Akademisyen Kemal Sağlam’dan Rize’de İsrail’in İdam Yasası’na Tepkİ
Gazze’de yaşanan insanlık dramını sanatın diliyle dünyaya duyurmaya çalışan Dr. Kemal Sağlam, bu kez Rize'de 15 Temmuz Demokrasi ve Cumhuriyet Meydanı’nda kurduğu idam sehpasıyla vicdanlara seslendi. İsrail Meclisi’nin, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 10 bin Gazzeli hakkındaki idam kararını “Gazze İdam Sehpasında” temalı bir performans sanatı ile protesto eden Sağlam ve öğrencileri, gösterisini gerçekleştirdi. Gazze’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek amacıyla düzenlenen gösteride öğrenciler ayrıca, İsrail’i kınayan çeşitli dövizler taşıdı.
Anlam Karışıklığına Karşı Hassasiyet
Protestonun hazırlık aşamasında dikkat çekici bir an yaşandı. Protesto kapsamında meydana bir idam sehpası kuruldu. Ancak Meydandaki bir binada asılı bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın fotoğrafının, idam sehpasıyla aynı kadraja girerek yanlış bir algı oluşturmaması adına idam sehpasının açısı değiştirildi. Gerekli hassasiyetin gösterilmesinin ardından başlayan performans sanatı, çevredeki vatandaşlar tarafından ilgi ve hüzünle takip edildi.
“Bu Bir Sanat Değil, Vicdan Çığlığıdır”
Performans sonrası basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Dr. Kemal Sağlam, sanatın toplumun yaralarına merhem olması gerektiğini vurgulayarak yaklaşık 2.5 yıldır Gazze’deki insanlık dramını sanat yoluyla anlatmaya çalıştığını belirtti. İsrail Meclisi’nin 10 bin Gazzeli’yi idama mahkum eden kararına dikkat çeken Sağlam, “Şu anda İsrail Meclisi'nin almış olduğu kararla 10 bin tane Gazzeli çocuk, kadın, yaşlı demeden idama mahkum edilecekler, idam cezasına çarptırılacaklar. İsrail Meclisi'nin, Ben-Gvir'in öncülüğünde almış olduğu bu kararla 10 bin tane Gazzeli kardeşimiz idam edilecek. Bu idamlara 'dur' demek adına performans sanat gösterimi sergiledim.” dedi.
Performans sanatının halkın acılarını görünür kılmayı ve toplumu iyileştirmeyi amaçladığını ifade eden Sağlam, Müslüman ülkeleri ve dünya liderlerini bu karara karşı harekete geçmeye çağırarak, “Performans sanatı, halkın meydanında yapılan bir sanattır. Halkın dramını, acılarını, toplumu iyileştirmeyi arzulayan bir sanat akımıdır. Ben de performans sanatçısı olarak buradan İsrail Meclisi'ne 'İdamları çabuk durdurun' diye bir baskı kurmak için bu performans gösterisini gerçekleştirdim. Öyle ki Müslüman ülkelerin de harekete geçmesi, bu idama karşı 'dur' demelerini istedim.” diye konuştu.
Konuşmasında Dr. Hussam Abu Safiya’nın durumuna özel bir parantez açan Sağlam, Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan diplomatik bir hamle beklediklerini ifade etti.Dr. Sağlam, özellikle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan ABD Başkanı Donald Trump’a çağrıda bulunmasını talep etti. Hussam Abu Safiya isimli Gazze’de görev yapan bir doktorun idam edilme tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu belirten Sağlam, şunları kaydetti: “Özellikle Sayın Cumhurbaşkanımızdan Trump'a çağrıda bulunmasını, hani Rahip Brunson'un nasıl 15 Temmuz'dan sonra serbest bırakıldıysa Doktor Hussam Abu Safiya'nın da serbest bırakılması doğrultusunda Cumhurbaşkanımızdan Trump'a bir ricada bulunmasını buradan diliyorum. Sayın Cumhurbaşkanım, lütfen Sayın Trump'a... 'Hey Trump! Doktor Hussam Abu Safiya sadece bir doktor.' Eğer doktor idam edilirse ve özgürlüğüne kavuşturulmazsa insanlık büyük acılar çeker. Lütfen onu serbest bırak diye Trump'a söylemesini buradan kendisinden istirham ediyorum. Doktor Hussam Abu Safiya serbest kalmalı. O sadece hastalarını muayene etti, o sadece doktorluğunu yaptı. Eğer doktorlar öldürülürse, eğer doktorlar idam edilirse bizleri kimler tedavi edecek? Doktor Hussam Abu Safiya'ya tüm insanlık sahip çıkmalı ve kesinlikle idam edilmemesi ve Gazzeli çocukların da tabii ki idam edilmesinin acilen durdurulmasıdır."
Etkinlik, Gazze’deki insanlık dramına dikkat çekmek ve idam kararlarına karşı toplumsal farkındalık oluşturmak amacıyla yapılan anlamlı bir sanatsal duruş olarak hafızalarda yer etti.

