Ekonomide kabus 2012’de başlayacak

Ekonomide kabus 2012’de başlayacak
Siz buna mı kötü diyorsunuz ekonomi dünyası daha beterine hazır olmalı.

Bankacılık krizini atlatmak için iki yıldır debelenen dünya ekonomisi için yeni kabusun tarihi belli oldu.

Mortgage krizini takip eden Avrupa karmaşası ve korkutan borç sarmalının kötü olduğunu düşünüyorsanız birde 2012’yi görün.

Dünyayı gelişmekte olan ülkeler 2010’da ekonomiyi sırtlamış gibi görünse de onlarında gelişmiş ekonomilerle olan bağı başarılarını pamuk ipliğine bağlarken gelecek krizin yerel idarelerin çıkarttığı tahvillerden mi, hedge fonlardan mı, türev ürünlerden mi yoksa ülke borçlarından mı çıkacağı yeni tartışma konusu olurken her gün yeni balon haberleri de gündemi işgal etmeye başladı.

Domino etkisi nedeniyle her yerde iyileşme sağlamadıkça uzmanlar kara bulutların tamamen geçmeyeceği konusunda hep fikir bunun için de yeni bir tarih ortaya atıyorlar.

2012…

PEKİ NEDEN 2012?

Pek çok piyasa uzmanın 2009’da kurtuluş yılı olarak gösterdiği 2012 şimdi neden kabus yılı oldu.

Bunun en temel nedeni ise ABD’de yapılacak olan seçimler. Geçtiğimiz hafta gerçekleştirilen yarı seçimler sonrasında gözler 2012’ye çevrildi. Ekonomik krizlerin geleneksel patlama dönemi olarak benimsenen seçim dönemleri yeniden gündemde.

Seçimlerin yeni krizin kaynağı olacağı görüşünü temellendiren argüman ise Türkiye’de de yabancı olmadığımız bir neden. Seçim dönemlerinde artan harcamalar uzun dönemli problemlerinde temelini oluşturuyor. Politikacıların göz ardı ettiği artan açık, aşırı değerli kur ve büyüyen harcama kalemleri girdinin azalmasına ve bir türlü dikiş tutmayan istihdamda daha da kötüye gidişe zemin hazırlayacak.

Bu saptama ise tecrübe ile sabit. 1971 yılına dönüldüğünde Başkan Nixon maaş ve fiyatlarda kontrol mekanizmasını çalıştıracağını ummuş, 1972’deki seçimlere kadar ekonomi enflasyon baskısı altında kalmış 1973’te de derin bir durgunluk dönemine girilmişti.

Bir başka örnek ise 1988’de Baba Bush’un seçime katıldığı dönemde yaşandı. Artan borçlar ile ekonomi yeniden zorlu dönemece girmişti.

PAULSON KRİZE GÖZ YUMDU

1932’de ise daha dramatik bir süreç tüm dünyayı etkisi altında aldı. Herbert Hoover’in bozguna uğraması ve Fraklin D. Roosevelt’ın 4 aylık geçiş döneminde politika yapıcıların bankalara düzenleme getirme çalışması ve doları tutuk altınla bağlaması banka felaketini de beraberinde getirdi. Bu da bütün dünyayı kasıp kavuran büyük buhranın temellerini atmış oldu.

Bu örneklerde bizi bu günlere getiren 2008 yılını da unutmamak lazım. Bear Stearns Mart ayındaki kurtarılması sonrasında dönemin Hazine Bakanı Henry Paulson bir şeyler yapması gerektiğini biliyordu fakat seçimlerin yaklaşması nedeniyle elinin bağlı olduğunun da farkındaydı.

Sonrasında gelen Lehman’ın batışı ve krizin tüm dünyayı etkisi altına alması süreci yaşandı.

SEÇİMLER KRİZLERİN TETİKLEYİCİSİ

Bu süreç sadece ABD için geçerli olan bir döngü değil. Yunanistan’da 2009 Eylül’ünde yaşanan seçim döneminde hükümet borçların GSYH’nın yüzde 6’sına çıkmasına göz yumdu. Bir önceki hükümetin harcamalar konusundaki iyimser duruşu yeni hükümetin omuzlarında yükü artırdı. Batış sürecine giren Yunanistan’da IMF ve Avrupa Birliği gibi kurtarıcı dış güçler devreye girerek kısmi bir toparlanma sürecini başlattı.

Bir başka örnek ise 1982’de Meksika’da yaşandı. Borçların artması ve aşırı değerlenen kur nedeniyle yatırımcılar paralarını çekmeye başladı. Rezerv boşalmaya başlayınca hükümet yetkilileri seçimlerin ertelenmesini umdu. FED kısa dönem dolar borçlanmasına yardımcı oldu. Fakat yeterli olmayan yardın sonunda Ted Truman başarışız olduklarını kabul etti. Meksika’nın borçlarını ödeyemeyeceğini açıklaması ile Latin Amerika krizi ve bölge kayıp 10 yıl başlamış oldu. Aynı bölge 1994 seçimlerinde de Tekila krizi ile yüzleşmek zorunda kaldı. Pezo devalüe oludu.

ÖRNEKLER DÜNYANIN DÖRT BİR YANINDA

Asya tarafında 1997’de gözlenen finansal krizin başlaması da benzer bir dönemden geçilerek yaşandı. Güney Kore IMF’den 55 milyar dolarlık borç almak zorunda kalırken dünya Bankası de devreye girmek zorunda kaldı.

Seçim kabuslarından biri de 1990’de Brezilya’da yaşandı.

GELELİM 2012’YE

Göstergeler Lehman öncesine dönüş sinyalleri veriyor. Ama seçim süreci yeniden yaklaşması tehlike çanlarının yeniden çalmasına neden oldu.

Ülke borçları II Dünya Savaşı sürecine geri döndü. Dikkatli ekonomistler geçtiğimiz hafta açıklana ikinci parasal genişlemenin kırılgan ekonomide gerçek düzleme yaşanması halinde borçları stabize edeceğinde hem fikir.

Şimdilik Japon tarzı stagflasyon riskini yoğun oluşu ABD tarafında faizin daha da aşağı çekilmesene neden olabilir. Hazine borçları ve bütçe açığını nasıl kontrol altına alacağını hesaplarken seçim harcamaları korkuları tetikliyor.