• BIST 1.106
  • Altın 466,336
  • Dolar 7,6633
  • Euro 8,9744
  • Rize 26 °C

Tbmm Başkanı Şentop Fetö Hakkına Konuştu

Tbmm Başkanı Şentop Fetö Hakkına Konuştu
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Mustafa Şentop, "Ne ayak varsa, FETÖ'nün bütün o ayakları ile ilgili bugüne kadarki süreçleri mahkemeler...

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Mustafa Şentop, "Ne ayak varsa, FETÖ'nün bütün o ayakları ile ilgili bugüne kadarki süreçleri mahkemeler nasıl yürüttüyse siyasi ayakla ilgili de yürütsün" dedi.

TBMM Başkanı Mustafa Şentop, 27. Dönem 2. ve 3. Yasama Yılı faaliyetlerini değerlendirdiği basın toplantısında, gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu.

"TÜRKİYE BU SİSTEME DURUP DURURKEN BİR FANTEZİ OLARAK GELMİŞ DEĞİL"

Hiçbir sistemin mükemmel olmadığını belirten ve parlamenter sistem ile başkanlık sistemine ilişkin konuşan Mustafa Şentop, "2 sene önce yürürlüğe giren yeni sistemle ilgili zaman içinde ortaya bir takım aksaklıklar çıkarsa bunlarla ilgili gerek anayasada gerek kanunlarda değişiklikler yapılır. Bu da gayet doğaldır. Benim şahsi kanaatim, itiraz olarak ileri sürülen hususların hepsinin isabetli ve doğru olmadığı kanaatindeyim. Ayağı taşa takılsa bazı arkadaşlarımız "vay başkanlık sistemi geldi, onun içim ayağım taşa takıldı" diyor. Zaman geçtikçe sistemle ilgili gerek iyileştirilmesi suretiyle gerek sistemle alakalı olan olmayan sorunların birbirinden ayrıştırılması noktasında daha fazla yol alınacağını düşünüyorum. Biz genelde meselelerimizi tartışırken bazen bir alışkanlık olarak, bazen de daha iyi oluyor muhalefet yapmak böyle bir yaklaşım içinde, sanki bir fotoğraf karesi üzerinden tartışıyoruz. Bu doğru değil. Bir değerlendirme yapacaksak bir film şeridi üzerinden yapmamız lazım. Bir fotoğraf karesi üzerinden değerlendirme yapmak bir nokta üzerinden değerlendirme yapmaktır, bir çizgi üzerinden değil" diye konuştu.

15 Temmuz'un devlete karşı yeni bir vesayetçi ve kayıt dışı siyaset kalkışması olduğunu, bu kalkışmanın bastırıldığını, fakat bunun yeterli olmadığını, sistem değişikliğinin defakto hamlelere fırsat vermeyecek bir zemini kurmakla alakalı olduğunu söyleyen Şentop, "Parlamenter sistemin Türkiye uygulamasında vesayetçi, kayıt dışı siyaset odaklarına imkan veren bir zemin vardı. Türkiye bu sisteme durup dururken bir fantezi olarak gelmiş değil" şeklinde konuştu.

Şentop, başta seçim sistemi olmak üzere, içtüzük dahil olmak üzere bazı konularda yeni hükümet sistemi değişikliği ile uyumlu mevzuat değişikliklerine ihtiyaç olduğunu söyleyen Şentop, "Yeni sistemle Siyasi Partiler Kanunu, Seçim Kanunu ve içtüzük ve bağlantılı mevzuatı uyumlu hale getirmek gerekli diye düşünüyorum. Önümüzdeki yasama yılında bunlar konuşulacaktır" ifadelerini kullandı.

"BU O DÖNEME KARŞI GERÇEKLEŞTİRİLMİŞ HAMLE DEĞİLDİR"

Ayasofya'nın açılışının cumhuriyetin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e karşı bir hareket olmadığını belirten Şentop, "Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile ilgili yapılan değerlendirmeler bağlamında bunu söylüyorum, sosyal medyada bir hesapta, kendi aile fertlerinin bile tam olarak takip etmediği bir kişinin yazmış olduğu bir mesajı bütün Türkiye görebiliyor. Böyle şahıslar Türkiye'de yeni çıkmadı, Ayasofya açıldıktan sonra da çıkmadı, son 10 yılda da çıkmadı, böyle şahıslar zaten vardı. Ama sosyal medya yoktu, bunlar sadece yakın arkadaş çevresine söylüyorlardı. Bu arkadaş şimdi bunu twitter'da yazdığı zaman, 3 takipçisi var, acaba bunlardan neler buluruz, Ayasofya'nın açılışından rahatsız olduğu halde rahatsızlığını açıkça ifade edemeyen, ama dolaylı olarak "Ayasofya açıldı, Atatürk'e hakaret edenler var, bunların sayısı da arttı" gibi, Ayasofya'nın açılışına karşı çıkmaya çalışan çevrelerin kullandığı malzeme olarak bunları sosyal medyada bulabiliriz. Dine hakaret edenler, Hazreti Peygambere hakaret edenler, birbirine hakaret edenler, birçok şeyi burada bulabiliyoruz. Bunların toplumsal olarak ne kadar kesim içinde vardır diye baktığımızda bunların Türkiye'de kriminal vakalar olduğunu , bir siyasi görüş, bir fikri görüş olarak ele alınacak vakalar olmadığını görüyoruz. Ayasofya'nın açılışı cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e karşı bir hareket değildir. O günün şartlarında Ayasofya'nın müze haline çevrilmesinin kendi içinde bir takım gerekçeleri vardır. Onları bugünün kriterleri ile değerlendirmek doğru değildir. Bu o döneme karşı gerçekleştirilmiş hamle değildir. Hilafet tartışması da tamamen gereksiz bir tartışmadır. Hilafet bir kavram olarak bu şekilde suiistimal edilecek, magazinel olarak değerlendirilecek bir husus değildir" açıklamasında bulundu.

"Erken seçimle ilgili tartışmalar tamamen sistem değişikliğinin farkında olmayan kişilerce üretilmiş tartışmalardır" diyen TBMM Başkanı Şentop, bu sistemin bir özelliğinin de erken seçimi çok zorlaştırmış olması olduğunu söyledi.

"NE AYAK VARSA FETÖ'NÜN, MAHKEMELER NASIL YÜRÜTTÜYSE SİYASİ AYAKLA İLGİLİ DE YÜRÜTSÜN"

"Yeni dönemde FETÖ'nün siyasi ayağı için TBMM'de araştırma komisyon kurulacak mı" sorusuna cevap veren Mustafa Şentop, "FETÖ ile mücadele hukuk düzenimiz eliyle yürütülüyor. Türkiye'de iddia edildiği üzere siyasi ayakla ilgili sürecin farklı yürütülmesini isteyenler var. "Bunu hakimler, savcılar, mahkemeler yapmasın, bunu Meclis'te araştırma önergesi ile yapalım." Peki askeri ayak, emniyet, yargı ayağı Meclis'teki komisyonlar aracılığı ile mi ortaya çıkarıldı, cezalandırıldı? Yargı yaptı bunu. Siyasi araçla ilgili süreçleri de yargının yürütmesini niye beklemiyoruz, niye normal karşılamıyoruz. Ne ayak varsa, FETÖ'nün bütün o ayakları ile ilgili bugüne kadar ki süreçleri mahkemeler nasıl yürüttüyse siyasi ayakla ilgili de yürütsün. Var mı? Var. Bununla ilgili devam edenler var, sonuçlananlar var. Bir şekilde siyasetin bir tarafında bulunup da mahkum olanlar, soruşturulanlar var. Müsaade edelim bunu da diğerleri gibi yargı yürütsün. Şüphesiz FETÖ'nün siyasette bağlantılı olduğu unsurlar var mıdır? Vardır. "Silahlı Kuvvetler içinde, emniyet içinde, yargı içinde olduğu kadar siyasette de bunlar vardır" diye düşünürsek hata etmiş oluruz. Çünkü FETÖ'nün yapılanması ve faaliyet şekli siyaset içinde bir faaliyet, bir siyasi faaliyet değildir. Böyle olmuş olsaydı bir siyasi parti kurarlar veya bir siyasi parti ile bütünüyle entegre olup çalışma yürütürlerdi. FETÖ esasen siyaset içinde iktidar olmayı değil de, Türkiye'de gerçek ve kalıcı iktidar olarak gördüğü bürokratik iktidarı, yargı iktidarı, TSK içindeki iktidarı ele geçirmeyi hedefleyen bir yapı. Siyasetle alakası şöyle olmuştur, kim iktidar olabilecekse, kim iktidar olmuşsa onunla yakın ilişki içinde bulunmak şeklinde olmuştur. Bürokratik gücü elinde tutarak siyaseti, hükümetleri yönlendirme emeli vardır" dedi.

"AVRUPA MERKEZLİ BİR İNSAN HAKLARI ANLAYIŞI PARADİGMASI VAR"

İstanbul Sözleşmesi'ne ilişkin ortaya çıkan iki farklı görüşün sorulması üzerine Mustafa Şentop, "Çok aktüel tartışmalara girmek istemiyorum ama bu konuya dair akademisyen kimliğim bağlamında değerlendirirsem, birçok tartışmayı bir ölüm kalım tartışması haline getiriyoruz. Bir şey olacaksa Türkiye çok büyüyecek, bütün sorunlarımız çözülecek veya olmazsa batıyoruz tartışması yapıyoruz. Bu konuları böyle tartışırsak içinden çıkamayız" diye konuştu.

AK Parti döneminde kadına karşı şiddetin önlenmesine yönelik birçok adım atıldığını söyleyen ve bunun İstanbul Sözleşmesi'ne bağlı bir husus olmadığını belirten Şentop, "Sözleşme kalkarsa kadına şiddet artar, sözleşme kalkmazsa aile yapısı bozulur" demek yanlıştır. Uluslararası sözleşmelerin doğrudan bizim hukuk sistemimizde, sosyal hayatımızda bir etkisi yoktur. Kanun var bu konuyla ilgili. Aksayan bazı yönler, itiraz edilen bazı yönler varsa bunlar kanunda yapılacak değişikliklerle giderilir. Bu sözleşmelerin hiç birisi bir devletin yaklaşımı ile hazırlanmaz sadece. Niye imzaladık o zaman? Tamamen bizim bakış açımıza uygun bütünüyle, tamamen kendi kültürel yaklaşımımıza uygun olarak sözleşme imzalayacaksak, imzalayacak sözleşme bulamayabiliriz. Avrupa merkezli bir insan hakları anlayışı paradigması var. Bu paradigmanın bazı unsurları evrensel ama bazı unsurları ise batı Avrupa'nın kültürel unsurları. Ama Avrupa bu paradigmayı evrensel bir paradigma olarak dayatıyor bütün dünyaya" şeklinde konuştu.

Kadına karşı şiddet konusunda Türkiye'nin çok adımlar attığının altını çizen Şentop, "İstanbul Sözleşmesinin de bu konuda katkıları olduğunu düşünüyorum. İtiraz edilenin aksine yönler olduğu taktirde bunların kanunla ilgili, mevzuatlar üzerinden değerlendirilebileceği kanaatindeyim. Sözleşme ile ilgili tereddüt hasıl olan hususlar varsa uygulama ile ilgili bu hususların açıklığa kavuşturulması bakımından tekrar değerlendirilmesine yönelik başvuru imkanları var. Bu sağlanabilir. Bu anlamda sözleşmeden çıkmayı zorunlu kılacak bir tabloyu da bu anlamda anlatmaya çalıştığım çerçeve içinde zorunlu kılan bir durum olduğu kanaatinde değilim. Şahsi kanaatim akademisyen olarak budur" ifadelerini kullandı.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener'e yaptığı "Eve dön" çağrısının sorulması üzerine Şentop, "Ben bunu okuyorum ama sessiz okuyorum. Benim bu şekilde aktüel siyasi tartışmalar içine girmem doğru olmaz. Yüksek sesle okuma yapmayayım" açıklamasında bulundu.

"BÜTÜN SİYASİ PARTİLERE MENSUP ARKADAŞLARIMIZ CİDDİYETLE ELE ALDILAR"

İstanbul Sözleşmesi tartışmaları bağlamında, TBMM'de tecavüzden dolayı bir milletvekili hakkında fezleke düzenlenmesi, eşine şiddet uygulayan başka bir milletvekili ile ilgili fezleke hazırlanmasının sorulması üzerine Şentop, "Dokunulmazlık dosyaları devam eden yargı sürecinde olan dosyalardır. Bunlarla ilgili Meclis Başkanı sıfatıyla değerlendirme yapmam doğru olmaz. İlk milletvekili ile ilgili suçlama ciddi bir suçlamaydı. Bunu kendi siyasi partisi dahil olmak üzere bütün siyasi partilere mensup arkadaşlarımız ciddiyetle ele aldılar ve dokunulmazlığın kaldırılmasına dair bir süreç şuanda devam ediyor. Birçok dosya var Meclis'te, bu farklı bir mahiyette bir dosya olduğu için, bütün arkadaşlar yargılama sürecinin önünün açılması yönünde karar verdiler" dedi.

Toplantının sonunda parlamento muhabirleri TBMM Başkanı Şentop'un doğum günü nedeniyle pasta kesti.

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
    OKUYUCULARIMIZIN DİKKATİNE !... Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Olay53.com | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0537 617 89 89