ÇAYKUR'da yetki kavgası
Öz Gıda-İş Sendikası’nın Rize’de Emek Düşmanlığı ve Sermayenin Uşaklığını Yaptığını Söyleyen Ziya Aksoy, Öz Gıda-İş Adına Açıklama Yapan Yetkililere Seslenerek; “Siz Önce Kongre Yapmasını Öğrenin, Seçime Girin de Öyle Konuşun!” Dedi.
Tek Gıda-İş Sendikası’nın yaklaşık 55 yıldır örgütlü olduğu Çaykur’da bir süre önce, iktidar yanlısı Hak-İş’e bağlı Öz Gıda-İş Sendikası’nın başlattığı ve etik dışı olarak nitelendirilen örgütlenme çalışması, Bakanlığın ‘çoğunluk tespiti’ kararı sonrası mahkemeye taşındı.
Çaykur’da çalışan 14 bin civarındaki işçinin 9 bin 695’inin üyesi bulunduğu Tek Gıda-İş Sendikası’nın, Bakanlığın, 4 bin 227 üyeli Öz Gıda-İş Sendikası lehine ‘çoğunluk tespitinde’ bulunmasına itirazı üzerine başlayan mahkeme sürecinin ilk duruşması 3 Mart Salı günü Ankara 6. İş Mahkemesinde yapıldı.
Mahkeme, yapılan ilk duruşmada tarafları dinledikten sonra, her iki sendikanın da ellerindeki belge ve bilgileri kanıtlarıyla birlikte 6 Mart 2009 Cuma gününe kadar Mahkemeye sunmalarını isterken; duruşmayı da 2 Haziran 2009 Salı gününe erteledi.
Mahkemenin önceki gün yapılan ilk duruşmasında Öz Gıda-İş Sendikası, söz konusu mahkemenin Rize’ye alınması ve duruşmaların Rize Adliyesinde görülmesini talep ettiği, mahkemenin ise bu talebi yersiz bularak reddettiği öğrenildi.
Geride bıraktığımız 2 Mart 2009 Pazartesi günü Türk-İş Rize Bölge Temsilciliğine atanan, Tek Gıda-İş Sendikası Rize Bölge Başkanlığı 1 Nolu Şube Başkanı Ziya Aksoy, konuya ilişkin açıklamasında, “Geride bıraktığımız 15 aylık dönemde Rize’de bir sendikal mücadele değil, adeta bir sendikal eziyet yaşandı. Etik olmayan, ahlak dışı bir çalışma ile Çaykur işçilerine baskı ve zulüm yapıldı. Politik baskı ve sürgün tehditleri ile işçilerimizin emeği sömürülmek istendi. Emeğe saygı duymayan zihniyet 4 bin 227’yi, 9 bin 695’ten büyük saydı. Ancak, ülkemizin bir hukuk devleti olduğunu, hukukun üstünlüğünün her zaman egemen olacağını unuttular. Çünkü onlar, emeğe saygı duymadıkları gibi, hukuka da inanmıyorlar” dedi.
Ziya Aksoy, Öz Gıda-İş Sendikasının Çaykur işçisini büyük bir belirsizliğin içerisine sürüklediğini, iktidar partisinin gücünü de arkasına alarak emek düşmanlığı yaptığını ileri sürerek; “Sermayenin uşaklığını yapan bu kimliği belirli kişiler, hedeflerine Çaykur’un özelleştirilmesini aldılar. İlk adım olarak ise 55 yıldır Çaykur’da örgütlü olan Tek Gıda-İş Sendikasına saldırarak, işçilerimiz arasındaki birlik ve bütünlüğü, iş barışını ve emek dayanışmasını bozmaya çalıştılar. Ama başaramadılar. Bütün baskı, tehdit, sürgün, eziyet ve zulme karşın 9 bin 695 işçi kardeşimiz sendikasından vazgeçmedi. Bu sürecin sonrasında, sendikasını değiştiren yüzlerce işçimiz de hatasını anlayarak yeniden eski sendikalarına, Tek Gıda-İş Sendikasına geri döndü ve dönmeye de devam ediyor. Ancak, bütün bunlara karşın, 9 bin 695’i ‘yok’ sayan bu matematik özürlü zihniyet, bugün çıkmış hala yetkiden ve çoğunluktan söz etme cüretini gösterebiliyor, ikramiyeden maaşlardan, sosyal haklardan söz edebiliyor. Siyasi baskı ve sürgün tehditleri nedeniyle mahkemeleri devam eden bu zalim, baskıcı, emek düşmanı ve utanmaz, aymazlar hala çıkıp emekçilerden söz edebiliyorlar” şeklinde konuştu.
Demokrasiye, kişi hak ve hürriyetlerine inandıklarını, şeffaf ve dürüst bir yönetim anlayışı ile hiçbir hesap yapmadan çayın ve Çaykur’un, işçi ve emekçilerin hakkını savunmaya yılmadan devam edeceklerini kaydeden Aksoy, “Öncelikle bugün işçilerimize sağlanan ekonomik ve sosyal katkıların temeli Tek Gıda-İş Sendikasının oluşturduğu sağlam altyapı sayesinde gerçekleştirilmektedir. Bunu bile anlayamayan, Tek Gıda-İş Sendikası sayesinde bulunduğu konuma gelen bazıları, Çaykur’a ve işçisine hiçbir katkı ve destek sağlamadığı halde, alın teri dahi akıtmadan emek ve emekçiler üzerinden rant sağlamanın peşinde. Onlar öncelikle kongre yapmasını öğrensin, seçimle bulundukları göreve gelsinler de öyle konuşsunlar bir kere. Bizim demokratik yapımızı, sesimizin gür çıkışını, ülkenin dört yanında nasıl eylemler geliştirdiğimizi onlar çok daha iyi bilirler. Biz, işçi arkadaşlarımızın özgür iradeleriyle göreve gelmiş temsilcileri olarak, dün olduğu gibi bugün de, bugünden sonra da işçilerimizin, emekçilerimizin hak arama, sosyal hakları, sağlık ve tüm sorunları ile ilgilenmeye, yanlarında olmaya devam edeceğiz. Bunu herkes böyle bilsin. Laf ebelikleri, uydurma yalanlarla, mesnetsiz karalamalarla halkımızı, emekçi kardeşlerimizi ve kamuoyunu aldatmaya kalkmasınlar” şeklinde açıklamalarını sürdürdü.
Türk-İş Rize Bölge Temsilcisi ve Tek Gıda-İş Sendikası Rize Bölge Başkanlığı 1 Nolu Şube Başkanı Ziya Aksoy, Çaykur’daki yetki tesbiti için Bakanlığın vermiş olduğu ‘çoğunluk tespiti’ kararı ile mahkemenin ilk duruşmasının 3 Mart’ta yapıldığını, duruşmanın 2 Haziran’a ertelendiğini de sözlerine ekledi.
Dilek ASLAN
