• BIST 96.636
  • Altın 144,667
  • Dolar 3,5715
  • Euro 4,0214
  • Rize 15 °C

Siz hiç adisebaba yediniz mi?

Aydan ÜSTKANAT

Meyve şekerlemeleri, taze krema, antep fıstığı, çikolata. Bütün bunlar adisebabada bir araya geliyor. Bu nefis tatlının tutkunlarından mısınız yoksa adını ilk kez mi duydunuz?

Adisebaba, aslında bir parfe. Fransız mutfağında sık sık yapılan taze krema ağırlıklı bu tatlıdan esinlenerek ortaya çıktığı aşikar. Bolca taze krema, biraz pandispanya, biraz meyve şekerlemesi, az miktarda antep fıstığı ve bir miktar da çikolatayla hazırlanan bu dolgun malzemeli tatlı, özel kalıba alınıp, derin dondurucuda dondurulup dilim olarak kesilerek servis ediliyor. İçindeki yoğun kremadan dolayı biraz geç erime özelliğine de sahip. Tadı dondurma ve pasta arasında. Ama gerçekten çok lezzetli bir tatlı...

Çocukluğum adisebabayla geçti desem abartmış olmam sanırım. Çünkü ne zaman ailece dondurma yenecek olsa, ben “Adisebaba” diye tuttururdum. İzmir’deki hemen her pastanede de bulunurdu zaten. 80’li yıllarda zor bulunan bir şey değildi. Birkaç hafta evvel memleketime gittiğimde, Alaçatı sokaklarında uzun zamandır benim bile unuttuğum bu harika lezzet yeniden aklıma geldi. Çocukluk yıllarından tanıdık lezzetler bir kere aklına düşmesin! Ne yapıp edip bulmak gerekir. Ben de aynen öyle yaptım. Aradım hatta çok çok aradım ama maalesef bulmam eskisi gibi kolay olmadı. Alaçatı’nın en eski ve meşhur tatlıcısı İmren’de bile yoktu. Hatta daha da kötüsü genç çalışanlara adisebabayı sorduğumda onun ne olduğunu bile anlamamışlardı... Bu arayış sırasında yüzüme tuhaf tuhaf bakan gözlerin sayısı arttıkça, benim de bu yazıyı yazmak adisebabaya olan borcum olmuştu.

Peki neden yok?

Peki ne olmuştu da adisebaba unutulmuştu? Sorunun cevabı basit aslında. Ucuz dondurmalar, maliyeti yüksek, kaliteli ürünleri piyasadan silmeye başladı. Süt olmadan, tozuyla üretilen, aromalarla tatlandırılıp gıda boyalarıyla cazip hale getirilen ve kıvam için birçok katkı maddesi eklenen, görüntü olarak cazip, fiyat olarak ucuz yeni nesil dondurmalar ve dondurulmuş pasta çeşitleri büyük bütçeli reklam kampanyalarıyla galip çakmıştı.

Mutlaka bulmalıydım, bulmalıydım ki sizlere de gösterebileyim. Gördüğüm tüm pastanelere tek tek sormaya başladım. Ardından interneti taradım. Onlarca pastaneyi tek tek aradım. Sonra aklıma İzmir’in en eski pastanesi Alsancak’taki Sevinç geldi. “Onlar da unutmuş olamaz” diye düşündüm ve aradım. En sonunda adisebabayı iyi bilenleri bulmuştum! Ve evet, hala yapıyorlardı! Bu arada İzmir’e giderseniz, midenizde yer açıp mutlaka bu pastaneyi ziyaret edin. Özellikle her daim yaptıkları badem kurabiyesi, adisebaba, limonata, güllaç, kup, rokoko, sundae klasikleşmiş ve mutlaka tadılması gereken ürünlerinden. Bir de benim en sevdiğim pasta olan charlotte’u yaparlar ki... Gerçekten müthiştir.

Neyse biz adisebabaya geri dönelim. Biraz daha araştırınca adisebabanın isim babası ve bu ürünü piyasaya süren aileyi bile buldum...

Babadan oğula geçerek 1923 senesinden beri hizmet veren bu pastaneyi anlatmak için yerim gerçekten az. O sebeple size kısaca buranın gerçek bir lezzete yoculuk diyarı olduğunu söyleyip yine konumuza dönüyorum.

Baylan’ın Bebek’teki yeni şubesinde Harry Lenas ile buluştum. Kendisi Baylan’ın kurucusu Filip Lenas’ın oğlu. Baylan’ı artık devretmiş olsalar da o hala gerçek bir Baylan tutkunu... Hikayeleri anlatırken o senelere geri dönüyor sanki. Meğer adisebaba, babasıyla birlikte ortaya çıkartıp isim verdikleri bir tatlıymış. İçindeki tüm malzemeyi rahatlıkla sayıyor. Aynı lezzeti kimsenin yakalayamayacağını söylüyor. Kup griye diye yine kendi keşfettikleri bir tatlıyı getirtiyor, “Tadın” diyor. Bir kaşık alınca lezzeti tarif etmek, kelimelere dökmek zorlaşıyor. “İşte, bu tatlımız çok denendi ama bunu yapamadılar.” “Adisebaba ise o seneler bütün pastanelerde bir hayli yaygınlaşmıştı” diyor gururla. Hala eskisi kadar talep yok mu, hiçbir yerde bulamadım” diyorum. Meğer fanatikleri varmış bu tatlının: “Biz de müdavimler hiç eksilmedi, hatta torunları bile gelip yiyor. Asla mönüden kaldırmadık, bunu düşünemeyiz bile.”

Sonuç olarak, haftalarca aradım ve sadece iki adres verebiliyorum size: İzmir’de Sevinç, İstanbul’da Baylan. Her ikisi de gerçekten nefis. “Adisebabayı biz de yapıyoruz” diyorsanız lütfen bana mail atın. Adresleri buradan paylaşalım.

Eee adisebabayı hala merak etmediyseniz çok şey kaçırdığınızı söylemek isterim!

Bu yazı toplam 3793 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 2
    OKUYUCULARIMIZIN DİKKATİNE !... Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Olay53.com | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0537 617 89 89