Hasan Karal’dan Isırlık Çıkışı: "Beton Var, Ruh Yok; Vizyon Eksik Kaldı!"

Hasan Karal’dan Isırlık Çıkışı: "Beton Var, Ruh Yok; Vizyon Eksik Kaldı!"
DEVA Partili Hasan Karal; "Isırlık Tabiat Parkı'nda fiziki yapı var ama vizyon eksik. Proje; yerel üretimi ve kültürü doğayla buluşturacaktı. Sadece betonla değil, ruhuyla yaşatılmalı. Doğayı korumak yatırımdan önce doğru anlayış gerektirir." dedi.

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Hasan Karal, TBMM kürsüsünden memleketi Rize’nin doğa yatırımlarını mercek altına aldı. Kendi döneminde hayata geçirilen Isırlık Tabiat Parkı’ndaki son durumu eleştiren Karal, "Fiziki yapı inşa edildi ancak projenin ruhu ve vizyonu eksik bırakıldı" dedi.

Meclis Genel Kurulu’nda görüşülen Milli Parklar Kanun Teklifi üzerine Yeni Yol Grubu adına söz alan Hasan Karal, Rize’nin turizm ve doğa koruma politikalarına ilişkin yaptığı konuşmada, Rize’nin yeşiliyle, dereleriyle ve yaylalarıyla yalnızca bir turizm alanı değil aynı zamanda bir hayat kültürünü temsil ettiğini, doğal alanların ekonomik değer üzerinden değil koruma anlayışıyla ele alınması gerektiğini söyledi.

"İtirazımız Yatırıma Değil, Vizyon Kaybınadır"

Özellikle Rize’de şehir merkezine en yakın doğal alanlardan biri olan Isırlık Tabiat Parkı üzerinden yerel yönetime ve ilgili genel müdürlüğe seslenen Karal, yatırıma değil, vizyon kaybına itiraz ettiklerini vurguladı. Karal, “Bu alan kültürle doğayı buluşturan, yerel üreticiyi destekleyen, kontrollü ve sürdürülebilir bir model olarak hedeflenmişti. Bugün geldiğimiz noktada fiziki yapı var fakat vizyon eksik kalmıştır. İtirazımız yapılan işe değil, planlanan bütünlüğün hayata geçirilmemiş olmasınadır.” dedi.

2 Nisan 2015 tarihinde kendi milletvekilliği döneminde tabiat parkı ilan edilen 12 hektarlık alanın sıradan bir mesire alanı olarak planlanmadığını hatırlatan Karal, projenin temel amacının kültür, üretim ve doğayı buluşturan bir model olduğunu söyledi. Karal, şu ifadeleri kullandı: "Bu alan kamuoyuna tanıtılırken organik ürünlerin sergileneceği alanlar, Rize kültürünü yaşatacak reyonlar, yöresel el sanatlarının sunulacağı mekanlar gibi birçok farklı tasarımın uygulanacağı özellikle ifade edilmişti. Bu vizyon; bizim ortaya koyduğumuz, Rize’ye yakışan bir projeydi. Ancak bugün geldiğimiz noktada görüyoruz ki; bu projenin ruhunu oluşturan ekonomik ve kültürel boyut yeterince işletilmemiştir. Ortada bir fiziki yapı var ancak bu yapıyı anlamlı kılacak vizyon aynı ölçüde ortaya konabilmiş değildir. İtirazımız yapılan işe değil, tasarlanan bütünlüğün eksik bırakılmış olmasınadır. İtirazımız vizyon kaybınadır."

Doğa Koruma Genel Müdürü'ne "Rize" Çağrısı

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Hasan Karal, Rize’nin doğal alanlarının sadece turizm potansiyeliyle ölçülemeyeceğini vurgulayarak tarihi bir uyarıda bulundu. Genel Başkan Yardımcısı Hasan Karal, "Doğru anlayışı hakim kılamazsak, coğrafyamızın hafızasını ve kültürel kimliğini kaybederiz" dedi.

Doğa Ekonomik Meta Değildir

Rize’nin sembol alanları olan Kaçkar Dağları Milli Parkı, Ayder Yaylası ve Fırtına Vadisi gibi bölgelerin geleceğine dair açıklamalarda bulunan Hasan Karal, doğa koruma stratejilerinde köklü bir zihniyet değişimi gerektiğini savundu. Karal, doğanın bir ekonomik meta değil, Karadeniz insanının asırlık hayat tarzı ve aidiyet bağı olduğunu ifade ederek, Kaçkar Dağları Milli Parkı, Ayder Yaylası, Fırtına Vadisi ve Kıble Dağı Tabiat Parkı gibi alanların bölgenin doğal ve kültürel hafızasını taşıdığını vurguladı.

Isırlık’tan Kaçkarlar’a Doğru Bir Anlayış Şart

Rize’nin doğal alanlarının sadece birer "ekonomik değer" olarak görülmemesi gerektiğini savunan Karal, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürü’ne seslenerek Isırlık’ın hedeflenen bütünlüğe uygun şekilde yaşatılmasını isteyerek, “Çünkü Isırlık, doğaya nasıl baktığımızın bir ölçüsüdür. Bu bakış, Kaçkar Dağları Milli Parkı’nda da, Ayder Yaylası’nda da, Fırtına Vadisi’nde de, Kıble Dağı Tabiat Parkı’nda da kendini gösterir. Bu alanların her biri; turizm potansiyelinden önce Karadeniz’in hafızasını, kültürünü ve tabiatla kurduğu asırlık bağı taşır. Bu bağ, coğrafi yakınlığın ötesinde, hayat tarzına dönüşmüş bir aidiyettir. Karadeniz’in yeşili bu yüzden bu coğrafyanın kimliğine sinmiş bir karakterdir. O kimliği korumak da yatırımdan önce doğru anlayışı hakim kılmayı gerektirir. Burada oluşturacağımız çerçeve yarın Isırlık’ta, Ayder’de, Ovit’te, Kaçkarlar’da nasıl bir anlayışın hakim olacağını belirleyecektir. Bu kimliği korumak, yatırımlardan önce doğru anlayışı hakim kılmakla mümkün olacaktır.” diye konuştu.

zavendikli-mustafa-yildiz-hocaefendi-kuran-kurslari-6-002.jpg

Kaynak:ÇİĞDEM KÖROĞLU

HABERE YORUM KAT
OKUYUCULARIMIZIN DİKKATİNE !... Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
3 Yorum