Hes leri Ahim e kadar götüreceğiz

Hes leri Ahim e kadar götüreceğiz
İkizdereliler Derneği başkanı Kadem Ekşi HES lerle olan mücadelelerinin süreceğini söyledi.

İkizdere Derneği Başkanı Kadem Ekşi, Doğu Karadeniz genelinde 460, Rize'de ise 64 civarında nehir tipi HES projesi geliştirildiğini, bunlardan da büyük çoğunluğunun henüz fizibilite veya ÇED aşamasında olduğunu söyledi.




Ekşi, bir restoranda düzenlediği basın toplantısında, son dönemde Türkiye'de, özellikle Karadeniz Bölgesi'nde yapılan ve yapılması öngörülen HES'lerin bölgenin ekolojik dengesi ile tamamen uyumsuz, uluslararası standartlardan uzak bir yapılanma ile hayata geçirilmeye çalışıldığını savundu.




Geleceğe güzel bir çevre ve yaşanabilir bir doğa bırakmak için tüm İkizdereliler'in İkizdere Derneği öncülüğünde konuyu kamuoyuna duyurmaya çalıştığını, ayrıca hukuk alanında da mücadelelerini sürdürdüklerini ifade eden Ekşi, ''Konuya dikkat çekmek için Rize'de ve İstanbul'da birçok etkinlik düzenledik. Aynı zamanda hukuk alanında verdiğimiz mücadele sonucunda Cevizlik HES projesi, ardından da Demirkapı HES için Rize İdare Mahkemesi tarafından yürütmeyi durdurma kararları verildi. Bundan sonraki süreçte de hukuk alanında haklı davamızı savunmaya devam edeceğiz'' dedi.




İkizdere'nin var olan su potansiyeli ve çevresel güzelliğinin değerlenmesi gerektiğini savunduklarını vurgulayan Ekşi, ''Bölgede turizm yatırımları ile önemli ölçüde istihdam sağlanabilir. Böylece geri dönüşler ile bölge eski canlı günlerine dönebilir. İkizdere'nin kalkınabilir ve uzun vadede gelecek vadeden yapısının korunması için bölgenin turizm, sağlık ve eğitim üçgeninde değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz'' diye konuştu.




Ekşi, Doğu Karadeniz genelinde 460, Rize'de ise 64 civarında nehir tipi HES projesi geliştirildiğini, bunlardan büyük çoğunluğunun henüz fizibilite veya ÇED aşamasında olduğunu kaydederek, şunları söyledi:




''Açılan davalar sonucunda İkizdere'de Cevizlik ve Demirkapı, Fındıklı'da Paşalar, Şavşat'ta Papart Deresi üzerinde yapılan Cüneyt 1.2.3.4 ve Hemşin'de Dilek HES projeleri için yürütmenin durdurulması, Çayeli'nde Uzundere HES projeleri için de iptal kararları çıkmıştır. Mahkeme verdiği bu kararlarla vadilerde birden fazla kurulan HES santrallerinin ayrı ayrı değerlendirilmemesi gerektiğini öngörmüştür. Mahkemenin verdiği bu kararlar ile bir kez daha Karadeniz Bölgesi'ndeki nehir tipi HES'lerin, üst ölçekli planlaması olmadan devam eden faaliyetler olduğu ortaya çıkmıştır.''



Kadem Ekşi, her vadi için ayrı ayrı akademik çalışma yapılarak her bir vadide yapılabilecek HES projelerinin yeniden belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek, hayata geçecek projelerin işletme sürecinde de ciddi ve bağımsız denetim mekanizmalarının örgütlenmesi gerektiğini belirtti.


Mevcut uygulamaların bölge insanını tedirgin ettiğini ve duyarlılığın arttığını, uygulamalarda bölge halkının da rızasının alınması gerektiğini ifade eden Ekşi, şunları kaydetti:




''Bırakılacak can suyunun, yıllık ortalama debinin yüzde 25'i olması standart hale getirilmelidir. Ülkenin tüm vadileri 49 yıllığına su kullanım hakkı imzalanarak birilerine teslim edilmiştir. Böyle bir durumda insanlar, tarlalarını sulamak için bile o firmadan izin almak durumunda kalacaktır. Mevzuat eksikliği giderilmeden, havza planlaması yapılmadan alelacele tesis edilen ve suyun sahiplerini belirleyen bu durum, kamu yararına değil özel teşebbüslerin yararınadır. Enerji gerçeğini göz ardı edip bir tepki ortaya koymuyoruz. Bölge insanını da pastadan pay almasını, iş, aş sahibi olmasını istiyoruz.''




Ekşi, Rize İdare Mahkemesince ÇED raporundan dolayı yürütmenin durdurulması kararı verilen Cevizlik HES projesi için, 1 gün içinde tekrar ÇED uygunluk raporu verildiğini, bununla ilgili yasal girişimleri yaptıklarını anlatarak, ''Havza planlaması yapılmadan hiçbir düzenleme yasal olarak yapılamaz. Bu işlemleri yapanlar hakkında suç duyurusunda bulunuyoruz. Bunların takipçisi olacağız'' dedi.




İkizdere'de yapılan termal tesislerin hemen üstünde 2 adet HES projesi hazırlandığını, bu durumun kaygı verici olduğunu ifade eden Ekşi, bölgede ciddi olarak turizm alanında yatırım yapmak isteyecek yatırımcı olduğunu, ancak deresi kurumuş, doğası bozulmuş bir yerde kimsenin yatırım yapmayacağını kaydetti




Ekşi, Türkiye'deki yasal mücadeleleri sonucunda iç hukukun tükenmesi halinde davalarını Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) kadar götüreceklerini sözlerine ekledi.




Mustafa Bayrak