Bülent AKBULUT

Bülent AKBULUT

Okulumun Kardeş Camisi

Okulumun Kardeş Camisi

Eğitim sadece okulda verilmez. Aslında eğitim ailede başlar. Okulla devam eder. Hayatla bütünleşirse eğitim süreklilik kazanır. İşte biz bu bütünleşmeyi sağlayabilmek için camilerimizin de desteğini almamız gerekiyor. Okullarımızda yetişen çocuklarımız yarın camilerimizde olacaklar. Okulda farklı, günlük hayatta farklı uygulamalar yapılırsa biz eğitimi sürekli hale getiremeyiz. Süreklilik kazanabilmesi için çocuğun günlük yaşamında etkileşime girdiği bütün unsurların bu sürece dâhil olarak; desteklemesi gerekir. Eğitim beşikten mezara kadar insanın bütün ömrüne etki eden bir süreçtir. Biz eğitimi sadece okulla sınırlandırırsak; hayat boyu öğrenmeden bahsedemeyiz. Bugün eğitimle ilgili olumlu örnekler verirken emsal gösterdiğimiz bütün gelişmiş ülkelerde hayat boyu öğrenme anlayışı benimsenmiştir. Yabancı ülkelerde devletin bütün kurumları, özel kuruluşlar, vakıflar, dernekler ve aileler çocuklarının eğitimi için işbirliği yaparak bu noktalara gelmişlerdir. Bizim ülkemizde de olması gereken bu işbirliğinin sağlanmasıdır.

Günümüzde eğitim ihtiyaca göre planlanıyor. Yani eğitimin verimli olabilmesi için insanların ihtiyacının karşılanması gerekiyor. Eğitim yoluyla insanların ihtiyaçlarını karşılamazsanız, insanlar farklı arayışlara yönelirler. Eğitimimin devlet denetiminde ehli kişiler tarafından verilmesi gerekir. Devlet bu ihtiyacı karşılamadığında bizim ülkemizde olduğu gibi merdiven altı kurumlar türer. Bu merdiven altı kurumlarda acaba hangi ideolojiye göre eğitim verilmektedir. Yakın zaman diliminde ülkemiz 15 Temmuz gibi ders çıkarılması gereken vahim bir hadise yaşamıştır. Herkesin yaşanılan bu hadiseden kendisine ders çıkarması gerekir. Eğitim belli bir kesimin ideolojik anlayışlarına ve rastlantıya bırakılmaması gereken planlı bir süreçtir.

Okullarla camiler kardeş olsun derken kendi kafamıza göre oturup bir proje yazmadık. Öncelikle eğitim anlamında akademisyen hocalarımızla istişare ettik. Hocalarımızın gönüllü danışmanlığında araştırmalar yaparak, elde edilen sonuçları göz önüne alarak yola çıktık. Hem ilimizde hem de il dışında birçok eğitim kurumunu ziyaret ettik. Özellikle ülkemizde uygulanan din öğretiminin genel sorunlarını araştırdık. En önemli sıkıntı ülke genelinde okul öncesinde müfredatlarında standart bir yapının olmamasıydı. Neredeyse her okul kendi anlayışına göre bir eğitim ve müfredat oluşturmuş. Bu eğitimleri veren öğretmenlerinde, öğrencilerin yaş grubuna yönelebilecekleri pedagojik eğitimleri olmadığı aşikârdı.

Yapılan bu çalışmanın yakın amacı okullarımız ile camilerimiz arasında sevgiye dayalı bir iletişim oluşturulmasıdır. Yani bazılarının anladığı gibi çocuklar zorla camiye getirilmeyecektir. Yapılacak bütün çalışmalar Milli Eğitim Bakanlığı’nın yasal mevzuatlarına uygun olarak gerçekleştirilecektir. Proje tanıtım seminerinde özellikle küçük yaş grubundaki çocukların eğitiminde oyunun ne kadar önemli olduğu vurguladık. Bu dönemdeki çocuklara akademik bir eğitimin verilmesi yerine oyuna dayalı bir eğitim verilmesi gerektiği ön plana çıkarıldı. Din görevlilerimizden camilerimizde çocuklarımıza karşı daha hoşgörülü davranılması için gönül elçisi olmaları istendi. Tanıtım seminerinin bitiminde yanıma gelen bir bayan; “ Sayın hocam tanıtım seminerine katılmadan önce bir çok önyargım vardı. Seminer süresince küçük yaş gurubundaki çocuklarda oyunun önemi üzerinde durdunuz. Aslında bu çalışma yapılan yanlışları düzeltmeyi amaç ediniyor.” İfadeleri tanıtım seminerinde amacımıza ulaştığımızı gösteriyordu.

Okullarla camilerimizin kardeş olması aslında yeni yapılacak bir faaliyet değildir. Okullarla camilerin kardeşliği geçmişte olan günümüzde de eğitim anlamında mutlak suretle olması gereken bir çalışmadır. Tarihte mimari yapılarımız oluşturulurken şehrin merkezine cami yapılarak; şehrin camilerin etrafında planlandığını görürüz. Avrupa’da ve hemen yakınızdaki Gürcistan’da okullarla kiliseler aynı yerleşim alanında bulunuyorlar. Okulların girişlerinin özellikle kiliselerden geçerek oluşturulduğunu biliyor musunuz? Biz okul ve cami ifadelerini yan yana kullanınca maalesef toplumun bir kesimi bundan rahatsız oluyor. Oysaki rahatsız olukları noktaları sorsalar, en azından proje metnini isteyip bir inceleseler; aslında verilen mücadelenin tamamıyla yapılan hataları düzeltmeye dair olduğunu görecekler.

Din eğitimini ehli kişilerce verilmelidir. Şuanda ülkemizde birçok özel anaokulunda din eğitimi veriliyor. Bu eğitimi veren kişiler öğretmen mi? Dört altı yaş grubu öğrencilerin pedagojik özelliklerini ne kadar biliyorlar? Okul öncesinde başlayan eğitimin kendinden sonra gelen kademelerle devam ettirilerek sürekli hale gelmesi gerekir. Projemizin uzak amacı din eğitimi veren bütün eğitim kurumlarının devlet tarafından denetlenmesidir. Buna da laiklik deniyor. Tevhidi Tedrisat Kanununda alınan karar gereğince eğitim kurumlarının tek bir çatı altında toplanması gerekir.

Eleştiri yaparken aslında birazcık araştırsak belki de bu açıklamaları yapmamıza bile gerek kalmayacak. Efendim neden başka bir proje yapmadınız diyorlar. Ben bir eğitimciyim. Otomobil yapamam. Program geliştirme üzerine bireysel çalışmalar yapıyorum. Bir eğitimci olarak ülkemde yapılan bir hatayı düzeltmek amacıyla katkı sağlamak istedim. Bu amaçla birçok eğitim kurumunu ziyaret ettim. Eğitimde süreklilik çok önemlidir. Çocuklar altı yaşına kadar neyi görürlerse altı yaşından sonra gördüklerini şekillendirirler. Biz altı yaşına kadar çocuğa hiçbir şey vermeyip altı yaşından sonra adam etmeye çalışıyoruz. Bu anlayışla hiçbir yere varamayız. Efendim şimdi diyeceksiniz ki bunu sadece sen mi biliyorsun. Bunu herkes biliyor. Ama teoride kalıyor. Bizim bunu uygulamaya başlamamız lazım. Ülkemizin en önemli sorunu her şeyin lafta yani teoride kalmasıdır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
OKUYUCULARIMIZIN DİKKATİNE !... Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Bülent AKBULUT Arşivi