı şikayetler alıyorum. Bu gece de öyle bir şikayet sebebiyle bir gazimizi aradım. Gazimiz evraklarını gönderiyor fakat evraklar maalesef işleme konmuyor veya ağırdan alınıyor. İlgili yerlere de durumu bildirdim. Ama şimdi buradan sesleniyorum. İlçesini, ismini vermiyorum. Ey kaymakam sen kendini ne sanıyorsun? Sen orada kalıcı mısın ya? O gazi kendini neden feda etti? Bu vatan için feda etti. Köprünün üzerine neden yürüdü? Bu vatan için, bu millet için yürüdü. Eğer sen şimdi o makamda varsan o gazi sebebiyle varsın. Haddini bileceksin. Haddini bilmediğin zamanda haddini sana bildirirler. İçişleri bakanıma da söyledim gereği yapılacaktır. Çünkü bizim şehitlerimize olan borcumuz farklıdır, gazilerimize olan borcumuz farklıdır. Bizler bunu gereğini hemen yapmak zorundayız."

"OYUN AÇIĞA ÇIKTI"

Erdoğan, Türkiye'nin son günlerde ardı ardına yaşadığı sıkıntıların sebep olduğu kayıpların aynı zamanda yeni bir doğuşun, yeni bir yükselişin habercisi haline dönüştüğüne inandığını ifade ederek, "Milletimiz Çanakkale'de, Kurtuluş Savaşımızdan bu yana ilk defa istikbalini ve istiklalini koruma konusunda bu derece kararlı, metanetli, fedakar bir tutum içindedir. Birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi bozmaya yönelik her provokasyon tam tersine dayanışmamızı daha da güçlendiriyor. Hatırlayınız gezi olaylarıyla milletimizin içinde hayat tarzı ve ideolojik farklılıklar üzerinden bir çatlak oluşturmaya çalıştılar. Kısa sürede oyun deşifre oldu ve provokatörler ortada kalıverdi. Oyunun arkasında dış güçler vardı. Onlar güçlenen Türkiye'yi parçalamak istiyordu. "Sen köprüler yapacaksın, denizin altından raylı sistemler yapacaksın, insansız hava araçları yapacaksın, hızlı sistem, raylı sistem bunları yapacaksın öyle mi. Yok biz sana izin vermeden bu adamı atamazsın" dediler. Ne oldu, oyun açığa çıktı. Biz durduk mu, durmadık. Onlar bunları yaptıktan sonra Osmangazi Köprüsü açıldı, ardından Yavuz Sultan Selim Köprüsü açıldı, ardından Avrasya Tüneli açıldı. Durmak yok yola devam. Daha yapacağımız çok şeyler var" dedi.

(Abdullah Sarıca - Derya Yetim / İHA)

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
    OKUYUCULARIMIZIN DİKKATİNE !... Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Olay53.com | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0537 617 89 89