• BIST 103.072
  • Altın 272,126
  • Dolar 5,6668
  • Euro 6,2796
  • Rize 20 °C

Selçuk: Liselere yeni eğitim modelinin ilk sınavı 2024 yılında yapılacak

Selçuk: Liselere yeni eğitim modelinin ilk sınavı 2024 yılında yapılacak
Milli Eğitim Bakanı Selçuk, liselere yeni eğitim modeline ilişkin, "Bu sistemin ilk sınavı, 2024 yılında yapılacak." dedi.

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Borusan Asım Kocabıyık Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Konferans Salonunda düzenlenen "Lisede ne yaptık?" temalı Ortaöğretim Tasarım Tanıtım Toplantısında, bugünün çok özel olduğunu, çünkü 2035'lerde iş hayatına atılacak gençlerin alması gereken eğitimle ilgili bir çalışmayı paylaştıklarını ifade etti.

Bunu çok önemsediklerini belirten Selçuk, "Ortaöğretim tasarımıyla ilgili çalışmayı sadece bir ders çizelgesi olarak görmek elbette mümkün değil. Bu Türkiye'nin bir gelecek projesi, bir ekonomi projesi, bir sosyal hayat projesi. Türkiye'nin dünyada, bu topraklarda, bu coğrafyada onuruyla haysiyetiyle dimdik ayakta durabilmesinin bir eğitimsel projesi." diye konuştu. 

Selçuk, 2023 eğitim vizyonunun Türkiye'nin eğitim sisteminin tamamını, bütün alt sistemleri ve birleşenleriyle beraber ele alındığı bir vizyon planı olduğuna dikkati çekti.

Bu planın her bir alt sisteminin ve bileşeninin birbiriyle ilişkili ve bütünleşik olarak ele alındığını dile getiren Selçuk, şunları söyledi: "Ortaöğretim tasarımından söz ettiğimizde, okul profili değerlendirme, tasarım beceri atölyeleri, e-portfolyo, e-rehberlik ve benzeri birçok proje, mesleki eğitimde yaptığımız birçok proje aslında bu vizyonun parçaları. Bu parçaların da her birisinin birbiriyle bir bağlantısı var. Yani birbirini tamamlayıcı etkiye sahipler. Bu çok önemli. Bu çerçevede de başka önemli husus şu, yaptığımız bütün projelerin fizibilitesinin olması ve bütün ortaya çıkacak olan değerlerin ne şekilde çıkacağı, hangi ay, hangi sene nelerin yapılacağı ve bir belirsizlik ortamı olmaksızın, ülkemizin eğitim sistemi hakkında bir görüş ortaya koyma imkanımız var. Bu durum bizi büyük ölçüde rahatlatıyor. Şundan dolayı, biz bu sistemi kurarken ekip arkadaşlarımızla beraber şöyle bir karara da varmıştık. Eğitim sisteminde, sistemlerin birbiriyle bağlantısını dikkate almadan asla herhangi bir değişiklik yapılamayacak ve bu değişikliklerin zamanı, zemini, yeri özellikle dikkate alınacak. Sürekli ifade etmeye çalıştığımız bir konu var. Diyoruz ki biz acele etmiyoruz. Çünkü acele edersek mevcut çözümlerimiz, bir sonraki problemlerimiz olur. Bundan dolayı eğer kendi iş ve işlemlerimizi yürütürken, acele edersek, bilimsel metot ve teknikleri, fizibilite raporlarını dikkate almaksızın, 'Şöyle yapsak iyi olur, böyle yapsak kötü olur' gibi bir genellemeyle yola çıkarsak elbette bir takım sıkıntılarımız olacak."

"Bilimsel metotlarla 'neyi, nasıl yapabilirizin' peşindeyiz"

Çalışmalarını yaparken, önemsedikleri birçok konu olduğunu ifade eden Selçuk, öğretmen eğitimine çok büyük yatırım yaptıklarını, çünkü böyle bir sistemi ortaya koyabilmenin öğretmene bağlı olduğunu, eğer öğretmen eğitimi hakkıyla yapılmazsa böyle bir sistemi sürdürmenin çok mümkün olmadığını vurguladı. 

Milli Eğitim Bakanı Selçuk, birkaç yıl süren öğretmen eğitimlerinden söz ettiklerini dile getirerek, "Sınıfta öğretmen arkadaşlarımızı güçlendirmeden yine bu tasarımın işlemesi, hayata geçmesi mümkün değil. Bunun için de bir takım çalışmalar var. Önümüzdeki haftalarda, aylarda bunları da paylaşmamız söz konusu. Biz bu tasarımı yaparken, katılımı çok önemsedik. Çünkü bu tek başına bir akademik tasarım değil. Çünkü bu sadece deneyimlere bağlı bir tasarım değil. Çünkü bu sadece kişisel bir bakış açısına sahip bir tasarım değil. Yüzlerce öğrencimizin, öğretmenimizin, okul yöneticimizin ve akademisyenlerin, dünyadaki baka lobi uzmanlarının, uluslararası bir takım uzmanların desteğiyle, bütün bunları birleştirerek, çok yüksek bir katılımla bir yere varmaya çalıştık. Çünkü sadece benim kişisel deneyimlerin ve arkadaşlarımın tecrübeleri yetmez bu işe. Toplumun paydaşlarının tamamının görüşlerinin dikkate aldığı bir bakış açısına ihtiyacımız var. Biz bir deneme tahtasıyla ilgilenmiyoruz. Bilimsel metotlarla, tekniklerle 'neyi, nasıl yapabilirizin' peşinde bulunuyoruz." değerlendirmesini yaptı. 

Zamanın ruhunun kendilerinden başka bir şey yapmalarını istediğini anlatan Selçuk, bugün ilkokula başlayan çocukların 2040'lara doğru iş hayatına atılacaklarını, 2040'lara bu çocukları hazırlamaları gerektiğinin altını çizdi. 

"Çocuklarımız için bir öz gelecek yazmaktan söz ediyoruz"

Bugün ortaokul ve lisede olan çocukları 2030-2035'lere hazırladıklarını belirten Selçuk, sözlerini şöyle sürdürdü: "O günün dünyasına hazırlamak için elbette zamanın ruhuna uymak durumundayız ve bunun için ne gerekiyorsa da tasarlıyoruz. Tabii bütün bunları belirli bir milli kimlik ve bir benlik ülküsü içerisinde de ele almak zorundayız. Çünkü eğitim, evrensel olmakla beraber yerel değerleri de içinde barındırması ve bu toprakların, bu coğrafyanın belli değer sistemlerini içinde tutması gereken bir kurumdur. O sebeple bunu milli bir benlik ülküsü çerçevesinde de ele alma zaruretimiz var. Biz çocuklarımıza bir öz geçmişten söz etmiyoruz, biz çocuklarımız için bir öz gelecek yazmaktan söz ediyoruz. Yani 'Çocuklar sizin öz geçmişiniz nedir' dediğimizde ortaya çıkacak şeyle, 'Kendiniz için nasıl bir öz gelecek istersiniz' sorunun cevabı elbette farklıdır. 5 milyon liseli gencimizin sorusunu defalarca duyduk. Gençlerimiz bize bir soru soruyorlar. Diyorlar ki, 'Siz, bizi neye hazırlıyorsunuz.' Bizim de sorumuz bu oldu. Gençleri neye hazırlıyoruz? İşte tam da bu noktada bizim açımızda şimdiden bu sorunun cevabını vermek elzem. Eğer biz bu sorunun cevabını vermezsek, neyle karşılaşacağımızı biraz önce söylediğim gibi zamanın ruhunu elde etmek açısında son derece kritik. Öğretmenlere de sorduk. Öğretmenler de elbette sorular sordu. Onlar da diyor ki, 'Öğrenciler yıl içinde bu kadar çok dersi alarak öğrendiklerini içselleştiremiyor. Bunun çözümü yok mu?' Neye hazırlıyoruz sorusu, bu soruyla o kadar bağlantılı ki..."

Bakan Selçuk, 2040'lara doğru "tekillik çağı" denilen, yani biyolojik, fiziksel ve dijital olanı aynı bedende bütünlemeyi hedefleyen yeni bir çağın geldiğine işaret ederek, beyinlere yazılım yüklenmesinin söz konusu olduğu, üretim sitemlerinin tümüyle dönüşeceği başka bir çağa doğru gidildiğini anlattı. 

"Eğitim ekonominin ve demokrasinin ayrılmaz bir parçası"

Bu yüzden Türkiye'nin eğitimi sadece sınıflarda yapılan bir iş olarak çerçeveleyemeyeceğinin altını çizen Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, şunları kaydetti: "Eğitim ekonominin ve demokrasinin ayrılmaz bir kurumsal parçasıdır. O sebeple yaptığımız eğitimin ekonomiyle bağlantısının ne olduğunu son derece önemsiyoruz ve öğretmenlerimizin sorusu da bu açıdan çok önemli. Diyorlar ki 'Neden dünyadaki gelişmiş dediğimiz birçok ülkenin liselerinde, ortaöğretim kurumlarında, 5-6-7 ders var da neden bizde 16-17 ders var' sorusunu sorduklarında bunun bir cevabının olması gerekiyor. Bu cevabı verirken, ders sayılarında azalmanın olması, deneyime yönelik eğitimin olması yani çocukların tecrübe ederek bir şeyler yapmaları, sadece bilgiyi hazır olarak alıp bunu tekrar etme noktasında başarılı olup olmadıklarının hafızaları ölçerek test edilmesi elbette doğru değil. Burada atölye ve laboratuvarların gerçekten kullanılması, sayılarının artırılması ve çocukların sadece teorik olarak bir matematik dersi değil, matematik uygulamalarıyla da ilişkilenmesi gerçekten çok önemli. Derslerde disiplinler üstü bir yaklaşımın edinilmesi bizim bütün derslerimiz belirli bir disiplin odağında yürüdüğü için bütün bunları parça parça ve ayrı bir vaziyette ele almak çocukların zihninde bir bütünleşme oluşturmuyor. Kavram üstünden disiplinler üstü ders işlemekle bunun sadece sosyoloji ya da tarih olarak işleminin başka bir sınırlılığı söz konusu. Tam da bu yüzden disiplinler üstü bir yaklaşıma doğru gitmemiz şart. Çünkü zaten çok başarılı bildiğimiz ülke eğitim sistemlerinde bunun artık sıradan bir iş olduğunu görüyoruz ve bizim böyle bir geçmişe ihtiyacımız var." 

  • Yorumlar 0
    OKUYUCULARIMIZIN DİKKATİNE !... Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Olay53.com | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0537 617 89 89