Fındıklı Belediye Başkanı Çervatoğlu’ndan "Mücadele" Mesajı: "Dün Sessiz Kalmamalıydık, Bugün Tam Görev Zamanı"

Fındıklı Belediye Başkanı Çervatoğlu’ndan "Mücadele" Mesajı: "Dün Sessiz Kalmamalıydık, Bugün Tam Görev Zamanı"
Rize’nin Fındıklı ilçesinde halka seslenen Belediye Başkanı Ercüment Şahin Çervatoğlu, kayyum uygulamalarına sert tepki gösterdi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve Türkiye’deki devrimci, vatanperver güçlerin bağımsızlık inancından asla ödün vermeyeceğini vurgulayan Fındıklı Belediye Başkanı Ercüment Şahin Çervatoğlu, gündeme dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Siyasi baskılara ve kayyum uygulamalarına karşı geri adım atmayacaklarını belirten Çervatoğlu, Fındıklı'da demokrasinin kararlılıkla inşa edileceğini söyledi. Geçmişte diğer partilere yönelik kayyum adımlarına karşı sessiz kalınmasını bir "eksiklik" olarak nitelendiren Çervatoğlu, "Bugün tam da görev zamanı" diyerek omuz omuza mücadele çağrısı yaptı.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nin Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) kurultay davasında aldığı karar, siyasi arenada yankı uyandırmaya devam ediyor. Mahkeme, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve parti yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırılmasına, eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve yönetiminin görevi devralmasına hükmetti. Kararın ardından tepkiler artarken, Rize’nin Fındıklı Belediye Başkanı Ercüment Şahin Çervatoğlu, sert açıklamalarda bulundu. Çervatoğlu, "Dün DEM Parti'ye yapılan kayyum uygulamasına karşı sessiz kalarak eksiklik yaptık. Ama bugün kurucu partiye yapılan bu müdahaleye teslim olmayacağız" dedi.

Cumhuriyetin kuruluş dönemine atıfta bulunarak mahkeme kararını eleştiren Çervatoğlu, halkın bu kararları asla kabul etmeyeceğini vurguladı. Açıklamasında Kurtuluş Savaşı dönemine dikkat çeken Belediye Başkanı Çervatoğlu şu ifadeleri kullandı: "19. yüzyılın başında emperyalist tekeller ülkemizi işgal ettiği zaman saray, onların işbirlikçileriydi. O zaman devrimci, ilerici, yurdunu seven Mustafa Kemal Atatürk halkına güvenerek bu ülkede bu cumhuriyeti bize armağan etti. Kime karşı? Saraya ve emperyalizme karşı. Bugün sarayın tetikçiliğini yapıp yeniden uluslararası sermaye ve emperyalizmin tam sömürüsü haline getirmeye çalışılan, ülkemizin talan edilmeye çalışılan ülkemizin tek adam rejiminin sürekli kılınmasını sağlamak için sarayın aparatları şeklinde davrananları asla ve asla bu halk kabul etmiyor."

Yargı kararı sonrası partinin teslim olmayacağının altını çizen Çervatoğlu, Cumhuriyet Halk Partisi’nin tarihsel misyonuna dikkat çekerek halkın iradesine güvendiklerini belirtti. Çervatoğlu sözlerini şöyle sürdürdü: “Cumhuriyet Halk Partisi bu ülkenin devrimci damarlarını da taşıyan bir partidir. Halkımız asla sarayın ve saraydakilerin taleplerini değil halkın yanında olanların, halkın iktidarını inşa edenlerin yoldaşıdır, yol arkadaşıdır. Halkımıza güveneceğiz, halkımızla birlikte sarayları nasıl 1920 ve 23’te yıktıysak, halkın iradesi kurulduysa, o dönemin Türkiye halkları bunu başardıysa, bu yüzyılda tam da yeniden sarayları yıkıp eşit, özgür, kardeşçe bir ülke yaratma mücadelesi elzemdir. Saraya değil halkımıza güveniyoruz.”

CHP Fındıklı İlçe Başkanlığı önünde de vatandaşlarla bir araya gelen Çervatoğlu, bir konuşma yaparak partililere ve halka mesajlar verdi. Konuşmasında kararlılık ve mücadele vurgusu yapan Çervatoğlu, meydandaki moralsizliğe müdahale ederek, "Asla ve asla boynumuzu bükmeyeceğiz. Yoldan geldim böyle üzüntülü, bizim yoldaşlar üzüntülü, yoldaşlarımızı kaybettiğimizde bile başımız diktir. O yoldaşlarımızı yitirdiğimiz an, yoldaşlarımızın mücadelesi bizi dik tutar. Hiçbir zaman boynumuzu bükmeyeceğiz. Bir kere buradaki heyecansızlığı bir giderelim. Biz iktidar yürüyüşündeyiz. Öyle bir şey yok, yılmak yok! Yılmak yok! Sandıkları kuracağız, tek tek o sandıklarda, kurulan sandıklarda onlarca çıkan oylarımız yüzlerce çıkacak, yüzlerce çıkacak, hepimiz bir nefer olacağız. " ifadelerini kullandı.

Mevcut siyasi durumu Birinci Dünya Savaşı dönemine benzeten Çervatoğlu, Mustafa Kemal Atatürk’ün Karadeniz’e çıkış sürecini hatırlatarak,“Hiç öyle yılmak, geri durmak yok. Niye yok biliyor musunuz? 1. Dünya Savaşı’nda emperyalistler bizi lime lime ettiği zaman bir önder çıktı 19 Mayıs’ta Samsun’u indi, Karadeniz’e. Saray ne dedi? Geri çağırdı! Saray kimindi? Emperyalizmin uşağı! Ülkeyi parçalayan, bölen, yok eden emperyalizmin uşağına karşı kurucu önderi, lider olan, daha sonra Türkiye’nin bağımsızlığını, tam bağımsız Türkiye’yi yaratan kadronun lideri Mustafa Kemal’di. İşte 103 yıl önce cumhuriyeti bize bu anlayış; emperyalizme karşı, sarayın bütün halkına zulmüne, halka yaptığı zulme karşı, sarayın emperyalist tekellere topraklarını peşkeş çekmesine karşı Bu topraklarda millet var, halk var dedi. Halkına güvendi. İşte biz o ruhun, devrimci ruhun çocuklarıyız, torunlarıyız. Sarayın aparatları, sarayın emirleriyle Cumhuriyet Halk Partisi’ni veya Türkiye Cumhuriyeti’ni yeniden uzun bir süre daha karanlığa boğamayacaktır.” şeklinde konuştu.

Tüm demokrat ve yurtsever kesimlere "cephe örgütlenmesi" altında birleşme çağrısı yapan Çervatoğlu, konuşmasında bölgenin temel geçim kaynağı olan çay tarımına ve yerel kültüre de sahip çıkarak,şöyle konuştu: “Tüm devrimci, demokrat, yurtsever, ülkesini seven yurttaşlarla; Cumhuriyet Halk Partisi olarak bir cephe örgütlenmesi olarak cephe örgütlenmesiyle tam bağımsız bir ülkeyi yaratmak, eşit, özgür, kardeşçe yaşayacağımız, çocuklarımızın geleceğinin yurt dışında arandığı değil kendi topraklarında aradığı; çayı bizi ezmek için kullanan değil, tam da o kurucu felsefenin Rize’den göçü önlemek ve yerel kalkınmayı güçlendirmek için çay tarımını bize sunanların anlayışıyla yeniden tarımı, yeniden bu ülkede demokrasiyi, yeniden sokakta düşmanlığı değil omuz omuza kardeşçe yürümeyi, yeniden halay çekmeyi, yeniden horon oynamayı asla ve asla kimse bize yasaklayamayacak ve engelleyemeyecektir.”

Çervatoğlu, şunları kaydetti: Cumhuriyet Halk Partisi ve Türkiye’deki devrimci yurtsever ülkesini seven vatanperver herkes bu inançladır. Bu inancın dışında olsa o zaman diktatörler gibi düşünceye yenilirdik binlerce kez bizi düşürdüler binlerce kez belki bizi toprağa düşürdüler ama asla ve asla yenilmedik o topraktan yeni filizlerle dirildik, yeniden tam bağımsız bir ülke yaratma mücadelesinde yer aldık ve ülkemizi tam bağımsız eşit özgür kardeşçe yaşayacağımız bir ülke yapmak için bugün tam da görev zamanı, tam da görev zamanı. Yargı eliyle bizim partiyi, başka şeylerde dün HDP'ye, DEHAP’e DEM Parti'ye yapılan kayyum uygulaması bugün kurucu bir parti olan Cumhuriyet Halk Partisi’ne uygulanıyor. Bunu dün denediler. Burada biz de eksiklik yaptık. Bu denemeye karşı sessiz kalmamalıydık. Evet, ama şöyle bir şey yok: Biz bu meydanları, bu ilçeyi, bu ili, bu Karadeniz bölgesini, bu ülkeyi emperyalizmin bağışıyla almadık. Bizim atalarımızın kanlarıyla emperyalizme karşı mücadelesiyle aldık; o mücadeleyi, o bayrağı asla ve asla düşürmeyeceğiz. Onun için hiçbir arkadaşımın, hiçbir kardeşimin, abimin, ablamın boynu bükük gezmeyecek. Önce Fındıklı’da, önce burada, partimizle, duruşumuzla, belediyemizle Fındıklı’yı sahipleneceğiz, Fındıklı’da demokrasiyi inşa edeceğiz. Kendi topraklarımızdan bu ülkenin yarınlara çocuklarımıza sağlıklı bir emanet taşımak için mutlaka ve mutlaka hepimiz omuz omuza vererek bu yükü taşıyacağız. Yanımızda düşenler olacak. Düşenlerden korkmuyoruz. Hainler olacak, hainleri de tarih sürecinde kendi çöplüğüne atacaktır. Biz de o atılmaya, hainleri ayıklayarak başlayacağız. Ama asla ve asla yaralı, düşen yoldaşlarımızı yolda bırakmayacağız. Devrimcilik, yol yürürken yoldaşlarını bırakmayan, onlarla birlikte zoru başarmak için azimle yürüyenlerdir. Bu süreçte hainler çıkacaktır. Devrimcilerin görevi o hainlere bakmak değil, o hainleri ayıklamak, geleceğimiz için yeniden devrimlere koşmaktır. Devrimlere ve yarınlarımıza koşmak için hep beraber, hep birlikte, omuz omuza mücadeleye, mücadeleye, mücadeleye!

zavendikli-mustafa-hoca-kuran-kurslari-kurban-bayrami-hissesi-003.jpg

HABERE YORUM KAT
OKUYUCULARIMIZIN DİKKATİNE !... Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
1 Yorum