ÇEKÜD'den HES'lere İnceleme
Dernek üyeleri, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Çevre Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cumali Kınacı'nın da katılımıyla İkizdere HES'te incelemelerde bulundu ve işletme müdürü Ekrem Altınkaynak'tan çalışmalar hakkında bilgi aldı.
Dernek tarafından ziyaretin ardından yapılan açıklamada, HES'lerin oluşturduğu çevre sorunlarını ve eleştirileri yerinde inceledikten sonra tespit ve tekliflerini içeren bir rapor hazırladıkları belirtildi.
Hazırlanan rapora göre HES inşaatlarının yeşil örtüye ve canlı yaşama ciddi zarar verdiğinin gözlendiği ifade edilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi: ''Yıllık ortalama debinin yüzde 10'u olarak öngörülen can suyu miktarı, kurak mevsimler için yeterli gözükmüyor. Kurak mevsimlerde canlılara yaşam alanı sağlayacak çözümler düşünülmemiş. Herkes pastadan daha fazla pay almaya çalışıyor. Halkın şikayetlerinin arka planında suyu eskisi gibi kullanma alışkanlıklarının devamı konusundaki kaygılar, HES inşaatlarında ayrıcalıklı çalışma isteği, gibi sorunlar var. Şirketlerin kanuni ve vicdani görev, sorumluluk ve taahhütlerini yerine getirmekte dürüst davranmadıkları anlaşılıyor.
İnceleme yaptığımız bir santralde açık su kanalının yıkılması sonucu çevreye verilen tahribatın grubumuzdan saklanmaya çalışılması, can suyunun geceleri kesildiği, salınan su miktarının siyasilerin ziyaretlerinde arttırıldığı iddialarını araştırmak üzere inceleme yapmak için gittiğimiz bir santrale önceden randevu alınmasına rağmen alınmayışımız, bu tespitlerimizi güçlendirici nitelikte.''
-ÖNERİLER-
Türkiye'nin enerji politikası oluşturularak hangi enerji türünün nereden ne miktarda elde edilebileceği konusundaki hedeflerin netleştirilmesi gerektiği kaydedilen açıklamaya, şöyle devam edildi: ''HES sayıları, havza bütününü kapsayan master planlama ile yeniden tespit edilerek gerçekçi rakamlara çekilmelidir. ÇED raporlarında ekolojik ve sosyal yapıya gerçekçi çözüm önerileri getirilmelidir. Can suyu oranları evcil hayvanlar, balık çiftlikleri, değirmenler, tarımsal kullanımlar gibi genelde akarsudan yararlananların kullanımı için gerekli su miktarlarını da içerecek şekilde hesaplanmalıdır. Can suyunun hesaplanmasında mevcut yöntemler gözden geçirilerek, ülke, bölge, havza bazında uygun yöntemler kullanılmalıdır.
HES'leri hangi aşamada kimin kontrol edeceği konusundaki kargaşa ve belirsizlik önlenmelidir. Yöre halkı ile temaslar arttırılarak yayılan olumsuz dedikodular önlenmeli, yapılan ve yapılacak projeler hakkında doğru bilgilendirme toplantıları düzenlenmelidir. En az HES'lerden kazanılacak enerji miktarı kadar kayıp verdiği söylenen mevcut enerji hatları yenilenerek kaçakların önlenmesi acilen programa alınmalıdır.''
