Altını almak out, satmak in!
Yayınlanma:
Vatandaşın altına olan ilgisi azaldı..Tüketicinin nakit ihtiyacını karşılamak için değeri artan altını bozduruyor!
Vatandaşın altına olan ilgisinin azaldığını kaydeden İAB Başkan Vekili Saraç, tüketicinin nakit ihtiyacını karşılamak için değeri artan altını bozdurduğunu söyledi. "Alım yok, satım var" diyen Saraç, son 14 aydır altında hurda dönüşümünde ciddi artış olduğunu vurguladı
İstanbul Altın Borsası (İAB) Başkan Vekili Osman Saraç, tüketicinin altına olan ilgisinin düştüğünü belirterek, vatandaşın elideki altını sattığını söyledi.
Altının değer kazanmasıyla halkın nakit ihtiyacını karşılamak ve yükselen fiyattan kar elde etmek için bilezik ya da cumhuriyet altınını bozdurma yoluna gittiğini aktaran Saraç,
''Alım yok, satım var. İnsanlar elinde bulunan altını bozduruyor'' dedi. Saraç, yazın, düğün sezonunun başlamasıyla altın tüketiminin artabileceğini dile getirerek, ancak çok büyük ölçekte değişim öngörmediklerini kaydetti. İnsanların kriz nedeniyle parayı elinde tuttuğunu kaydeden Saraç, son 14 aydır altında hurda dönüşümünde çok büyük artış olduğunu ifade etti.
Hurda altın arzı ithalatı geriletti
Saraç, bunun altın fiyatlarının ons üzerinden çok ciddi değer kazanmasından ve TL/dolar paritesinin artış göstermesinden kaynaklandığını vurgulayarak, hurda arzından dolayı altın ithalatının da gerilediğine dikkat çekti.
Yılın ilk yarısında 100 ton altın ithal edilmesi gerektiğini belirten Saraç, bu rakamın 67 tonda kaldığını bunun da çok düşük bir rakam olduğunu söyledi.
Saraç, İAB'nin son beş yıl baz alındığında yıllık ithalat ortalamasının yaklaşık 225 ton, işlem hacminin ise 300 ton olduğunu açıklayarak, borsanın yıllık işlem hacminin fiziki altın olarak parasal değerinin 10 milyar dolar olduğunu kaydetti.
Bu rakamın fiziki çalışan bir piyasa için çok büyük bir rakam olduğuna işaret eden Saraç,
''İthalatı, tüketimi, ihracatı, istihdamı bir arada düşünüldüğünde altın ve kıymetli madenlerde Türkiye, dünyada her zaman ilk beşe giriyor. Bu ölçülerde, bu kadar rekabetçi ikinci bir sektörümüz yok'' diye konuştu. Elmas piyasası da yaratılacak Saraç, yastık altındaki altının 40 milyar dolar olabileceğini öngördüğünü, ancak piyasaya hurda altın olarak çıkan rakam nedeniyle tahminini değiştirdiğini dile getirerek, yastık altında 100 milyar dolara yakın altının bulunduğu yönünde olduğunu ifade etti.
Saraç, İAB olarak, 'elmas ve döviz piyasası oluşturulması' olmak üzere iki projeleri bulunduğunu aktararak, Türkiye'de elmas piyasasının tamamen kayıtdışı olduğunun altını çizdi. Saraç, şöyle devam etti:
''1.5 milyar dolar elmasın kendisi, 1.5 milyar doları da yarattığı katma değer olarak düşünüldüğünde, 3 milyar dolar maalesef kayıt dışıdır. Bu sektörün kayıt altına alınması için ÖTV'nin süratle indirilmeli ve borsadaki çalışmalara da hız kazandırılmalı. Elmas piyasasının, mevzuat eksikliklerinin tamamlanmasının ardından bu yıl açılması bekleniyor.''
İkinci projelerinin döviz piyasası olduğunu belirten Saraç, Londra'daki brokerlar aracılığıyla dolar/TL paritesinin belirlendiğini kaydetti.
Saraç, bunun önüne geçmek için Türkiye'de organize, şeffaf bir piyasaya ihtiyaç olduğuna işaret ederek, kurulacak elektronik işlem platformunda, takas güvencesiyle gerçekleşmesini sağlamak ve böylelikle mümkün olduğunca etkin, şeffaf, kurumsal, düşük maliyetli, hızlı ve pratik, piyasa aktörlerinin kullanmak isteyeceği bir döviz piyasasının kurulmasıyla, piyasada ayrıca efektif işlemlerine de yer verilmesinin amaçlandığını söyledi.
İAB Başkan Vekili Saraç, ''Merkez Bankası bu konuda görev alanının dışında bir rol atfetmemektedir.Bu da piyasada bir boşluk ortaya koymaktadır. Bazı bankaların faydalandığı ama bazı bankaların da faydalanamadığı bir sistem oluşmuştur. Döviz piyasasıyla herkesin faydasına bir sistemin borsa çatısı altında oluşacağını düşünüyoruz'' diye konuştu.
Halen kayıtdışı durumdaki online döviz alım satımı olan Forex'e de talip olduklarını belirten Saraç, ''Yapacağız demiyoruz, yapmaya talibiz. Görev verilmezse kendi kendinize yapacağız diye ortaya çıkamazsınız'' dedi.
İstanbul Altın Borsası (İAB) Başkan Vekili Osman Saraç, tüketicinin altına olan ilgisinin düştüğünü belirterek, vatandaşın elideki altını sattığını söyledi.
Altının değer kazanmasıyla halkın nakit ihtiyacını karşılamak ve yükselen fiyattan kar elde etmek için bilezik ya da cumhuriyet altınını bozdurma yoluna gittiğini aktaran Saraç,
''Alım yok, satım var. İnsanlar elinde bulunan altını bozduruyor'' dedi. Saraç, yazın, düğün sezonunun başlamasıyla altın tüketiminin artabileceğini dile getirerek, ancak çok büyük ölçekte değişim öngörmediklerini kaydetti. İnsanların kriz nedeniyle parayı elinde tuttuğunu kaydeden Saraç, son 14 aydır altında hurda dönüşümünde çok büyük artış olduğunu ifade etti.
Hurda altın arzı ithalatı geriletti
Saraç, bunun altın fiyatlarının ons üzerinden çok ciddi değer kazanmasından ve TL/dolar paritesinin artış göstermesinden kaynaklandığını vurgulayarak, hurda arzından dolayı altın ithalatının da gerilediğine dikkat çekti.
Yılın ilk yarısında 100 ton altın ithal edilmesi gerektiğini belirten Saraç, bu rakamın 67 tonda kaldığını bunun da çok düşük bir rakam olduğunu söyledi.
Saraç, İAB'nin son beş yıl baz alındığında yıllık ithalat ortalamasının yaklaşık 225 ton, işlem hacminin ise 300 ton olduğunu açıklayarak, borsanın yıllık işlem hacminin fiziki altın olarak parasal değerinin 10 milyar dolar olduğunu kaydetti.
Bu rakamın fiziki çalışan bir piyasa için çok büyük bir rakam olduğuna işaret eden Saraç,
''İthalatı, tüketimi, ihracatı, istihdamı bir arada düşünüldüğünde altın ve kıymetli madenlerde Türkiye, dünyada her zaman ilk beşe giriyor. Bu ölçülerde, bu kadar rekabetçi ikinci bir sektörümüz yok'' diye konuştu. Elmas piyasası da yaratılacak Saraç, yastık altındaki altının 40 milyar dolar olabileceğini öngördüğünü, ancak piyasaya hurda altın olarak çıkan rakam nedeniyle tahminini değiştirdiğini dile getirerek, yastık altında 100 milyar dolara yakın altının bulunduğu yönünde olduğunu ifade etti.
Saraç, İAB olarak, 'elmas ve döviz piyasası oluşturulması' olmak üzere iki projeleri bulunduğunu aktararak, Türkiye'de elmas piyasasının tamamen kayıtdışı olduğunun altını çizdi. Saraç, şöyle devam etti:
''1.5 milyar dolar elmasın kendisi, 1.5 milyar doları da yarattığı katma değer olarak düşünüldüğünde, 3 milyar dolar maalesef kayıt dışıdır. Bu sektörün kayıt altına alınması için ÖTV'nin süratle indirilmeli ve borsadaki çalışmalara da hız kazandırılmalı. Elmas piyasasının, mevzuat eksikliklerinin tamamlanmasının ardından bu yıl açılması bekleniyor.''
İkinci projelerinin döviz piyasası olduğunu belirten Saraç, Londra'daki brokerlar aracılığıyla dolar/TL paritesinin belirlendiğini kaydetti.
Saraç, bunun önüne geçmek için Türkiye'de organize, şeffaf bir piyasaya ihtiyaç olduğuna işaret ederek, kurulacak elektronik işlem platformunda, takas güvencesiyle gerçekleşmesini sağlamak ve böylelikle mümkün olduğunca etkin, şeffaf, kurumsal, düşük maliyetli, hızlı ve pratik, piyasa aktörlerinin kullanmak isteyeceği bir döviz piyasasının kurulmasıyla, piyasada ayrıca efektif işlemlerine de yer verilmesinin amaçlandığını söyledi.
İAB Başkan Vekili Saraç, ''Merkez Bankası bu konuda görev alanının dışında bir rol atfetmemektedir.Bu da piyasada bir boşluk ortaya koymaktadır. Bazı bankaların faydalandığı ama bazı bankaların da faydalanamadığı bir sistem oluşmuştur. Döviz piyasasıyla herkesin faydasına bir sistemin borsa çatısı altında oluşacağını düşünüyoruz'' diye konuştu.
Halen kayıtdışı durumdaki online döviz alım satımı olan Forex'e de talip olduklarını belirten Saraç, ''Yapacağız demiyoruz, yapmaya talibiz. Görev verilmezse kendi kendinize yapacağız diye ortaya çıkamazsınız'' dedi.
Ekonomi