CHP İstanbul'da 'ahlaksız teklif'i kim yaptı?

CHP İstanbul'da 'ahlaksız teklif'i kim yaptı?
CHP İstanbul'daki derin çatlak yeni bir iddia ile gündeme bomba gibi düştü. CHP kulislerine yakınlığı ile bilinen Barış Yarkadaş 'ahlaksız teklif' dedi ve 'CHP'li belediyelere operasyondan bahsetti...

CHP tabanına yakınlığıyla bilinen gercekgundem'de Barış Yarkadaş'ın yazısı CHP'de yeniden taşları yerinden oynatacak. Bazı CHP'lilere seslenen Yarkadaş, ''Karakterin içten içe çürümüşken, kendine bakmadan AKP’yi ‘’ahlaksızlık’’ ve ‘’yolsuzluk’’la suçlayacaksın… Üzerinde bu kadar zaaf taşırken, ortada seçim ve sandık yokken, CHP İstanbul İl Başkanlığı’nı bir nevi ‘’darbe’’yle ele geçirmeye çalışacaksın…'' dedi.

Yarkadaş'ın yazısındaki Ahlaksız teklif ise CHP'de yeniden büyük tartışmalar ve bölünmeler yaşatacak.

İşte o gündeme güm diye düşen yazı ve iddialar...

''Bunlara inanmak bile istemiyorum…
Geride bıraktığımız hafta kaleme aldığım “34 ilçe başkanının ismi yok mu?’’ başlıklı yazı, yalan rüzgarını bitirdi. Bizim ‘araştırma’yı sevmeyen meslektaşlarımız da ‘okunma rekoru’ kıran bu yazının ardından ağızlarına “34 ilçe başkanı Gürsel Tekin’i istemiyor’’ lafını bir daha almadı. Zira o yazıda, ‘’Kim bu başkanlar, isimleri cisimleri yok mu?’’ diye sormuştuk. CHP tabanının sıkı bir şekilde takip ettiği bu köşede yer alan soru ne yazık ki; yanıtsız kaldı. Tek bir ilçe başkanı bile ‘’Aradığın kişi benim’’ demedi, diyemedi…

Demek ki; siyaset dedikleri olgu bu… Kişilerin arkasından konuşacak, yüzlerine geldiğinde ise gülümseyeceksin… Küçücük çıkarlar uğruna, sana dostluk yapmış, vefa göstermiş, sırtında taşımış insanları ‘linç’ etmek için fırsat kollayacaksın… ‘Gün bu gündür’’ diyerek hareket geçip pusu kuracak, yalan üretecek, iftira atacak, sonra da ‘’ahlak’’tan ve ‘’erdem’’den bahsedeceksin… Karakterin içten içe çürümüşken, kendine bakmadan AKP’yi ‘’ahlaksızlık’’ ve ‘’yolsuzluk’’la suçlayacaksın… Üzerinde bu kadar zaaf taşırken, ortada seçim ve sandık yokken, CHP İstanbul İl Başkanlığı’nı bir nevi ‘’darbe’’yle ele geçirmeye çalışacaksın…

Üstelik bunu yaparken, siyasi argüman yerine, paranın gücünü kullamaya çalışacaksın… Paranın yetmediği yerde ise ‘’vaat’’lere sığınacaksın… Vaatlerin ise ‘’hayal satmak’’tan öteye geçemeyecek…Oturmadığın ve hiçbir zaman oturamayacağın bir koltuğa sanki kurulmuş gibi ‘’bol keseden unvan dağıtacaksın…’’

Neden mi bahsediyorum?

Biliyorsunuz, CHP İstanbul İl Başkanı – Gerçek Gündem.com Yazarı Gürsel Tekin, partisinin 33. Olağan Kurultayı’nda PM’ye girdi, ancak Kılıçdaroğlu ile Önder Sav’ın MYK listesinde olmadığı için burada görevlendirilmedi. Tekin, henüz kamuoyuna siyasi planına ilişkin bir açıklama yapmamışken, medyada binbir türlü rivayet üretildi. Tekin’in İstanbul İl Başkanlığı’na dönemeyeceği, PM’de kalmasının istendiği yönünde haberler çıktı. Bunlara bir de “34 ilçe başkanı Tekin’i İstanbul’da istemiyor’’ yalanı eklenince, tüm gözler CHP’ye çevrildi. Üstelik, bu tartışmalar sürerken, Gürsel Tekin, tek bir gazete ya da TV’ye röportaj vermekten kaçındı. Partinin MYK’sı İstanbul’a ilişkin bir tasarruf geliştirmemişken, Tekin de yeniden İstanbul’a dönüp dönmeyeceği konusunda bir açıklama yapmadı.

Ama ne ilginçtir ki; buna rağmen, yıllardan bu yana CHP’nin kapısından bile geçmeyen birçok kişi ‘’kulis’’ yapmaya başladı. Gazetelerdeki yakınlarına isimlerini yazdırarak, genel merkeze faks çektirerek ‘’İstanbul İl Başkanı’’ olmak istediklerini beyan etti.

Bir önceki yazımızda, herkesin demokratik sınırlar içinde ‘’İl Başkanlığı’’ talep etme hakkının olduğunun altını çizmiştik. Ama ortada garip bir durum var… İl Başkanı’nı mevcut tüzükten ötürü şu an sadece İstanbul İl Yönetimi seçebiliyor. Tüzüğün bu konudaki hükümleri çok açık… Yani bir il başkanı atanacaksa, Genel Sekreter Önder Sav İstanbul İl Yönetimi’ne bir genelge yollayacak ve “Tüzüğün ilgili maddesi uyarınca, içeriden ya da dışarıdan birini başkan olarak atayın’’ diyecek.

CHP sanki tüzükle yönetilmiyormuşçasına davrananlar ise; ne ilginçtir ki Ankara’da kapıları aşındırıyor, kulis yapıyor, il yönetiminin iradesine rağmen başkanlık koltuğuna oturmaya çalışıyor. Oysa; İstanbul İl Yönetimi daha birkaç gün önce hem Genel Sekreter Önder Sav, hem de Genel Başkan Kılıçdaroğlu ile görüşerek irade beyanında bulundu. Üstelik yönetimdeki 18 kişinin tamamı… Tekin’in çalışma arkadaşları ‘’Tekin’in yanındayız ve yeniden göreve dönmesini istiyoruz’’ dedi.

İl Yönetimi’nin bu ilkeli ‘’duruş’’u, saha dışındaki oyuncuların hesaplarını alt üst etti. Tüzük gereği’’tek seçici’’ haline gelen il yönetimi, birlikte ter döktükleri, emek verdikleri, acı – tatlı birçok şeyi paylaştıkları arkadaşları Tekin’i yarı yolda bırakmadı… Bırakmayacaklarını son hafta önlerine serilen ‘’ahlaksız teklif’’leri reddederek de gösterdiler…

Tüzüğe göre, MYK’nın yeni bir il başkanı atayabilmesi için, mevcut yönetimden en az on kişinin istifa etmesi ve yönetim kurulunu boşaltması gerekiyor. CHP İstanbul il yönetiminin ‘kurul’’u boşaltması için harekete geçen bazı kişiler, siyasi ihtiraslarının nelere mal olacağını daha şimdiden gösteriyor. İl başkanı olmak için “2 milyon dolar bütçe ayıran” bir aday adayı, il yönetim kurulu üyeleriyle irtibat kurmaya çalışıyor. Aday adayı, birkaç belediye başkanıyla görüştükten sonra, çevresine “Onlar da beni destekliyor’’ havası yayıyor. Ardından da “Bu iş için 2 milyon dolar ayırdım’’ diyor.

Allahtan, İstanbul İl Yönetimi’nde bulunan kişiler, parti ahlakı ve geleneklerine sıkı sıkıya bağlılar… Bu yüzden, etrafta “2 milyon dolar bütçem var’’ diyen aday adayı ve çevresiyle görüşmüyorlar bile… Çünkü; yapılacak her türlü görüşmenin, siyasi hayatlarını riske sokacaklarını ve üzerlerine yapışacak lekenin çıkmayacağını biliyorlar….

Tabii bu aday adayı ‘’serseri bir mayın’’ gibi dolaşıyor… 2 milyon doları il başkanlığı için ayırdığını söyleyen bu kişi, “Belediye başkanlarının tamamı benim arkamda. Bu hafta kahvaltı yapacak ve beni destekleyeceklerini açıklayacaklar. Bana para konusunda yardımcı da olacaklar’’ diyor.

Eğer bu iddialar doğruysa, Kemal Kılıçdaroğlu’nun İstanbul’a bir an önce el koyması ve bu rezalete son vermesi gerekiyor… İl Yönetim Kurulu Üyelerinin gösterdiği tutarlı davranışı toplumun Kılıçdaroğlu’ndan da beklemeye hakkı var sanırız…

Aksi taktirde, artık İstanbul’un dört bir yanını kaplayan bu söylentiler, CHP’nin yaratmaya çalıştığı ‘’dürüst siyaset’’ algısını boşa çıkaracaktır… Kılıçdaroğlu, 2 milyon dolar ayırdığını söyleyen bu aday adayı ile VARSA onu desteklediği iddia edilen belediye başkanlarını mercek altına almalıdır. Kılıçdaroğlu, ‘’Ben örgüt sorunlarını askıya aldım, bunlarla değil seçimle uğraşacağım’’ diyorsa, yanılıyor… Çürümüş bir örgüt, Kılıçdaroğlu’nun tüm iddiasını bitirir…

Üstelik, kapıda CHP’li belediyelere yönelik operasyonların işaretleri dururken…

Kılıçdaroğlu bu yüzden İstanbul’a özel bir önem vermeli, “2 milyon dolar’’ın kaynağının nerelerden sağlandığını hızla tespit ettirmelidir…''