Dervişoğlu: 3-5 kurban verilip, bu çarkın asıl sahipleri aklanmasın

Dervişoğlu: 3-5 kurban verilip, bu çarkın asıl sahipleri aklanmasın
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, TBMM'de partisinin grup toplantısında konuştu.

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, fon soruşturmasına ilişkin, "3-5 kurban verilip, bu çarkın asıl sahipleri aklanmasın. Biz iktidardan kelle istemiyoruz. Hesap istiyoruz. ‘Haksız kazançların iadesi’ diyerek hırsızın aldığını sözde geri getirip masaya bırakmasını da adalet diye kabul etmiyoruz” dedi.

Dervişoğlu, Türkiye’nin yeni yasama yılına Cumhuriyet tarihinin en büyük vurgunlarından biriyle girdiğini söyleyerek, “Her şeyden önce adını doğru koyalım. Bu münferit bir olay değildir. Bu bir magazin olayı değildir. 3-5 zenginin yatını, katını, arabasını, servetini sayma meselesi, hiç değildir. Bu, iktidar gözetiminde hırsızlıktır. İnsanların alın terinin, emeklinin kıdem tazminatının, çocuğuna iyi bir gelecek bırakmaya çalışan ailenin tasarrufunun, enflasyon karşısında üç kuruşunu korumaya çalışan vatandaşın birikiminin devletin gözü önünde bir saadet zincirine heba edilmesidir. Üstelik bunlar bir gecede olmadı. Tam bir sene önce bu kürsüden borsada, fonlarda küçük yatırımcının sırtından dönen işleri anlattık, uyardık. İlgili kurumlara seslendik. Ardından 2 Aralık 2025 tarihinde, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek başkanlığında Finansal İstikrar Komitesi toplandı. Fonlar konuşuldu. Riskler konuşuldu. SPK’nın alabileceği tedbirler konuşuldu. Demek ki bugün kimse çıkıp; ‘Devlet bilmiyordu’ diyemez. Devlet ve kurumlar biliyordu. Uyarılar yapılıyordu. Ve aylar boşa geçti. Hepimiz biliyoruz ki bu çapta bir vurgun, siyasetten onay almadan, yargıdan zırh kuşanmadan, bürokrasiden yol bulmadan yapılamaz” ifadelerini kullandı.

‘İŞLENEN SUÇ, TÜRK MİLLETİNİ SOYMAK SUÇUDUR’

Dervişoğlu, Türk milletinin sorduğu çok hayati soruların var olduğunu belirterek, “Birincisi, ‘Erdoğan bütün bunlardan habersiz midir?’ Her şeye gücü yeten; bakanını, valisini, bürokratını atayan; kurulların yönetimini belirleyen; devlet idaresinin en tepesinde bulunan Cumhurbaşkanı, bu büyüklükteki bir organizasyondan, 10 milyarlarca dolar kara paradan gerçekten habersiz midir? Bir an için diyelim ki, evet, habersizdir. Eğer öyleyse, bu başlı başına büyük bir yönetim zaafıdır. Siyasi hayatı boyunca hep daha fazla yetki isteyen, her fırsatta daha fazla yetki alan ve sonunda yürütme gücünü bir makamda toplayan Erdoğan, demek ki artık topladığı bu yetkilerin altından kalkamıyor demektir. Paslanma tehlikeli bir düzeye gelmiş demektir. İkinci soru, ‘Erdoğan olup biteni biliyor ama engelleyemiyor mu?’ sorusudur. O zaman bu sistemin ‘hızlı karar’, 'istikrar' ve ‘koordinasyon’ diye anlatılan bütün gerekçeleri çökmüş demektir. Ve yine Erdoğan zaaf içindedir demektir. Üçüncü soruysa çok daha vahimdir. Eğer Erdoğan olup bitenden haberdarsa bu saadet zincirinin büyümesine göz yummuş demektir. Siyasi nüfuzun sağladığı imkanların kullanılmasına ses çıkarmamış, Erdoğan bu suça iştirak etmiş demektir. Başka bir ihtimal varsa buyursunlar anlatsınlar. Türk milleti duymak istiyor. AKP’lisi, MHP’lisi, Yeni Partilisi, CHP’lisi ve İYİ Partilisi. Bu şüphe şunun bunun üzerinde değil, doğrudan doğruya sizin üzerinizdedir Sayın Erdoğan. İşlenen suç da sizi üzme suçu değil, Türk milletini soymak suçudur” diye konuştu.

‘HAKSIZ KAZANÇLARIN İADESİ YETMEZ’

Dervişoğlu ayrıca, “Her konuşmanızda millete ahlak dersi veriyorsunuz Sayın Erdoğan. Peki kendi partinizde ne yaptınız? İhraç ettiniz mi? Bunun için ne gerekiyor? Hangi savcıyı bekliyorsunuz? Hangi mahkemenin kararını bekliyorsunuz? Sizin partinizin disiplin yönetmeliği yok mudur? Partinizin kendi siyasi ahlakı yok mudur? Bu kirli düzenin bir de kirli çarkı var, borsası var. 15 Temmuz ihanetinden sonra FETÖ borsasının nasıl kurulduğunu bu millet gördü. Suçlunun parayla aklandığı; suçsuzun siyasi husumetle suçlu ilan edildiği; aracıların, simsarların türediği; adaletin işportaya düşürülmeye çalışıldığı günleri gördük. Şimdiden uyarıyorum, aynı şey bu büyük soygunda da yaşanmasın. Fon borsası yetmedi, bir de aklanma borsası kurulmasın. 3-5 kurban verilip, bu çarkın asıl sahipleri aklanmasın. Biz iktidardan kelle istemiyoruz. Hesap istiyoruz. ‘Haksız kazançların iadesi’ diyerek hırsızın aldığını sözde geri getirip masaya bırakmasını da adalet diye kabul etmiyoruz. Haksız kazançların iadesi yetmez. Haksız ve hukuksuz kullanılan yetkilerin de iadesi gerekir. Milletin yalnızca parası pulu değil, itibarının, haysiyetinin de iadesi gerekir. Herkes çaldıklarını geri verecek. Geri vermekle kalmayacak, hesabını da verecek” dedi.

Kaynak:DHA

HABERE YORUM KAT
OKUYUCULARIMIZIN DİKKATİNE !... Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.