Şayet CHP...

Şayet CHP...

Ben CHP’li değilim. Benim CHP’ye oy verip vermemem CHP’yi pek ırgalamaz zaten ama CHP’nin iyi bir muhalafet partisi olarak çalışması ve başta kendisinin bir gün iktidara gelebileceğine inanması Türkiye için çok önemli.

Daha önce de yazmış idim, tekrarlıyorum, bir parti örgütlenmesinin siyasal parti olarak nitelendirilebilmesi için gerçekçi bir biçimde iktidara gelmeyi hedeflemesi şart; gelir, gelemez o başka konu ama CHP senelerdir sanki iktidara gelmeyi amaçlamıyormuş gibi bir görüntü veriyor.

27 Nisan sürecine, parti kapatma süreçlerine, 367 sürecine, türban yasağına destek veren bir siyasal partinin seçim kazanamayacağını görmemek için galiba illaki de CHP’li olmak gerekiyor.

Siz okurları çok basit bir zihin idmanına davet etmek istiyorum.

Yakın geçmişimizde CHP’nin şöyle ya da böyle tavır aldığı konular ve sonuç olarak da sandıkta geldiği bir nokta var.

Bendeniz de bugünkü yazımda biraz spekülasyon yapıp, aynı konulara CHP biraz daha farklı yaklaşsa idi bugün oy potansiyeli ne olurdu, daha da önemlisi nasıl bir Türkiye olurdu sorularını tartışmak istiyorum.

1- 2003-2004 senelerinde AK Parti AB reform sürecinde çok önemli adımlar attı, Türkiye’nin hukuk devleti olması konusunda belirli bir mesafe alında ama bu süreçte CHP Genel Başkan Yardımcısı Sayın Onur Öymen AK Parti’nin AB’nin istediğinden de fazla demokrasi açılımı getirdiğini söyleyerek süreci eleştirdi.

Şayet CHP aynı süreçte AK Parti’yi AB meselesinde fren yapmaya değil de daha hızlı ve daha cesur olmaya davet etse, reformları yetersiz görüp daha fazlasını istese idi bugün CHP ve Türkiye nerede olur idi?

2- 27 Nisan 2007 muhtırası gece Genelkurmay sitesine konduğu zaman yine aynı Sayın Onur Öymen söz konusu hukuk dışı muhtıranın her satırına CHP olarak katıldıklarını TV kanalarına ifade etti.

Şayet, CHP o gece AK Parti’ye yönelik tüm eleştirileri, tüm laiklik duyarlıkları saklı kalmak üzere demokrasilerde, hukuk devletlerinde kural dışı olan ve suç oluşturacak söz konusu muhtıraya karşı çıktığını ilan etse ve 28 Nisan sabahından itibaren muhalefetine kaldığı yerden devam etse idi acaba CHP’nin ve Türkiye’nin geleceği nasıl olur idi?

3- CHP üniversiteli genç kızların derslere türbanla girmelerine olanak sağlayacak ve 550 koltuklu TBMM’de 411 oyla önerilen anayasa değişikliğini Anayasa Mahkemesi’ne taşıdı ve değişikliği iptal ettirdi.

Şayet CHP anayasanın laiklik ilkesi, devletin laik yapısı üzerine özenle titrerken bu özenin içine genç kızların yükseköğretim haklarının ellerinden alınmasını almasa idi bugün nasıl bir CHP ve Türkiye olur idi?

4- AK Parti hakkında kapatma davası açıldığı zaman CHP bu sürece güçlü destek verdi.

Şayet CHP bu süreçte ‘bırakalım yargı kendi işini yapsın (partiyi kapatsın anlamına)’ tutum yerine, AK Parti’ye yönelik tüm muhalefetini saklı tutar, hatta güçlendirir iken güçlü bir sesle siyasal partilerin sandıkla iktidara geleceklerini ve şiddet çağrısı yapmadıkları sürece ancak sandıkla gideceklerini, bu bağlamda da AK Parti aleyhine açılan davaya karşı olduğunu, bu davanın siyasi bir dava olduğunu yüksek sesle söylese idi acaba 29 Mart seçimlerinde İstanbul’u alabilme ihtimali daha güçlü olmaz mı idi?

Bu soruları uzatmak mümkün.

Şayet CHP böyle davranabilse idi, bugün çok daha nitelikli bir siyasal rekabetle karşı karşıya olacağımızı düşünüyorum.

CHP tüm bu ‘şayetleri’ yapar ve yine de laiklik konusunda şahin olmayı sürdürebilirdi.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Arşivi