• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Rize 10 °C
  • Hükümetten Flaş Karar! ÇAYKUR'un Kuru Çay Zammı İptal Edildi
  • Rize'de Trafik Kazası Can Aldı
  • İl Dışından Rize’ye Gelen ATM Fareleri Rize Polisinden Kaçamadı
  • Hükümetten Flaş Karar! ÇAYKUR'un Kuru Çay Zammı İptal Edildi
  • Rize'de Trafik Kazası Can Aldı
  • İl Dışından Rize’ye Gelen ATM Fareleri Rize Polisinden Kaçamadı

Barzani, istihraç ve kehanet..

Abdurrahman DİLİPAK

Tuzağa dikkat! Barzani meselesini bir Türk-Kürt çatışması gibi göstermek istiyorlar. Bu Türkiye’de böyle, öbür tarafta Arap-Kürt meselesi olarak öne çıkartıyorlar. Çünkü birileri buradan böyle bir sonuç çıkartmak istiyor.

Onun için herkes bir şey söylerken, o sözün nasıl anlaşılacağı, nasıl çarpıtılabileceği konusunda ihtiyad etmesi gerek. Yaralı bilinçler sözkonusu.

Aynı medeniyetin çocuklarının kanları ve gözyaşları üzerinde kendilerine gelecek planı yapan bir sürü çevre var. Siyonistler, Tapınakçılar, Avrupalı faşistler, Amerikalı İslamofobik Şahinler, PKK, FETÖ, PYD, Esad, Ermeni komitacılar, say sayabildiğin kadarı ile.

Bugün Irak’ta yaşanan kriz, Kürt krizi değil, Barzani yönetiminin arkasındaki Siyonist, batılı lobinin dümen suyuna giden kadroların bölgenin başına bela ettiği bir krizdir ve bu kriz geçicidir.

İsrail’in açıklamaları, o İsrail bayraklı kutlamalar aslında her şeyi açıklıyor. Anti emperyalist, anti Siyonist Müslüman Kürt halkı oyunun farkında.

Nasıl Türk Yahudileri, Arap Yahudileri varsa Kürt Yahudileri de var. Nasıl İslam’ın kılıcı Selçuklu ve Osmanlı’nın manevi mirasçıları bugün Tevhid temelli bir kardeşlik bilincine sahipse, Selahaddin’in torunlarının ve Ehl-i Beyt ehlinin içinde de bu imana sadık insanlar bugün her zamankinden daha çok vahdet istiyor.

Bölgede yaşanan olayları analiz ederken Türk-Kürt yerine, PKK, PYD, Barzani desek! Beyaz Türkler de var, beyaz Araplar da var. Beyaz Kürtler de var. PYD karargahlarındaki Amerikan bayrağı bu anlama gelmiyor mu!

Biz kardeşiz ve kardeşlerimizin, mazlumların ayağına taş değsin istemeyiz, saçlarının teline zarar gelsin istemeyiz. Burada ayaklarımız üzerine doğduğumuz sürece Kürdünün Arabının, Çerkezi, Boşnağı, Arnavudu ve daha 40 halktan kardeşlerimizin göz pınarlarındaki yaşı silecek el bizim elimiz olacaktır. İnnemel mü’minune ihvetün. Biz kardeşiz. Kürdi olmak başka Kürtçü olmak başka, Türki olmak başka Türkçü olmak başka.

Tefrika girmeden bir millete düşman giremez, toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez.

Irkçılık şirktir. İlk haram, ilk günah, ilk lanet onadır. İnsan doğduğu anne-babayı kendi seçmez. Bundan dolayı üstün ya da geri olmaz. Hz. Lut’un karısı benim annem değil, ama Firavun’un karısı Hz. Asiye benim annemdir!

Barzani balonu bu tezgâhı kuranların elinde patladı. Katalan referandumu dolayısı ile batı sessiz kaldı. İsrail sevincinden ne yapacağını şaşırdı. PYD karargâhında Amerikan bayrağı Kürt kardeşlerimizin zihnine kazındı. Hilalin bayraktarı olan bir halk haçın koruyucusu yapılmak istenirken suçüstü oldular. Şimdi bu ihanet çetesi bizi bize kırdırmak istiyor. Başka siyasiler, toplumsal aktörler, medya olarak bizler de elimizi temizlememiz gerekiyor.

Şunu görelim: Bu bölgede bizim birbirimize karşı kazanacak bir zaferimiz yok, ama birlikte kazanacağımız bir zaferimiz var. Barzani yanlış yaptı, yabancıların oyununa geldi, bölge halkının sağlık, refah ve güvenliğini tehlikeye attı.

Bütün bunlar olurken, bölgede ve genelde dünyada 2018’e çeyrek kala bir istihraç ve kehanet paylaması yaşanıyor. Buyurun bir de buna bakalım.

F. Gülen bir yandan Tapınakçıların kehanetlerine inanıyor, öte yandan Sufi gelenekteki istihraçlara.. Ama görünen o ki, iki kaynakta da kendisi için bir umut yok. Bu şartlarda tek çıkış yolu kalıyor: Tanrı’yı kıyamete zorlamak.

Aslında daha önce yaptığı da farklı bir şey değildi. Tanrıyı iktidara zorluyordu ama olmadı.

Tahşiye’cilerin bir iddiası vardı. Gülencilerin sonu olarak 2016 ve sonrasına işaret ediyorlardı. Ahmedi Hani’ye dayandırdıkları rivayete göre, Barzani’nin referandum girişi ile başlayan süreç bir dönemin sonuna işaret ediyor. Kürtçülük ve kavmiyetçilik, mezhep kavgaları bu vesile ile hem tavan yapacak, yani kemale erecek ve hem de zeval bulacak.

Bu netice ABD ve AB‘nin sonunu hazırlayacak yeni bir sürecin başlangıcı olacak.

F. Gülen için yolun sonu. Önce tecrid ve ardından beklenmeyen ve çevresi ile temasını kesmesine sebep olacak ağır bir hastalık. Tecrit aşamasında çok dar ve yakın çevresi dışında doğrudan ve dolaylı haberleşmesinin önüne geçilecek.

Kürt halkı oynanan oyunun farkına varıyor. İsrail, Vatikan ve Ermeni lobisinin İslam ve Müslümanlara karşı PKK ve PYD üzerinden ABD ve İngiltere’nin koçbaşı olarak kullanmaya kalktığı Selahaddin’in torunları bu oyunu tersyüz ediyor.

Bunlara inanın veya inanmayın ama birilerinin aklı böyle çalışıyor.

ABD, İsrail, İngiltere ve Fransa bu noktadan ileri de gidemez, geri de.. Bu coğrafyada çok kan akacak. Irak ve Suriye halkı çok acı çekecek.. Şimdi Kürtler için çile vakti. Hem kendi içlerinde, hem başkalarına karşı savaşacaklar. Kan ve gözyaşı bu toprakları ıslatmaya devam edecek. Ve sonra batı döktüğü kanda boğulacak, tutuşturduğu ateş kendini de yakacak.

Avrupa dağılırken ABD çökecek. Çin ve Hindistan’da ateş. Felaket Japonları da vuracak.

İran, Suudi Arabistan, Arap yarımadası, Afrika’da bütün taşlar yerinden oynayacak.

İran’da iç karışıklık ve bölünme gözüküyor ufukta. Mehdi ve Mesih tartışmaları bu coğrafyayı perişan edecek. Ve İsrail! İsrail için tarihin sonu..

Rusya bölünse de, ABD ve AB’ye göre kendini daha kolay toplayacak.

Müslümanların dağınıklığı bu dönemde sona erecek. Müslüman gruplar arasındaki mezhebi tartışmalar ve tefrika aklı selim, Allah, resul, kitap temelinde bir uzlaşma ile vahdete erecek. Müslümanlar, evrensel bir sorumluluk anlayışı ile yeni bir milletlerarası nizam oluşturulması için, siyasi bir aktör olarak sahne alacak. Müslümanlar bu anlamda mazlumların ve erdemli insanların vicdanının sesi olacak.

Elbette bunlar durup dururken olmayacak. Bu süreçte bu işin ekonomik, siyasi, toplumsal maliyetinin, daha doğrusu kan ve can maliyetinin, zaman maliyetinin esbabını Müslüman halkların sabır, bilgi, cesaret, zekâ ve çabası belirleyecek.

İslamofobia’ya rağmen, yükselen faşizme ve batı entelijansiyasının bütün ön yargılarına rağmen, görünen o ki, “istikbal inkılabatı içinde en gür sada İslam’ın sadası olacaktır.”

2017 istikamet, 2018 geçiş, arınma ve yılsonu itibarı ile başlangıç, 2019 ise, ittihad yükseliş yılı olacak. Ardından yeni ittifaklar yeni bir milletlerarası düzenin inşası için seferberlik. Bunun tabii sonucu olarak Kapitalizmin sonu. Siyonizmin tarih sahnesinden çekilmesi. Eğer işler kontrolden çıkarsa korkulan yeni bir dünya savaşı!

Selam ve dua ile. 

  • Yorumlar 0
    OKUYUCULARIMIZIN DİKKATİNE !... Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Olay53.com | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0537 617 89 89