Mehmet Emin TOPRAK

Mehmet Emin TOPRAK

HAYAL OLMAZSA...

HAYAL OLMAZSA...

Peygamber Efendimiz, dünyada ebedi yaşama arzusunu kötü hasletlerden saymıştır. Dünyada ebedi olarak yaşamayacağımızı, ölümü herzaman hatırlamamız gerektiğini, dünyanın faniliğini hiçbir zaman unutmamamız yönünde bizleri ikaz etmektedir.

Fakat başka bir açıdan bakınca da Cenab-ı Hak bizlere öyle bir hayal gücü ve isteme arzusu vermiştir ki sonu yok. Herzaman sonsuz şeyleri arzu ediyor ve sonlu olan bir şey milyon sene bile olsa insanoğlunu tatmin etmiyor.

Bunu Bediüzzaman Hazretleri çok güzel ve net bir örnekle şöyle açıklıyor:

“Aklın bir hizmetkarı ve tasvircisi olan kuvve-i hayaliye’ye denilse ki, sana bir milyon sene ömür ile dünya saltanatı verilecek, fakat sonunda mutlaka HİÇ olacaksın. Tevehhüm aldatmamak, nefis karışmamak şartıyla “OH” yerine “AH” diyecek ve teessüf edecek. Demek en büyük fani, en küçük bir alet ve cihazat-ı insaniye’yi doyuramıyor.”

Demek ki sonsuz hayal etme ve arzulama gücünü bizlere veren yaratıcı onun karşılığını da verecektir. Vermeyecek olsaydı, niçin o arzu ve hayali bizlere versin ki…
—————————– O ——————————–
Hayal gücüne bir de dünyaya bakan yönüyle bakalım. Bu dünyada başarılı olmak, hayal ile başlar. Aslında herşey hayal ile başlar. Zaten insan, neyi hayal ediyorsa o’dur.

Onun için güzel hayaller kuralım ki, her iki dünyadaki işlerimiz düzelsin. Yine Bediüzzaman Hazretleri konu ile ilgili: “Güzel gören güzel düşünür, güzel düşünen güzel rüya görür, güzel rüya gören hayatından lezzet alır.”

HAYAL konulu yazımızı ibretli bir kıssa ile bitirelim:

“Vaktiyle adamın birisi öğrencilerini toplamış, onlara mutlu olmanın yollarını anlatıyormuş. Bir gün “herkes gözünü kapasın ve kendisini dilediği bir şey olarak düşlesin” demiş. Öğrencilerden biri kendini gökyüzünde uçan bir kuş olarak hayal etmiş. Tam böyle keyfince gökyüzünde süzülüp uçarken bir de bakmış ki aşağıda bir avcı, elindeki tüfeğini kendisine doğrultmuş, ateş edecek. Öğrenci sıçramış ve hayalinden sıyrılıvermiş. Hocası sormuş: “Ne oldu evladım?” Öğrenci cevap vermiş: “Ben kendimi bir kuş olarak düşledim hocam. Havada uçuyordum. Bir de baktım aşağıda bir avcı var. Beni avlamak için tüfeğini bana doğrultunca korkup sıçradım.” Hocası: “A çocuğum! Hayal senin hayalin, düş senin düşün. Hayalinin içine o avcıyı niye sokuşturuyorsun? Sen hayal etmezsen o avcı nasıl girsin senin hayal dünyana.”

Evet, Aziz Dostlar!

Hayalin direksiyonu bizim elimize verilmiş. Dümdüz ve dosdoğru yol varken direksiyonu niçin sağa sola kırıyoruz ki…

İyi hayaller…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
OKUYUCULARIMIZIN DİKKATİNE !... Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Mehmet Emin TOPRAK Arşivi