Dünya Çölleşmeyle Mücadele Günü
TEMA Rize temsilcisi Nevzat Özer, toprak ve su varlığının güvence altına alınarak ve korunarak hem insanların yaşamlarının iyileştirilebileceğini, hem de dünyanın ortak geleceğinin güvence altına alınabileceğini bildirdi.
Özer, yaptığı yazılı açıklamada, toprak ve suyun korunmasının dünyanın ortak geleceğini güvence altına almak olduğunu belirtti.
Birleşmiş Milletler'in (BM) bu yıl 17 Haziran Dünya Çölleşmeyle Mücadele Günü'nün ana temasını ''Toprak ve Suyun Korunması = Ortak Geleceğimizi Güvence Altına Almak'' olarak belirlediğini duyuran Özer, şunları kaydetti:
''Bu ana tema ile ülkeler için güvenlik kavramının özellikle soğuk savaş dönemi sonrasında boyut değiştirdiği ve sürdürülebilir yaşamı gözeten kalkınmanın artık bu sürecin bir parçası olduğuna dikkat çekilmesi hedeflenmektedir. Çölleşme, arazi bozulumu ve kuraklık insan güvenliğini tehdit ederken, başarısız politikalar ve iklim değişikliği toprağa her zamankinden daha fazla baskı uygulamaktadır.
Toprak ve su varlıkları güvence altına alınmadığından insanlar yaşamlarını sürdürebilmek için en temel ihtiyaçları olan su ve gıdaya ulaşabileceklerine inandıkları bölgelere göç etmektedirler. 2050 yılına kadar 200 milyon kişinin çevresel nedenlerle göç edeceği öngörülmektedir. Oysa toprak ve su varlığı güvence altına alınarak ve korunarak hem bu insanların yaşamları iyileştirilebilir hem de dünyanın ortak geleceği güvence altına alınabilir.''
Çölleşmenin küresel bir sorun olduğunu, dünya yüzeyinde her yıl 6 milyon hektar alanın çölleştiğini, yaklaşık 750-800 milyon kişinin çöl ve çöl benzeri yerlerde açlık sınırında yaşadığını bildiren Özer, BM Çevre Programı'na (UNEP) göre küresel düzeyde çölleşmeden doğrudan etkilenen bölgelerde yıllık gelir kaybının 42 milyar dolar olmasına rağmen çölleşme ile mücadelenin yıllık bedelinin sadece 2,4 milyar dolar olduğunu kaydetti.
Özer, Türkiye'nin 500 milyonu tarım alanlarından olmak üzere her yıl 1 milyar 400 milyon ton, her gün 400 bin kamyon, her saniye de 16 ton tarım toprağını erozyonla kaybettiğini ileri sürerek, şöyle devam etti:
''Ancak bu ciddi tehdide rağmen Türkiye halen arazi kullanım planlamasını yapmış değildir. Bu nedenle tarım arazilerinin üzerine sanayi tesisleri kurulmakta, ormanlar yakılmakta, işgal edilip yapılaşmaya açılmakta veya tarlaya çevrilmekte, sulak alanlar kurutularak tarlaya çevrilmektedir. TEMA Vakfı olarak Dünya Çölleşmeyle Mücadele Günü'nde ülkeyi yönetenlere 'Gelecek İçin Arazi Kullanım Planlaması' yapılması, mayınlı arazilerin öz kaynaklarımızla temizlenerek organik tarıma açılması ve verimli topraklarımızın yabancılara satılmaması gerektiği çağrısında bulunuyoruz.''
