Öcalan'ın kanlı emirleri belgelendi
İstanbul Özel Yetkili Cumhuriyet Başsavcı Vekilliği'nin KCK'nın üst yapılanması Önderlik Komitesi'ne yönelik gerçekleştirdiği operasyon Öcalan'ın avukatları aracılığı ile terör örgütünün eylemselliğini yönettiği ve yönlendirdiğini ortaya koydu.
Soruşturmada Öcalan'ın talimatlarının ardından gerçekleştirilen kanlı terör eylemleri de tek tek tespit edildi.
"ADAM GİBİ SAVAŞSINLAR"
| ÖCALAN'IN KENDİ AĞZINDAN KCK İTİRAFI |
| PKK lideri Abdullah Öcalan'ın avukatları ile yaptığı görüşmelerde KCK'nın illegal ve silahlı bir yapılanma olduğunu, dolayısıyla DTK gibi legal görünümlü yapılanmalarda KCK militanlarının bulunmaması gerektiğini söylediği öğrenildi. Yaptığı görüşmelerde KCK'yı anlatan Öcalan'ın, devletle görüşmelerin istediği gibi sonuçlanmaması durumunda KCK'nın devreye gireceğini, Kandil'in savaş kararı alması durmunda bir-iki polis öldürüp kaçmayıp 'adam gibi savaşmasını' istediği iddia edildi. KCK SİVİL ALANA SIZMAMALI KCK operasyonları öncesinde teknik takibe takılan ve operasyonda ele geçen belgelere göre, Abdullah Öcalan'ın İmralı Cezaevi'ndeki görüşmelerde avukatlara şunları söylediği iddia edildi: "KCK farklıdır, KCK illegaldir, silahlıdır, kesinlikle DTK'ya sızmamalıdır, buna özen göstermelidir. KCK Kürtlerin silahlı örgütlülüğünün ifadesidir. KCK, silahlı bir örgüttür. İşte dağdadır. Yaptıkları görüşmeleri kendi adına ve kendilerini temsilen yaparlar. Ben burada sadece işleri kolaylaştırırım, ön açıcı bir rolüm var. Bunu da zaten yapıyorum. Onlar kendi adına hareket ederler. KCK dağlarda illegal bir şekilde örgütlenmiştir, kendi kararlarını onlar kendileri verir, biz karışamayız." |
Bugün gazetesinde yer alan habere göre, Öcalan, kan donduran ilk talimatını 14 Mart 2010'daki avukat görüşmesinde verdi. Sadece örgüt yöneticilerine iletilen görüşme notlarının birinci versiyonunda yer alan notta Öcalan'ın "Daha önce de söyledim buradan savaş kararı veremem. Savaş kararı vereceklerse kendileri değerlendirip kendileri verirler. Bunun sorumlusu da ben değilim. Hiçbir şekilde sorumluluk kabul etmiyorum. Daha önce de söyledim savaşacaklarsa da adamgibi savaşmalılar" ifadeleri yer aldı.
Bu talimatın ardından eylemlerini belirgin bir şekilde artıran terör örgütü, 2010 Nisan ayında 1 askeri şehit ederken 5 askeri de yaraladı. O günlerde yapılan operasyonlarda 3 kilo A4 patlayıcı, 1 kg civarında TNT patlayıcı ve 3 adetmayın ele geçirildi. Öcalan son kanlı eylem talimatını 27 Temmuz 2011'deki avukat görüşmesinde verdi. Yine sadece örgüt yöneticilerine iletilen görüşme notunda şu şok ifadeler yer aldı:
"Bunu iyice anlatın, sertçe anlatın. Kandil'e de söyleyin, zaten sözlü olarak konuşuyorsunuz, onlara da iyi anlatın. Kandil de BDP de şunu bilmeli. İkide bir biz halkı tutamıyoruz, biz kitleyi zor durduruyoruz, kitle patlama noktasındadır diyorlar. Bırak o zaman patlıyorsa patlasın. Sorun çözülmezse devrimci halk savaşını başlatırız, savaşa da barışa da hazırız diyorlar. Eeee o zaman yap salak! Seni tutan mı var. Yap, yapmazsan şerefsizsin. Yaparmısın yapmaz mısın sen bilirsin. Ama bu şekilde daha fazla benim üzerime yıkma. Türkiye de, ikide bir bitireceğiz, şöyle bitireceğiz diyor. Eğer bitirmezsen senden daha rezili yoktur"
HERKES EYLEMİN HEDEFİNDE
Bu talimatın hemen ardından KCK Yürütme Konseyi Başkanı Murat Karayılan 8 Ağustos 2011'de örgütün yayın organı Fırat Haber Ajansı'nda çıkan açıklamasında AK Parti'yi suçlayarak savaş kararını açıkladı. Terör örgütünün taşeron kolu TAK da 21 Ağustos tarihli açıklamasında "Gerçekleştirecekleri saldırılarda sınır tanımayacakları, sivil ve turist fark etmeksizin herkesin eylem hedefi olacağını" belirtti.
Öcalan'ın 27 Temmuz talimatının ardından ülke genelinde terör örgütünün gerçekleştirdiği eylemlerde 68 asker, 19 polis, 9 korucu şehit olurken 141 asker, 160 polis, 6 korucu da yaralandı. Ayrıca bu saldırılarda 36 sivil hayatını kaybederken 164 sivil de yaralandı.
DEMİRTAŞ AYNEN UYGULADI
Öcalan'ın avukatlarına yönelik yapılan operasyon çarpıcı bir detayı gün yüzüne çıkardı. Öcalan'ın talimatlarının en küçük ayrıntısına kadar yerine getirildiği belirlendi. Savcılık konuyla ilgili ilginç bir detayı deşifre etti. Buna göre 17 Eylül 2010'da avukatlarıyla görüşen Öcalan, okulların açıldığı bu dönemde BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş'a "Mutlaka bir basın açıklaması yaparak, ben çocuğumu Türk okullarına göndermiyorum demesi lazım" şeklinde talimat gönderdi.
İKİ GÜN İÇİNDE YERİNE GETİRDİ
Bu notun iletilmesinden sadece iki gün sonra BDP Genel Başkanı Demirtaş'ın PKK'nın yayın organı Fırat Haber Ajansı'na yaptığı açıklamada Öcalan'ın talimatını yerine getirdiği anlaşıldı. Ayrıca Öcalan'ın PKK'ya ulaştırmak istediği önemli talimatları diğer mahkumlar üzerinden Önderlik Komitesi'nde görevli avukatlara ilettiği tespit edildi.
ORTA ŞİDDETTE SAVAŞ ÇAĞRISI
Öcalan'ın, 21 Nisan 2010'da yaptığı görüşmede uzlaşma olmazsa kentlerde ayaklanma ve orta şiddette savaş çıkarılmasını istediği belirlendi. Yine sadece terör örgütü yöneticilerinin görebildiği avukat görüşme notlarında tüyler ürperten istek şöyle yer aldı: "Eğer anlamlı bir uzlaşma, anlamlı bir diyalog, demokratik müzakere gündeme girmezse muhtemelen işte yaza doğru... orta şiddette bir savaş gündemde. Kentlerde ayaklanmalar da dahil böyle sadece bu mevcut gösteriler gibi değil zaman zaman çatışmalar sert olacak. Zaman zaman kentleri tutacaklar. Kırsal alanda yarı hareketli yani böyle çok şeye yol açabilecek savaş yarı savaş yarı hareketli savaş diyorlar."
Bu görüşme tarihinden nisan ayının sonuna kadar geçen 9 günlük sürede terör örgütü 14 silahlı ve bombalı saldırı gerçekleştirdi. Bu saldırılarda 7 asker ile bir polis şehit düştü. 12 asker, 3 polis ve 2 vatandaş da yaralandı.
