AA Sordu Yüce Cevapladı

AA Sordu Yüce Cevapladı
Çaykur Genel Müdürü Ekrem Yüce, çayın heyelana olan etkisinden, kaçak çay, organik çay üretimi ve Türkiye'deki iklimin çay üretimine getirdiği avantajları sorularına cevap verdi.

ÇAYKUR Genel Müdürü Ekrem Yüce, Türkiye'nin bulunduğu enlemin getirdiği iklimsel avantajlar nedeniyle, bugüne kadar çayda toprak veya bitki zararlısına, herhangi bir bitki hastalığına rast gelmediklerini söyledi.

Yüce, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Rize denince akla çay geldiğini belirterek, ''Çay, Doğu Karadeniz Bölgesinde Rize dışında Artvin, Trabzon ve Giresun illerinde 400 kilometrelik kıyı şeridinde üretiliyor. Çay yetişen alanlar sahilden 30 kilometre kadar derinliğe, 800 metre de yüksekliğe çıkabiliyor'' dedi.

Çay hasadının 767 bin dekar alanda yapıldığını ve 1 milyondan fazla insanı ilgilendirdiğini vurgulayan Yüce, ''ÇAYKUR'un dışında sektörde 200 civarında özel sektör firması da faaliyet gösteriyor. ÇAYKUR ise 51 fabrika ve araştırma enstitüsü ile hizmet veriyor. Sektörde yüzde 60 civarında yaş çay alımı ve kuru çay satışında payımız bulunuyor'' diye konuştu.

Rize'nin belki de dünyada nadir olan bir şekilde tarım alanlarının tamamına yakınında tek bir ürünün yetiştiği il konumunda olduğunu, bu şekilde başka bir ili dünyada duymadığını anlatan Yüce, kentteki tarım alanlarının yüzde 95'e yakın kısmında yaş çay yetiştirildiğini, geri kalan tarım topraklarında ise kivi, fındık, kara lahana gibi ürünler yetiştirildiğini söyledi.

Dünya genelinde 3 milyon 80 bin ton kuru çay üretildiğini, çayın sudan sonra en fazla içilen içecek konumunda olduğunu ifade eden Yüce, Türkiye'de ise yılda kişi başına ortalama 3 kilogram civarında çay tüketimi olduğunu, bunun 2 kilogram civarındaki kısmının da ÇAYKUR tarafından karşılandığını anlattı.

-TÜRKİYE'DEKİ İKLİMİN ÇAY ÜRETİMİNE GETİRDİĞİ AVANTAJLAR-

Genel Müdür Yüce, çay yetişen ülkelerin genellikle 27 derece güney enlemi üzerinde Ekvator kuşağında bulunduklarını, ancak Türkiye'nin çay yetişen ülkeler arasında farklı bir konumunun bulunduğunu dile getirerek, şöyle devam etti: ''Dünyada 30'a yakın ülkede çay yetiştiriliyor. Ancak bu ülkelerin Türkiye haricindeki tümü Ekvator kuşağında. Türkiye ise 42 derece kuzey enleminde yer alıyor. Yani Ekvator kuşağı dışında çay yetiştiren tek ülke Türkiye'dir. Ekvator kuşağındaki ülkelerin yaş çay bitkisinde ve toprağında, iklimsel özellikler nedeniyle çeşitli bitki ve toprak hastalıkları görülüyor. Bu ülkeler bu hastalıklarla biyolojik mücadele pahalı olduğu için kimyasal mücadele yapıyorlar. Yani kimyasal ilaç kullanıyorlar. Ülkemizde ise bulunduğumuz enlemin getirdiği iklimsel avantajlar nedeniyle bugüne kadar çayda toprak veya bitki zararlısına, herhangi bir bitki hastalığına rast gelmedik. Dolayısıyla herhangi bir kimyasal mücadeleye gerek duyulacak bir konu olmuyor. Bu da Türk çayını organiğe en yakın çay yapıyor. Türk çayı, dünyada tamamen doğal ortamda yetişen tek çaydır. ÇAYKUR kesinlikle herhangi bir katkı maddesi de kullanmıyor.''

ÇAYKUR olarak yılda ortalama 110 bin ton kuru çay ürettiklerini, 24 farklı ülkeye de ihracat yaptıklarını anlatan Yüce, ''Dünyada şu anda yeşil çay üretimi, tüm çay üretiminin yüzde 35'i civarında. Türkiye'de ise 2004 yılında üretimine başladığımız yeşil çayda başarı sağladık. Tüketicilerimize çeşitli aromalarda yeşil çay sunuyoruz. Ancak henüz diğer ülkelerdeki tüketim seviyesinde değiliz'' dedi. 

-ORGANİK ÜRETİMİN TÜM ÇAYLIK ALANLARA YAYILMASI HEDEFLENİYOR-

Yaptıkları çalışmalarının ardından Hemşin ilçesindeki 3 bin 50 dekar alanda organik çay üretmeye başladıklarını, 3 yıllık geçiş sürecinin tamamlanmasının ardından bu yıl ilk organik çay ürünlerini piyasaya sürdüklerini anımsatan Ekrem Yüce, ''Organik üretimi önce Rize geneline yaygınlaştırmayı, daha sonra da tüm çaylık alanlarımızın organik üretime geçmesini hedefliyoruz. Böylece dünyada 'organik çay' denilince akla Rize'nin, Doğu Karadeniz'in gelmesini istiyoruz. Organik üretimi çok önemsiyoruz. Çünkü dünyada organik ürünlere talep yüzde 20 seviyelerine çıktı. Giderek de artıyor'' diye konuştu.

-ÇAYIN HEYELANA ETKİSİ ARAŞTIRILACAK-

Ekrem Yüce, bölgede sık yaşanan heyelanlarla ilgili olarak araştırma çalışması başlattıklarını bildirerek, ''Gübrenin, çay bitkisinin ve çaylık arazilerin bulunduğu meyillerin heyelana etkilerini araştırmak için çalışma başlattık. Bu konuda çeşitli söylemler var. Ancak bir araştırma yapılmamış. Bu nedenle bu etmenlerin heyelana etkisi olup olmadığını veya ne kadar etkisi olduğunu araştıracağız'' dedi.

HES'lerin çay tarımına etkisinin de bazen dillendirildiğini, ancak bölgede yapılan HES'ler baraj şeklinde olmadığı için bir etkisi olduğunu sanmadığını ifade eden Yüce, bu konuda kesin bir araştırma yapılmadığını, dolayısıyla bilimsel bir veri bulunmadığını söyledi.

-KAÇAK ÇAYLA MÜCADELEDE ''ÇAYKOLİK KÖPEKLER'' KULLANILACAK- 

Genel Müdür Yüce, kaçak çayın sektörün en önemli sorunu olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti: ''Dünyada çay üretiminde 5, tüketiminde 4. sıradayız. Ülkemizde kişi başına yılda ortalama 3 kilogram çay tüketilmesine rağmen, yaptırdığımız bir araştırmada Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerimizde bazı illerimizde kişi başına çay tüketimi 200 ile 500 gram arasında görülüyor. ÇAYKUR olarak bölgeye yılda ortalama 4-5 bin ton çay gönderiyoruz. Özel sektör firmaları bölgede bizden çok daha aşağıdadır. 5 bin ton çay da yasal yollardan ülkemize giriyor. Ancak bölgede yılda ortalama içilen çayın 30 bin tona yakın olduğunu tahmin ediyoruz. Dolayısıyla bölgede 20 bin ton civarında bir açık söz konusu. Bu çay kaçak yollardan ülkemize sokulan çaylarla karşılanıyor. Ancak bu bu durum ekonomik açıdan kayba neden olduğu gibi kaçak çay sağlık açısından da pek çok soruna neden olabilir.

Kaçak çayla mücadele için sınır kapılarında etkili mücadele yöntemleri yapıyoruz. Ancak yine de gözden kaçabiliyor. Yanlış beyanda bulunanlar olabiliyor. Ayrıca Ramazan ve Kurban bayramlarında yapılan sınır ötesi geçişler, kaçak şeker ve çay ticareti yapanlar tarafından yoğun şekilde suiistimal ediliyor. Bu sorunları da çözmek için çalışma yapıyoruz. Bu çalışmalarımız kapsamında narkotik köpekleri gibi 'çaykolik' köpekler kullanacağız. Satın aldığımız ilk köpeğin eğitimi şu anda İskenderun'da devam ediyor.''

ÇAYKUR'un ürünlerini taklit eden firmalarla ilgili de yoğun bir mücadele yaptıklarını vurgulayan Yüce, ''Vatandaşımıza kalitesiz çayı, ÇAYKUR'un paketlerini taklit ederek kaliteli ÇAYKUR çayı gibi sunan pek çok firmayı dava ettik. En önemli mücadelelerimizden birisi de bu alanda. Şu anda 500'e yakın firma ile ürünlerimize taklit ettikleri için mahkemeliğiz'' diye konuştu.