Aktif-Sen Rize Şubesi’nden İlk Yarı Değerlendirmesi

Aktif-Sen Rize Şubesi’nden İlk Yarı Değerlendirmesi
Aktif Eğitimciler Sendikası Rize Şubesi Başkanı Cengiz Yıldırım, geride kalan 2012-2013 Eğitim-Öğretim yılı ilk yarısının...

Aktif Eğitimciler Sendikası Rize Şubesi Başkanı Cengiz Yıldırım, geride kalan 2012-2013 Eğitim-Öğretim yılı ilk yarısının, son 15 yılda en köklü değişikliklerin yapıldığı ve uygulandığı bir dönem olarak değerlendirdi.

Yıldırım, yaptığı açıklamada, 2012-2013 Eğitim-Öğretim yılının ilk yarısını acısıyla tatlısıyla geride bıraktıklarını ifade ederek, “Bu dönemin, son 15 yılda en köklü değişikliklerin yapıldığı ve uygulandığı dönem olduğunu görüyoruz. Bu değişiklikler birçok zorluğu da beraberinde getirdi. Özellikle sınıf öğretmenleri, beşinci sınıf öğrencileri, okul idareleri, norm kadro fazlası durumuna düşen veya özür durumu ataması bekleyen öğretmenlerimiz açısından hayli zor bir yıl oldu. Yönetim ve denetim personeli, öğretmen, şef, memur, yardımcı hizmetler personeli ve diğer tüm meslektaşlarıma sevdikleriyle birlikte sağlık, huzur ve mutluluklarla dolu, kazalardan uzak bir tatil diliyorum.” dedi.

Yıldırım, şöyle devam etti: “Hangi teknolojik gelişme olursa olsun, hangi yeni eğitim sistemi uygulanırsa uygulansın öğretmenin yerini tutacak ikinci bir kişi, sistem ya da nesne yoktur. Geçmişten günümüze, toplumlarda öğretmenler yeri başka kişi ve kavramlarla doldurulmayacak insanlardır. Peygamberlerin insanlığın öğretmenleri olduklarını ve ilk insanın bir peygamber olduğunu düşünürsek toplumların öğretmene olan ihtiyacını ve öğretmenin toplum için ifade ettiği kamil manayı daha iyi anlamış oluruz. Öğretmen arkadaşlarım, bu geçen yarıyılda da, dünyanın imarı, insanlığın ihyası, ve yarınların inşası için,ilgililerin ilgisizliğine, yetkililerin gamsızlığına, dostların vefasızlığına rağmen hak ettikleri, ve bekledikleri sosyal, kültürel, mesleki, ekonomik ve inanca dair haklarını sağlamayarak görevini ihmal edenlere inat, görevlerini hakkıyla yapmaya çalıştılar, okulları evleri, öğrencileri çocukları bildiler , hakkın ve halkın nazarında bir kez daha kazandılar. Bu gerçekliğingörülmesi,tekrar hatırlanması  adına, Aktif Eğitimciler Sendikası olarak;çocuklarımızı ve gençlerimizi bin bir emekle insanlığın huzur, mutluluk ve emniyeti için yarınlara hazırlayan değerli öğretmenlerimizin mesleki itibarının ele alınacağı,‘’EĞİTİMDE MESLEKİ İTİBAR SEMPOZYUMU”  düzenledik.”

EĞİTİM ÇALIŞANLARINA YAPILAN ŞİDDET EYLEMLERİNİ KINIYORUZ

Toplum hizmeti veren öğretmenlere karşı son dönemlerde yapılan şiddet eylemlerini şiddetle kınadıklarını dile getiren Yıldırım, şöyle devam etti: “Yetkili makamların öğretmenlik mesleği ve öğretmen ile ilgili açıklamalarını gözden geçirmeleri, hizmet sektöründe çalışanlar ile hizmet alanları karşı karşıya getirecek söz ve tutumlardan vazgeçmeleridir. Bu bağlamda Serdar Yılmaz öğretmenimize yapılan saldırıyı ve şiddet eylemini nefretle kınıyoruz. Bütçeden eğitime ayrılan payı her yıl önemli ölçüde arttırmayı başarmanız, okullaşma oranını arttırmanız, son 10 yılda sizden önce yapılan dersliklere yakın sayıda derslik yaparak sınıf mevcutlarını düşürmeniz, 4+4+4 sistemiyle ilkokul ve ortaokul öğrencilerini ayrı ortamlarda eğitime almanız, bundan sonra tüm çocuklarımızın lise mezunu olması için gerekli sistemi kurmanız, milletimizin beklentileri doğrultusunda Kur’an-ı Kerim ve Siyer derslerini seçmeli ders olarak öğrenci ve velilerimize sunmanız, öğrenci kıyafet yönetmeliğini değiştirerek serbest kıyafet uygulamasını getirmeniz bu dönemde yaptığınız alkışlanacak çalışmalardı. Tebrik ediyoruz.”

Cengiz Yıldırım, açıklamasının devamını şöyle sürdürdü: “Bu güzel çalışmalarınıza rağmen öyle hatalar yaptınız ki; sanırım bu dönem karnesinde en çok zayıfı olan siz oldunuz. Ama ne yapalım, zayıflarınız çok da olsa siz bizim bakanlığımızsınız, kırık notlarınızı düzeltebilmeniz için katkı sunmak ta hep beraber vazifemiz. Tabi bu arada sizin bol zayıflı bir karnenin sahibi olarak “ben bu dönem bana destek olacakları dinlemediğim için başarılı olamadım” hakikatini kabullenmeniz zayıflarınızı kurtarmanızı kolaylaştıracaktır. Bu dönem zayıflar zinciri “Eğitim sistemimize son derece önemli katkılar sunabilecek 4+4+4 sistemini bir oldu-bittiyle ve eğitimin vazgeçilmez uygulamacıları yönetici ve öğretmenler ile velilere bile yeterince anlatmadan uygulamaya koymanız”  ile başladı. Ardından “öğretmenlerin norm kadro fazlası olup olmama belirsizliği, okul türleri arasında geçiş süreçleri” son derece başarısız yönetildi. Hele azıcık çalışmayla çözülebilecek “özür durumu atamalarında” nasıl başarısız olabildiniz hala anlayabilmiş değiliz. Bunun yanında “Lisansüstü eğitimi yönetmeliğine rağmen atama kılavuzunda özür durumu olmaktan çıkarma” suçunuzu disipline sevk etseydik kesin okuldan atılmıştınız. Norm kadro fazlası veya özür durumundan gitmek istediği yere gidemeyen öğretmenleri alan değişikliği adını verdiğiniz bir uygulamaya dahil olmak zorunda bırakmanız son derece yanlış bir davranıştı. Hele mecburiyetten dolayı alan değiştirip yeni alanında mutlu olamayanları “eski yerine dönmek isteyenlere fırsat veriyoruz” diyerek “ölümü gösterip hastalığa razı etmeniz” fırsatçılık olarak algılandı. Yönetmeliklerinde her şey açık açık anlatılmasına rağmen yönetici atama çalışmalarında niçin başarılı olamadığınızı anlamakta zorlanıyoruz. Acaba “kötü arkadaşlar edinerek görevlerinizden koptunuz mu?” diye sormak geliyor içimizden. Hele yaşadığınız “yönetici atamalarında sınavı kaldırsak mı?, acaba mülakatla mı atasak yöneticileri” şeklindeki tereddütleriniz “çalışmalarıyla sınıf geçemeyen öğrencinin sınıf geçmek için torpil aramasına” benzedi.Çalışanın en önemli beklentisinin görev başında moral ve motivasyon olduğu dikkate alınmalı, çalışanı motive etme ve geleceğe dair kariyer planı yapabilmelerini sağlama adına, yıllardır yapılmayan görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavları ile ilgili hazırlıklar bir an önce tamamlanmalıdır. Eğitim çalışanları arasında nükseden huzursuzluk ve karar verici makamlara duyulan güvensizliği giderme adına, söz konusu sınav takvimi derhal açıklanmalıdır. Geciken adalet adalet olmadığı gibi, hiçbir gerekçesi olmayan gecikmelerin adalet izahı mümkün değildir. Bir de son dönem birlikte ders çalışmak için belirlediğiniz şube müdürü kadroları için akrabalık bağlarından çok çalışkanlık ve başarı kriterini dikkate almamanızı anlayamadık. Anadolu Lisesi öğretmen atamaları da karmakarışık oldu. Anadolu kadrosunda olanlar ile mevcut öğretmenlerden bu kadroya geçecekleri karşı karşıya getirmeniz şart mıydı? Kitaplarınızda hepsinin çözümleri açık açık yazıyordu. Keşke kanaatlerinizi kitabın ve bilginin gücüyle destekleyebilseydiniz. Değerler eğitiminde verdiği sözü tutmak önemlidir. Yönetmeliklerde “her yıl kariyer basamakları sınavı yapacağız” diye söz verdiğiniz halde yıllardır bu sözünüzü tutmamanız hiç etik olmadı. Keşke ya söz vermeseydiniz, ya da verdiğiniz sözü tutsaydınınız. Son olarak, fikri hür vicdanı hür nesiller yetiştirmeyi hedef olarak belirlerken, yasalara bağlı, milletin değerleriyle barışık olmayı, “olduğu gibi görünüp göründüğü gibi olmayı” model insanın özelliklerinden sayarken, Anayasa da yazan “din ve vicdan hürriyeti”ne, “inanç hürriyeti”ne rağmen çalışanlarını “inançlarıyla meslekleri arasında tercihe zorlayan kılık kıyafet düzenlemesini” değiştirmenizi beklerdik sizden. Ümidimiz,aciliyeti olan bu ödevi bir an önce yapmanızdır.

Öğretmenler görevleri gereği son derece sabırlı ve hoşgörülü insanlardır. Bu nedenle pek çok hatayı affederler. İyi niyetine ve samimiyetine inandıkları öğrencilerinin sınavlardan aldıkları zayıfları, ders ve etkinliklere katılım notlarıyla, kanaat kullanarak düzeltirler. Öğretmenlerin affedemeyeceği suç, kanaat kullanmadıkları zayıf not ise; “öğretmene saygısızlıktır.”

Eğitim çalışanlarımızın gönüllerindeki güzellik, sizin de yukarıda saydığımız tüm zayıflarınızı kanaat kullanarak, ders ve etkinliklere katılım puanını yüksek vererek düzeltilebilir.  Bu zayıfları ikinci dönem kurtarmanıza yardımcı olurlar. Ümidimiz, yeni bakanımız Sayın Nabi AVCI’nın eğitim çalışanlarının birikmiş sorunlarını, uygun yöntemlerle bir an önce çözmesidir.”