EBS Rize Şube Başkanı Yığcı’dan Sert Tepki: "Tehdit Dili Eğitimciye Yakışmaz!"
EBS Rize 1 Nolu Şube Başkanı Adnan Yığcı, kullanılan dilin tehdit vari olduğunu ve eğitim camiasındaki huzuru bozmayı hedeflediğini belirterek, "Eğitim kurumları güç gösterisi yapılacak alanlar değildir" dedi.
Yığcı, iki hafta önce yaptıkları "Okullarda Mobbing" açıklamasının ardından yeni bir polemikle karşı karşıya kaldıklarını ifade etti. O açıklamanın yankıları henüz dinmemişken bu sefer yine aynı kesimden bahtsız bir açıklama ile karşı karşıya kaldıklarını ifade eden Yığcı, sendika başkanının söylemlerinin hukuki sınırları aştığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: “Bir sendika başkanının sosyal medya açıklamalarında kullandığı ifadeler; hukuki ve sendikal sınırları zorlayan, kamu görevlilerine yönelik tehdit algısı oluşturan söylemlere dönüştü. Bu dili normalleştirmiyor ve kabul etmiyoruz. Sendikal mücadele; tehditle, imayla ya da haksız kamuoyu baskısı oluşturarak yürütülmez. Üyelik çalışmaları gerilim üzerinden değil, ilke ve değer üzerinden yapılır.”
İdari tasarrufların kişisel husumet alanına çekilmesini eleştiren Yığcı, bu tür yaklaşımların "sendikal olgunlukla" bağdaşmadığının altını çizerek, “İdari bir tasarrufu kişisel husumet alanına çekmek ve kamuoyu önünde baskı oluşturmaya çalışmak sendikal olgunlukla bağdaşmaz.” dedi.
Yığcı, eğitimcilerin her zaman sağduyulu ve örnek bir dil kullanması gerektiğini belirterek, muhatabına sert eleştirilerde bulunarak, “Hiçbir eğitim çalışanı üstü kapalı ifadelerle baskı altına alınamaz. Eğitimcilerin dili; sağduyulu, sorumlu ve örnek olmalıdır. Biz, içinin tamamen boş olduğunu bildiğimiz bu ucuz tehdit ifadelerinin bir eğitimciye kesinlikle yakışmadığını, ilgili kişinin derhal özür dileyip mesajını silmesi gerektiğini kendisine tavsiye ediyoruz. Eğitim kurumları güç gösterisi yapılacak alanlar değildir.” diye konuştu.
Eğitim camiasının kutuplaştırılmasına ve okul yöneticilerinin hedef gösterilmesine müsaade etmeyeceklerini vurgulayan Yığcı, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Hiçbir eğitim çalışanı üstü kapalı ifadelerle baskı altına alınamaz. Eğitimcilerin dili; sağduyulu, sorumlu ve örnek olmalıdır. Biz, içinin tamamen boş olduğunu bildiğimiz bu ucuz tehdit ifadelerinin bir eğitimciye kesinlikle yakışmadığını, ilgili kişinin derhal özür dileyip mesajını silmesi gerektiğini kendisine tavsiye ediyoruz. Eğitim kurumları güç gösterisi yapılacak alanlar değildir.
Gerektiğinde idari ve yargısal tüm süreçleri kararlılıkla işleteceğimizi tekrar ifade ediyoruz.
Eğitim camiasını kutuplaştırmaya, yöneticileri hedef göstermeye ve sendikal rekabeti gerilim üzerinden kurgulamaya kimsenin hakkı yoktur.
Özellikle belirtmek isteriz ki; Eğitim-Bir-Sen, diğerlerine göre değil, kendi değerlerine göre sendikacılık yapar. Üyemiz olsun ya da olmasın, her paydaşımızın sorunlarını dinlemek ve çözüm üretmek için sahadayız.
İş yerlerinde sendikal faaliyetlerin yürütüleceği alanları kurum müdürleri belirler. Belirlenen alanlar dışında faaliyet yapılamaz. Kurum müdürü; sendika panoları ve idari birimler dışında takvim, afiş ve benzeri materyallerle ilgili düzenleme yapabilir ve bu karar tüm sendikalar için bağlayıcıdır. Bahse konu müdürümüz de tüm sendikalara eşit mesafede durmuş, alınan kararı temsilcilere bildirmiştir.
Meseleyi farklı mecralara çekerek algı oluşturma çabası doğru değildir. Konu bir materyalin mevzuata uygunluğu meselesidir; her şey eşitlik ve düzen çerçevesinde değerlendirilmiştir.
Ayrıca sınıflar öğrencilerin eğitim alanıdır. Bu alanlar pedagojik bütünlüğün ve akademik tarafsızlığın korunması gereken ortamlardır. Sınıflarda eğitim materyalleri dışında herhangi bir sendikal, ideolojik veya yönlendirici nitelik taşıyan materyalin bulundurulması uygun değildir. Eğitim ortamlarının sendikal ya da ideolojik tartışmaların zeminine dönüştürülmesine müsaade edilemez. Pazar ilçemizdeki uygulama da tam olarak bu ilke doğrultusunda, eşitlik ve mevzuat çerçevesinde gerçekleşmiştir.
Amaç sendikal yetki ise, bunun yolu gerilim değil, sahada emek ve güven üretmektir. Eğitim çalışanlarımız sağduyuludur; süreci dikkatle takip etmektedir. Gereken tepki eğitim çalışanları tarafından da mutlaka verilecektir.
Özetle; tehdit algısı oluşturan dil eğitimci dili değildir. Eğitim-Bir-Sen olarak süreci hukuk çerçevesinde ve kurumsal sorumluluk bilinciyle takip edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.”
