AKP’li vekil: BDP kendine Müslüman
Avrupa Konyesi Parlamenterler Meclisi (AKPM) Başkanı, AK Parti Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu, Barış ve Demokrasi Partisi'nin (BDP) referandum sürecinde ‘hayır’ kampanyasının bir parçası olduğunu belirterek, “Bugün sadece kendine Müslüman olarak, kendi çıkarları için özgürlük isteyenlerin meşruiyeti yoktur” dedi.
'Türkiye'nin en büyük zafiyeti muhalefettir'
AKPM Başkanı Mevlüt Çavuşoğlu, seçim bölgesi Antalya'da partisinin Aralık ayı il danışma kurulu meclisine katıldı. Çavuşoğlu, mecliste devam eden 2011 bütçe görüşmelerinde Türkiye'nin en büyük eksikliğinin muhalefet olduğunun ortaya çıktığını söyledi. Bütçe görüşmelerinde yaşanan tartışmaların Türkiye'nin ufkuna yakışmadığını belirten Çavuşoğlu, eleştiri, öneri ve alternatif proje beklerken, iftirayla karşılaştıklarını ileri sürdü. AKPM Başkanı Çavuşoğlu, “İşte Türkiye'nin maalesef en büyük zafiyeti muhalefettir. Türkiye ekonomisi iyi, Türkiye'nin dış politikası güçlü, Türkiye'nin sosyal yapısı güçlü. Maalesef demokrasinin bir ayıbıdır, zayıf bir muhalefet var. Bunu her alanda görüyoruz. Türkiye'nin en büyük eskiği budur” diye konuştu. Bazı çevrelerin bu eksikliği “AK Parti için iyidir, lehinedir” diye yorumladığını söyleyen Çavuşoğlu, yorumların aksine, Ak Parti olarak Türkiye'nin her alanda güçlenmesini isterken zayıf muhalefetin de dezavantaj olduğunu düşündüklerini dile getirdi.
'Sonuna kadar demokrasi'
Dünyada artık gücün tanımının değiştiği, silahlı gücün yerini demokrasi, insan hakları, özgürlükler alanına bıraktığını belirten AKPM Başkanı Çavuşoğlu, “Sonuna kadar demokrasi diyoruz, sonuna kadar özgürlük diyoruz, sonuna kadar haklar diyoruz ama haklar da özgürlükler de istenirken, partilerin de insanların da bunu isteyenlerin de samimi olması lazım. Herşeyden önce niyetinin iyice temiz olması lazım” dedi. BDP'nin Türkiye'de toplumun tüm kesimlerine hak veren anayasa değişiklik paketine karşı yürütülen ‘Hayır’ kampanyasının bir parçası olduğunu söyleyen Mevlüt Çavuşoğlu, “gün sadece kendine müslüman olarak, kendi çıkarları için özgürlük isteyenlerin meşruiyeti yoktur” dedi.
Türkiye'de ihmal edilmiş toplum kesimleri olduğunu belirten Çavuşoğlu, “Bunların ihmal edilen haklarının verilmesi de bizim görevimizdir” dedi. Konuşmasına ‘ama’ ekleyen Çavuşoğlu, her hak ve özgürlük talebinin de bir sınırı olduğunu savundu. Bu noktada iyi niyetin ön plana çıkacağının altını çizen AKPM Başkanı, şöyle dedi: “Siz bunu Türkiye'nin önünü tıkamak ve özellikle bu iktidarın ve başındaki sayın Başbakanımızın samimi gayretlerini, iyi niyetlerini baltalamak için bu işleri yapıyorsanız, bu işlemez. Biz bugün Türkiye'de tartışılan bazı konuların bu noktada olduğuna inanıyoruz. Ben şahsen böyle inanıyorum. Sonuna kadar demokrasiye, haklara inanan bir kişi olarak seçim ortamında adeta iyi niyet girişimlerini, verilmesi gereken hakların önünü kesmek girişimi olarak görüyoruz. Siz ne kadar iyi niyetle yaklaşırsanız karşınızda kötü niyet olduğunu görüyorsunuz.”
'Kanayan yara varsa, hepimizin yarasıdır'
‘İki dil’ iddiası etrafında oluşturulan ve BDP tarafından sürdürülen tartışmanın esas amacını verilecek hakların verilmemesi ve seçim zamanında koz olarak kullanılması olarak değerlendirdiğini kaydeden Çavuşoğlu, “Haklarda, özgürlüklerde önce samimi olacağız. Meclisin içindeki, dışındaki, küçük büyük parti farketmeden çalışacağız. Kanayan yara varsa bu hepimizin yarasıdır. Yarayı tedavi etmek hepimizin görevidir” diye konuştu.
