• BIST 97.533
  • Altın 145,647
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Rize 15 °C

Ey tüketici anahtar sende!

Aydan ÜSTKANAT

Sonbahar yüzünü gösterdi, Kurban Bayramı da yaklaştı. Her zamankinden daha çok et yeme fırsatımız olacak. Ancak şunu unutmamak gerekir ki yanlış tüketirsen işin ucu küresel iklim değişikliğine kadar gidiyor. Üstelik israf haram! Tüketici olarak biz ne yapabiliriz, dilerseniz üç kısa başlıkta bakalım.

190920151927211107287_3.jpg

 

KIŞ HAZIRLIĞI İÇİN EYLÜL SON DURAK!

Kış hazırlığı yapmanın evin bereketini arttırdığını düşünüyorum. Böylelikle mevsiminde bol olan malzemeler değerlenip kışın da mevsim dışı üretimleri engellenmiş oluyor. Mesela turşu yapmak, domatesleri hazırlamak veya biberi, patlıcanı poşetlemek. Doğanın doğal döngüsünde sonbaharın tadını çıkarmaktan bahsediyorum. Salça ve reçel için güneşin en sıcak zamanını kaçırdınız. Birkaç hafta içinde yapabilecekleriniz bunlar. Kışın domatessiz yapamayanlar, bibersiz olmaz diyen ve patlıcansız sofraya oturmayanlar mevsim dışı sebze almaktansa şimdi biraz çalışabilir. Bugün en pratik saklama yöntemlerini paylaşacağım: Domatesin ucuna artı şeklinde çizik atın, sıcak suda 3 dakika tutun. Kabuklarını soyup  buzdolabı poşetlerinde derin dondurucuya atın. Biberi ve patlıcanı közleyin veya kızartın poşetlere alıp doğru derin dondurucuya.

AZ ET YE SAĞLIĞINI VE DOĞANIN DENGESİNİ KORU!

Basit bir dille anlatmaya çalışacağım. Et tüketimi dünyada ağırlıklı olarak büyük baş hayvanlardan sağlanıyor. Hamburgeri, hazır yemeği, pizzası, sulu yemeğinde bol kepçe et kullanılıyor. Tabii bunu bulabilen, ulaşabilen insanlar için söylüyorum. Peki büyük baş hayvanların sayısı bu akıl almaz ölçekte pompalanan et tüketimine yetiyor mu? Hayır yetmiyor. Bu sebeple hayvan çiftlikleri kuruluyor. Zaten amaç daha fazla tüketim. Bu sebeple orada hayvanlar gram et kaybetmesin diye, kıpırdamadan, daha fazla kilo alması diye de özel beslenip insanlık/hayvanlık dışı şartlarda büyütülerek kesiliyor. Yüz binlerce büyük baş hayvanın, gazı, dışkısı ve kanından çıkan gazlardan atmosferin ozon tabakasında bir delik oluştu. Biliyor musunuz? Küresel ısınmanın bir numaralı nedeni bu hayvan çiftlikleri. Şimdi O deliği kapatamıyoruz... Peki tüm bunlara değiyor mu? Mutfakta sebzeye bakliyata daha fazla yer açmalıyız. Üstelik bunu yapabilirsek sağlığımız için de doğru olanı yapmış olacağız. Uzmanlar ne diyor? Haftada 2 veya 3 kez et yiyin diyor.

SONBAHAR GELİRKEN  HANGİ SEBZELERİ ALMALI?

Sonbahar meyvesi olan inciri ne kadar yerseniz kışa o kadar hazır olursunuz. Bağışıklık sisteminiz güçlenir ve kışın hastalıklarla rahat savaşırsınız. Doğanın bize sundukları ve sonuçları kuşkusuz akıl almaz bir denklem. İncir neden bunu yapıyor koca bir soru. Bu soruyu cevaplamak biz insanoğlu için belki şu an mümkün değil ama bu dengeyi bozmamak mümkün. Hala mevsiminde tüketmeye karar vermediyseniz bu gün tekrar düşünün. Mevsiminde tüketirseniz doğa ile uyumlu yaşayan, doğa ne verdiyse onu tüketip fazlasını istemeyenlerden olacaksınız. Doğanın şifasını huzur içinde alacaksınız. Bu mesele hafife alınacak bir konu değil. Tüketici olarak en çok sorumlu olduğumuz konu bu. Biz neyi talep edersek üretici onu eker. İklim dışı tarım doğanın dengesini bozar. Patlıcan, yeşil kabak ve yaz meyveleri ile gelecek sezona kadar vedalaşın. Sonbaharın mantarını, otlarını, balıklarının tadına varın.

TURŞUSU ÇIKMASIN!

Gelelim turşuya! Kavanozlar ve su temiz, malzemeler ham olsun yeter. Küçük kavanozlara istediğiniz sebzeleri sık aralıklarla dizin. Üzerine üçte biri kadar su koyup kavanozun boş oyan kısmına sirke ve limon suyunu ekleyin. Biraz kaya tuzu serpip, içine bir iki adet nohut, sarımsak tanesi ekleyin. Dileyenler bir iki dal maydanoz, kereviz sapı veya kişniş tohumu da ekleyebilir. Kapağını sıkıca kapatın. İkinci gün su eksilirse tamamlayın tekrar ağızını sıkıca kapatın. İlk bir hafta kavanozları her gün bir kez ters yüz edin. Üç hafta sonra da afiyetle yiyin!

 

Bu yazı toplam 914 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    OKUYUCULARIMIZIN DİKKATİNE !... Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Olay53.com | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0537 617 89 89