Öğrencinin okuduğu şiir herkesi ağlattı
Tanıtım toplantısına, AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin gibi isimlerin yanısıra Emel Sayın, Ayten Gökçer, Emel Sayın ve Seren Serengil gibi sanat camiasının ünlü simaları da katıldı.
Hayrünnisa Gül, toplantıda yaptığı konuşmada, Avrupa ülkelerinde gönüllü faaliyetlere katılım oranının Türkiye'ye kıyasla çok yüksek olduğunun altını çizerek, başta öğretmenler olmak üzere tüm vatandaşları projeye destek olmaya çağırdı.
Hayrünnisa Gül, "Gönüllülük, ihtiyaç olan her yerde elini taşın altına koyabilmek, bunu yaparken de hiçbir karşılık beklememek. Gönüllü faaliyetlere katılım oranı bazı ülkelerde yüzde 70'lere ulaşırken, Türkiye'de bu oran sadece 1.7.
Bizim gibi yardımlaşma ve fedakarlığı, geleneği ve inancının ilk sırasına koyan bir toplum için bu üzerinde düşünülmesi gereken bir tablo.
Bu tablo gösteriyor ki, ülkemizde gönüllülük konusuna dikkat çekmek her alanda bu anlayışın benimsenmesini ve yaygınlaşmasını sağlamak için toplumu bilinçlendirmeyiz. Bu anlamda 'Emekliyiz Gönüllüyüz Projesi'ni çok önemli bir adım olarak görüyorum" diye konuştu.
Projenin amacını, emeklilik dönemlerinde aktif ve üretken bireyler olarak toplumsal hayata katılmak isteyen öğretmenlerin, devletin koruması altındaki çocukların eğitimlerine destek olmasını sağlamak" olarak anlatan Hayrünnisa Gül, "Böylece, bir yandan bu çocuklarımızın akademik, sanatsal ve sportif başarılarını arttırmayı, diğer yandan da sosyal, duygusal ve zihinsel gelişimlerini desteklemeyi hedefliyoruz.
Projenin pilot uygulaması iki yıldır altı ilde yürütülüyor. Yapılan çalışmalar neticesinde toplam 82 gönüllü öğretmene ve onlar aracılığıyla da yüzlerce çocuğumuza ulaştık. Koruma altındaki çocukların, toplumsal hayata uyum sağlayabilmeleri ve gelecekte üstlenecekleri rolleri doğru şekilde geliştirebilmeleri adına olumlu modellerle biraraya gelmeleri çok önemli" diye ekledi.
BAKAN BAĞIŞ: "AVRUPA'YA GİTTİĞİMİZDE BİZE TÜRKİYE'DEKİ FAİLİ MEÇHUL CİNAYETLERİ SORMUYORLAR"
Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış ise gönüllü yapılan yardımların, Türkiye'nin Avrupa'da farklı bir yer edinmesindeki payına değindi konuşmasında, "Türkiye artık, alan el değil veren el haline geldi. Bu çerçevede, AB de 2011 yılını 'Avrupa Gönüllülük Yılı' ilan etti. 'Emekliyiz Gönüllüyüz' projesi de çok ayrı bir anlam ifade ediyor.
Türkiye'nin, Avrupa'da da bu gönüllülük çabalarıyla farklı bir rüzgar estirdiğini sizlerle rahatlıkla paylaşabiliyorum. Avrupa'ya gittiğimizde bize artık Türkiye'deki faili meçhul cinayetleri sormuyorlar. Türkiye'nin, Somali'de, Kosova'da, Gazze'de yaptıklarını soruyorlar ve bunlardan çok büyük övgü ile bahsediliyor. Bunlar, Türkiye'nin insanlık konusunda da Avrupa'ya çok önemli katkılarda bulunacağını ortaya koyuyor" dedi.
Projenin Türkiye'nin farklı yerlerinde heyecan yarattığını da belirten Bakan Bağış, "Aynı anlayışla Somali'de, Pakistan'da, Haiti'de, Bosna Hersek'te, Kosova'da da Türk gönüllüleri ihtiyaç sahiplerine yetişmeye çalışıyorlar. Gönülden sevgiye ihtiyacı olan çok insan var. Geçen sene Darülaceze'yi ziyaret ettiğimizde yerinde gördük.
Bu sabah, Siirtte'ki hain saldırıda bir bacağını kaybeden kızımızı ziyaret etmek için GATA'ya gittiğimizde, oradaki doktorlarımızın nasıl şefkatle çabaladıklarına şahit olduk. Somali'deki Türk doktorları, oradaki patlama sonrası yaralanan insanları tedavi etmeye çalışıyorlar. Türk Kızılayı'nın yaptığı çalışmalar, Pakistan'ın kendi Kızılay altyapısını kavuşmasını sağladı" diye konuştu.
BAKAN ŞAHİN: "GÖNÜLLÜLÜĞÜ, ALINMASIYLA VERİLMESİYLE ÇOK DENGELİ BİR DUYGU PAYLAŞIMI OLARAK GÖRÜYORUM"
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin ise, gönüllü çalışmanın sadece vermekten ibaret olmadığını belirterek, şunları söyledi: "Bir atasözü var; 'Genç bilebilse, yaşlı yapabilse'.. Emeklilik yaşı hem bilinen, hem de yapılabilen bir yaş. O kadar önemli bir dünya tecrübesi var ki. Fidanların daha da çok yetiştirileceği önemli bir zaman dilimi ki..O yüzden 'Emekliyiz Gönüllüyüz Projesi'nde emekli olan ama ömür boyu mücadele eden değerlerimizden kurumlarımızda istifade edebilmek, evlatlarımızın yaşamına dokunmak, geleceklerini planlamakta yardımcı olmak en önemli kurumsal ihtiyacımız olarak karşımızda duruyor.
Emeğini, zamanını, enerjisini, birikimini vermek ama beraberinde de almak. Akşam yatarken, bir fani ve insan olarak 'Ben bugün ne yaptım?' sorusuna cevap verip huzurlu yatmak o kadar güzel bir duygu ki. Gönüllülüğü, alınmasıyla, verilmesiyle çok dengeli bir duygu paylaşımı olarak görüyorum"
HERKESİ AĞLATTI
Toplantıda Seval İşli adında bir öğrencinin okuduğu şiir ise herkesi duygulandırdı. Hayrünnisa Gül ve sanatçıların gözyaşlarını tutamadıkları görüldü.

İŞTE O ŞİİR:
Sol yanım çok acıyor anne...
Merhaba anne,
Yine ben geldim.
Merak etme okuldan çıktımda geldim.
Annelerde babalar gibi merak eder mi bilmiyorum ama
Ali 'Okula gitmezsem annem çok kızar, merak eder' demişti de
Onun için söylüyorum.
Geçen hafta öğretmen,
Sağ elimde sarımsak, sol elimde soğan dedirte dedirte
Öğretti sağımı solumu.
Ben biliyorum artık Anne sağım neresi, solum neresi.
Ağrıyan yanımın neresi olduğunu şimdi iyi biliyorum anne.
Hani geçen geldiğimde “şuram acıyor işte şuram” demiştim de
Bir türlü söyleyememiştim ya acıyan yanımı anne
Bak şimdi söylüyorum
Şuram işte,
Sol yanım çok acıyor anne.
Hem de her gün acıyor anne her gün.
Dün sabah annesi Ayşe'nin saçlarını örmüştü.
Elinden tutup okula getirdi.
Yakası da danteldi.
Zil çalınca öptü, “hadi yavrum sınıfa” dedi.
Bende ağladım,
Ağladım hiç de utanmadım.
Öğretmen ne oldu dedi.
“Düştüm dizim çok acıyor” dedim. yalan söyledim anne.
Dizim acımıyordu ama sol yanım çok acıyordu anne.
Bugün bende saçım örülsün istedim.
Babam ördü ama onunki gibi olmadı.
Dantel yaka istedim.
Babam 'Ben bilmem ki kızım' dedi.
“Bari okula sen götür” dedim.
'Kızım, iş' dedi.
Bende “banane dedim, ağladım.
'Kızım, ekmek' dedi babam.
Sustum ama okula giderken yine ağladım anne.
Ha bide sol yanım yine çok acıdı anne.
Herkesin çorapları bembeyaz, benimkiler gri gibi.
Zeynep 'annem beyazlara renkli çamaşır katmadan yıkıyormuş' dedi.
Babam hepsini birlikte yıkıyor.
Babam çamaşır yıkamasını bilmiyor mu anne?
Uff babam, her gün domates peynir koyuyor beslenmeme.
Üzülmesin diye söylemiyorum ama
Arkadaşlarım her gün kurabiye, börek, pasta getiriyor.
Biliyorum babam pasta yapmasını bilmez anne.
Hava kararıyor, ben gideyim anne.
Babam bilmiyor kaçıp kaçıp sana geldiğimi.
Duyarsa kızmaz ama çok üzülür biliyorum.
Kim bozuyor toprağını,
Çiçeklerini kim koparıyor.
İzin verme anne ne olur toprağına el sürdürme.
Eve gidince aklıma geliyor bide bunun için ağlıyorum anne.
Bak kavanoz yanımda, toprağından bir avuç daha alayım.
Biliyor musun anne her gelişimde aldığım topraklarını şu kavanozda biriktirdim.
Üzerine de resmini yapıştırıp başucuma koydum.
Her sabah onu öpüyor kokluyorum.
Kimseye söyleme ama anne.
Bazen de konuşuyorum onunla.
Ne yapayım seni çok özlüyorum anne.
Ha unutmadan,
Öğretmen yarın anneyi anlatan bir yazı yazacaksınız dedi.
Ben babama yazdıracağım.
Öğretmen anlarsa çok kızar ama banane kızarsa kızsın.
Ben seni hiç görmedim ki neyi, nasıl anlatacağım anne.
Senin adın geçince sol yanım acıyor anne.
Hiç bir şey yutamıyorum.
Bazen de dayanamayıp ağlıyorum.
Kağıda da böyle yazamam ya anne.
Ben gidiyorum anne,
Toprağını öpeyim, sende rüyama gel beni öp.
Mutlaka gel anne,
Sen rüyama gelmeyince sol yanımın acısıyla uyanıyorum anne.
Sol yanım acıyor anne.
İşte tam şurası,
Sol yanım çok acıyor anne.
Seni çok özledim,
Anne çook.
