Ahmet ÇİÇEK

Ahmet ÇİÇEK

Eeee… Kârda mı, Zararda mıyız?

Eeee… Kârda mı, Zararda mıyız?

18 Aralık günü, fikir ve tespitlerine çok değer verdiğim Talat Abimle gündemi değerlendirdiğimizde "Çatışmanın umulmadık faydaları vardır. Sonuç geleceğimiz için hayırlı olacaktır" mealinde bir şey demişti. O günden bu güne geldiğimiz noktaya şimdi bu pencereden bakmakta fayda var.

İşin doğrusu bizler millet olarak başkalarının tecrübelerinden istifade etmekten pek haz etmeyiz. Kendi tecrübelerimiz yönümüzü belirlemede çok daha belirleyici. Hal böyle olunca çatışmalar bizim için iyi bir öğretmen.

Çok ilginç ve bir o kadar da çirkin yüzlü 17 Aralık dalgaları bize maddi ve manevi hayli bedel ödetti. Lakin bir de bu zararın gizli kazanımları oldu. Şer'in hayrı diyebileceğimiz bu parantezi şöyle maddeler halinde sıralayıp izah edelim;

  • Siyasetimiz çok daha şeffaf olacak. Siyaset son dönemde çok kirlendi. Bu hal böyle devam edemez. Önümüzdeki süreçte bütün parti temsilcileri kendi alanını temizleyerek temiz siyaseti başlatmalı. Aksi halde iktidar ya da muhalefet fark etmez, bütün siyasi partiler bu kirden payını alır. Hele çirkin siyasetin sandıkta müspet bir karşılığının olmadığı dikkate alınırsa yeni bir muhalefet tarzı ihtiyaç olur.
  • Hukuk daha nesnel-bilimsel çizgiye çekilecek. Hukuk ve adalet cumhuriyet tarihimiz boyunca ideolojilerin ve belli odakların hegemonyasından kurtulamadı. Yeni hukuki dizaynımızı savcıların ihtiraslarına ve hâkimlerin vicdanına terk etmemeliyiz. Hem devleti, hem bireyi, hem de kamu düzenini koruyan bir hukuk için kolları sıvamalıyız.
  • Rüşvet, iltimas ve yolsuzluk minimize edilecek. Bu tür çirkin ve nahak durumlar milletimizin bilinçaltına maalesef yerleşti. Özellikle idareyi ellerinde bulunduran ve bulunduracak olanlar çok daha duyarlı olacaktır. Hatta bana kalırsa kabineye Tasarruf ve Denetim Bakanlığı adıyla yeni bir bakanlık ilave edilmeli ki bu çok faydalı olur.
  • İstihbarat millileşerek güçlenecek. İstihbaratın güç ve yetkilerinin artması kimi görüşlerde endişe yaratsa da bana göre MİT'in devlet ve millet ideolojisine sahip olduğu müddetçe MİT ancak iç ve dış düşmanlar için tehdittir. 
  • Devlet vesayetlere karşı daha dirençli olacak. Mevcut vesayetin tasfiyesi ve yeni vesayet teşebbüslerinin defalarca akamete uğratılması bu yöndeki beklentileri bitirme noktasına gelecektir. Bu durum iktidarların milli iradeye yansımasını daha üst düzeyde demokratikleştirecektir.
  • İnanç sömürgeciliğine karşı daha temkinli bir duruş sergilenecek. Türkiye ve dünya kamuoyunda oldukça pozitif bir algıya sahip olan bir manevi camianın birkaç ay içerisinde 180 derece algı değişimine uğraması bundan sonraki süreçte hem milletimizde hem de manevi camialarda yeni bir vizyon oluşturacaktır. Umulur ki daha hayırlı ve müspet bir sonuç doğurur.
  • Eğitim sektöründe kalkınma hamleleri hızlanacak. Dershanelerin kapatılmasıyla devlet ve özel okullarda kalite devinimi yaşanacaktır. Sistem olarak da MEB sınav öğrencisi değil, hayat ve medeniyet öğrencisi yetiştirmeye odaklanmak zorunda kalacaktır.
  • Devlet kendi ideolojik alt yapısını oluşturacak. Güçlü devletlerin misyonu ve vizyonu içlerindeki ideolojik gruplara göre şekillenmiyor. Çünkü devletlerinin özellikle dışa karşı kendi menfaatlerini kırmızıçizgileri bilen ideolojik altyapıları var. Biz de eğer güçlü bir devlet olma arzu ve istikametindeysek bireysel ve partisel çıkarlarımız zarar görse dahi asla devletimizi ve milli bütünlüğümüzü riske atmamalıyız. 
  • Çözüm süreci bir kez daha başarılı bir şekilde test edilmiştir. Gezi olayları sırasında ilk önemli sınavını başarıyla geride bırakan çözüm süreci, 17 Aralık sürecinde ikinci büyük sınavını da aynı başarı düzeyine ulaştırdı. Allah tekrar bize terör belasını yaşatmasın, bu güzel netice Türkiye'mizin geleceği için başlı başına bir umut vesilesidir.
  • İktidar imkân ve menfaatini öncelikle düşük ve orta gelirli geniş halk kesimine tasarruf edecektir. Çünkü birçok mağduriyetine rağmen milli iradeye en çok sahip çıkan bu kesim ödüllendirilmeyi fazlasıyla hak ediyor.  

Belki daha çok kazanımlardan bahsedilebilir ancak benim şimdilik aklıma gelenler bunlar. Milletimiz oyunlara boyun eğmediği müddetçe hesap bozacak ve kendi hesabını cümle âleme bildirecek, kabul ettirecektir inşallah…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
OKUYUCULARIMIZIN DİKKATİNE !... Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Ahmet ÇİÇEK Arşivi