• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Rize 5 °C

Lüfer yiyin ki çinekoplar ölmesin

Aydan ÜSTKANAT

Boğaz’ın simgesi haline gelmiş birçok balık türünü korumak sadece balıkçıların değil hepimizin görevi. İşe erişkin olmayan lüfer yani çinekop almayarak başlayabilir. Yumurtalarını bırakmamış balıkları satanları uyarabilirsiniz

Ekim ayı lüfer ve palamudun en lezzetli zamanı. Şimdilerde Boğaz suları onlardan soruluyor. İstanbul Boğazı’nın simgesi olan bu balıklara geçmeden önemli bir konunun altını çizmek istiyorum. Deniz kirliliği, hatalı avlanma ve denetimsizlik sonucu tüm Türkiye kıyılarında birçok balık türü tehlike altında. Bu konuyu sağır sultan bile duymuştur artık. Ama söz konusu tarihi yarımadanın derya kuzuları lüfer ve palamut olunca sanırım konuya daha bir hassasiyetle bakılıyor.

NASIL OLSA DENETİM YOK

İstanbullular palamut ve lüferi seviyor. Binlerce yıllık geçmişiyle İstanbul Boğazı’nın simgeleri onlar. Bu simgeyi koruma görevi onlardan ekmek parasını çıkaran balıkçıların olmalı diye düşünenler olabilir. Öyle ya, bu balıklar balıkçılar için bindiğin dal misali! Fakat maalesef birçoğu trata ve trolle “En fazla balığı nasıl tutarım?” derdinde. Nasıl olsa denetim yok! Bazı yazarlar konuya hassasiyet gösteriyor, sivil toplum örgütleri ise imza kampanyası düzenliyor. “Ben ne yapabilirim?” derseniz; slow food hareketinin başlattığı eyleme katılarak erişkin olmayan lüfer yani ‘çinekop’ almayabilirsiniz. Sadece büyük, erişkin lüferleri satın alabilirsiniz. Yumurtalarını bırakmamış balıkları almayarak satıcıyı uyarabilir ve boykot edebilirsiniz.

YUNANİSTAN SIKINTIYI AŞTI

Tabii ki, işin resmi boyut kazanması şart. Yasalar bilen kişilerce düzenlenip denetimlerin çok iyi yapılması gerekiyor. Aslında Amerika’yı tekrar keşfetmeye gerek yok. Daha üç, beş yıl önce balık sıkıntısı çeken komşumuz Yunanistan bugün o sıkıntılarını aştı. Balıktan geçimini kazanan dünya ülkeleri neler yapıyor? Elbette “iklim değişikliği” gibi koca bir sebepten deniz suları yükseliyor, ısı değişiyor ve  dünya genelinde tüm balık türleri bu durumdan etkileniyor. Göç yolları, üreme alanları değişiyor ama akıllı ve geleceğe yönelik yasalarla süreyi uzatmak mümkün. Zaman hızla akıyor. Resmi makamlar tarafından derhal bir şeyler yapılmazsa geri dönüş olmayacak.

LÜFER

Nereden Nereye?

Akdeniz’den Atlas Okyanusu’na kadar sürü olarak göç yolunu takip eden pullu bir balık olan lüfer soğuk sularda daha lezzetlidir. Güneye indikçe lezzetini kaybeder.

Mevsimi: Eylül ortasından ocak sonuna kadar.

Boylarına göre isimleri:

• 12 cm ye kadar-Defne yaprağı

• 13 - 17 cm arası-Çinekop

• 18 - 20 cm arası-Sarıkanat

• 21 - 30 cm arası-Lüfer

• 30 - 50 cm arası-Kofana

• 50 cm’den büyük-Sırtıkara

En lezzetli hali: Bütün olarak alınır. Karnı yarılıp içi temizlenir, bol suda yıkanır. Karnına biraz tane karabiber ve tuz serpilip, derisi hafifçe yağlanırsa ızgarası nefis olur. Tadı baskındır, o yüzden farklı malzemelerle birleştirmek iyi sonuçlar vermeyebilir. En yalın hali en güzel halidir. Buğulaması da yapılabilir.

PALAMUT

Nereden Nereye?

Yakın akrabaları orkinoslar kadar uzaklara gitmeyen Karadeniz ve Marmara arası   göç yolunu takip eden pulsuz, siyah etli balıklardır.

Mevsimi: Eylül başından şubat ayına kadar.

Boylarına göre isimleri:

• 20-30 cm arası-Çingene palamutu

• 30-40 cm arası-Palamut

• 40-45 cm arası-Kestane palamutu

• 60-65 cm arası-Torik

• 61-65 cm arası-Sivri

• 65-70 cm arası-Zindandelen

• 70 cm’den büyük-Peçuta

En lezzetli hali: En çok takoz (dilimli) olarak yağlanıp tava veya ızgarası yapılır. Fakat palamut, saray dolması dahil pilaki, fırın, yahni, pilav, çorba ve birçok meze yapımına elverişli bir ete sahiptir. Hatta çiğ bile yenebilir. Toriğin lakerdası müthiştir. Palamut, adaçayı, maydanoz gibi taze baharatlı otların en çok yakıştığı balıklardan biridir. Bence en çok defne yaprağı, taze kekik, domates, zeytinyağı ve siyah zeytinle harmanlanyıp fırının ızgara bölümünde pişirince nefis oluyor!

 

Bu tadı denemek lazım

FANTA, portakal aromalı klasik tadından sonra şimdi de iki yeni lezzetle raflardaki yerini aldı: Mandalina ve kan portakalı. Bir ve iki buçuk litre pet şişede ve 330 ml kutu ambalajında satışa sunulan Fanta Mandalina ve Kan Portakalı değişik bir lezzet arayanlara seçenek oluşturuyor.

Yemek yapmak çok kolaylaştı

Easyfood, oda sıcaklığında saklanabilen soslar, yemekler ve tatlılarla hayatınızı kolaylaştıran seçenekler sunuyor. Easyfood’un yemek pişirme sosları, haşlanmış bakliyatları ve pişirilmiş dana ya da tavuk kuşbaşı etiyle zamandan tasarruf edebilirsiniz. Pilav, taze fasulye, enginar, et sote gibi seçenekleriyle sadece üç dakikada sofranızı kurabilirsiniz.

Haydi çocuklar tiyatroya gidiyoruz

MİGROS, çocukları tiyatroyla buluşturmaya devam ediyor. Bilgisayardan Mahalleye isimli oyun, ekim ayı sonuna kadar Kadıköy Halk Eğitim Merkezi’nde sahnelenecek. Ücretsiz davetiyeleri Caddebostan, Capitol, Fenerbahçe Stad, Kartal, Kozzy, Optimum, Soyak ve Süreyyapaşa Migros mağazaları danışmalarından temin edilebilirsiniz.

Önce Çeşme’ye sonra Amsterdam’a

Sheraton Çeşme, Kurban Bayramı’nı yedi gece kal, altı gece öde avantajıyla karşılıyor. Ayrıca Sheraton Çeşme’de yedi gece konaklayan misafirlere KLM ile gidiş-dönüş uçak biletleri dahil, Mövenpick Hotel Amsterdam’da iki gece, üç gün tatil hediye ediliyor

Bu yazı toplam 758 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    OKUYUCULARIMIZIN DİKKATİNE !... Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Olay53.com | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0537 617 89 89