• BIST 97.314
  • Altın 145,314
  • Dolar 3,5633
  • Euro 3,9989
  • Rize 18 °C

Ne Değişti Acaba?

Metin TOPÇU

Yazma serüveni okuyucu ile bütünleşince çok güzel oluyor.

Zaman zaman denemeler yapıyor, okuyucularımı siniyorum açıkçası.

Mideden atanlar , eleştiri sınırını zorlayanlar bir yana dikkatlice takip edenler bakımından insan yazma serüvenine daha bir istekle yöneliyor.

 Açıkçası o zaman verdiğiniz emek helal olsun diyorsunuz.

Bu manda benim çok dikkatli okuyucularım var.

Onların yorumları, uyarıları değineceğim konuları belirliyor diyebilirim.

Ama daha çok Rize için ilk başlarda akıl almaz projeleri öne sürme ve kamuoyunu desteğini sağlama girişimlerim oluyor.

Buna iki büyük örnek Ovit projesi ve Rize Hava Limanı projesidir.

Gündem üzerine eleştirilerim ve görüşlerim bu nedenle uzun aralarla oluyor.

“Referandumdan köşe bucak kaçmak” isimli yazıma bir okuyucum:

“Sen 5.000 ton sahte çay yakalamıştın ya Samsun’da o konuya da bi değinsen derim sayın topçu” demiş, yorumunda…

Yazımla alakası yok yorumun. Ama çok önemli bir olayı yorumunda dile getirmiş.

Muhtemelen olayın mutfağında bir arkadaşım ama adını yazamamış korkudan…

Evet , 5.000 ton değil, 5000 kg kuru çay ve 1.000.000 sahte çay poşeti yakalatmıştım Samsun’da…

Olay 1974 yılı sonlarında gerçekleşmişti.

Zamanın yönetimine öyle bir rapor yazmıştım ki, eğer yazdıklarım yalansa işten atılmam gerekirdi, değilse müsebbipleri mahpushanede olması lazımdı… 

Ne oldu? Çok uzun zaman piyasa aştırmasına gönderilmedim.

Mükafatım o oldu…

Bu tam ve eksiksiz bir yolsuzluktu. Ama elden başka bir şey gelmiyor.

O zaman ki raporumu bugün yayınlasalar dünya ayağa kalkar ve gider hepsinin ellerinde öperim bu yaşımda.

Maalesef bu ülke doğru yönetilmiyor. Geçmişte böyle.

Günümüzde de bir çok eksik var ki, ülkemiz hak ettiği yerde değil….

Bu sabah İngiltere başbakanı Davit Cameron Türkiye 3000 yılından önce AB ye giremez dedi…

Hatırlayalım Attilla Karaosmanoğlu  benzer bir söz söylemiş Avrupa’yı yakalamamızın imkansız olduğunu ima etmişti…

Bu sözlere üzülebiliriz ama şapkayı önümüze koyup düşünmemiz gerektiği de bir vakıadır.

1974 yılında kaçak imalat ve sahte çayın peşine cesaretle düşen ve yaşadıklarını eksiksiz raporuna yazan bana ödül yerine ceza verdi o zaman ki yönetim.

Bu açıkça ihanettir. Aslında bugün bile o dosya açılabilir orada ileri sürülen suçlamaların gereği yapılabilir…

O raporda çok ama çok ilginç bir başka büyük olay var.

Ama kime dert anlatacaksın…

Dikkatli , zannedersem olayın şahidi okuyucum bana o olayı hatırlattı ve yaramı deşti. Daha güzel olanı, yazdırdı beni işte…

Okuyucu ile kontak kurmak, alış verişlerde bulunmak kesinlikle her iki tarafı da geliştiriyor.

Dikkatli okuyucularımın hatırına yazmaya devam edeceğim.

Velev ki, hayatıma mal olsun…

İstanbul’dan sevgi ve saygılarımla….

 

metintpcu@hotmail.com

Bu yazı toplam 279 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    OKUYUCULARIMIZIN DİKKATİNE !... Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Olay53.com | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0537 617 89 89