HESler Senoz Vadisini Etkiledi

HESler Senoz Vadisini Etkiledi
TEMA Vakfı Rize Temsilcisi Nevzat Özer "Senoz Vadisi'nde yapımı devam eden HES projelerinin vadiyi olumsuz etkilediğinden Senoz Vadisi doğal sit alanı özelliğini kaybetti" dedi.

TEMA Vakfı Rize Temsilcisi Nevzat Özer, Trabzon Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Bölge Kurulunun, Senoz Vadisinde halen faaliyet gösteren taş ocakları ile yapımı devam eden Hidroelektrik Santral (HES) projelerinin vadiyi olumsuz etkilediği, bu nedenle söz konusu alanın doğal sit özelliklerini yitirdiği yönünde karar verdiğini bildirdi.

Özer, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Çayeli ilçesi sınırlarında yer alan Senoz Vadisindeki 12 köyden 11'inin muhtarının, 25 Haziran 2008'de Trabzon Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Bölge Kuruluna vadinin doğal sit alanı olarak ilan edilmesi için başvurduklarını belirtti.

Vadinin bitki çeşitliği, yaban hayatı, görselliği, coğrafyası, sosyal ve kültürel yapısı gibi özellikleri nedeniyle doğal sit alanı olarak tescil edilmesinin talep edildiğini ifade eden Özer, ''Kurul, 'Senoz Vadisinde halen faaliyet gösteren taş ocakları ile yapımı devam eden HES projelerinin vadiyi olumsuz etkilediği, bu nedenle söz konusu alanın doğal sit özelliklerini yitirdiği' yönünde karar verdi. Yani vadinin doğal sit alanı olması için yapılan başvuru reddedildi'' dedi.

Rize'de yapımına başlanılan ilk iki HES projesinin Senoz Vadisinde bulunan ''Uzundere 1 ve Uzundere 2'' olduğunu kaydeden Özer, şunları söyledi: ''Çevre ve Orman Bakanlığının her iki HES projesi için verdiği 'ÇED gerekli değildir' kararına karşı yöre halkı tarafından Rize İdare Mahkemesinde iptal davaları açılmış, konuyu inceleyen mahkeme önce yürütmeyi durdurma, ardından da bu yıl şubat ve mart aylarında her iki santral için de ayrı ayrı 'ÇED gerekli değildir' kararları için iptal kararı vermiştir. Ancak ne yazık ki mahkeme kararları uygulanmamış, 'inşaat faaliyetlerinin durdurulmasının sel ve heyelan riskini artıracağı, projede kapasite artışı' gibi gerekçelerle inşaat faaliyetlerine devam edilmiştir.''

Senoz Vadisinin daha önce 1. derece doğal sit alanı ilan edilen Fırtına ve Çağlayan vadileriyle benzer özellikler gösterdiğini ifade eden Özer, şöyle konuştu: ''Vadinin, deniz seviyesinden başlayan ve kısa sürede 3000-3500 metrelerin üzerine çıkan derin vadileri, doğal yaşlı ormanları, binlerce bitki türü ve yaban hayatı, yöreye özgü mimarisi ve doğayla bütünleşmiş sosyal ve kültürel özellikleriyle doğal sit alanı olduğu açıktır. Nitekim kurul kararında 'söz konusu alan HES projelerinin olumsuz etkisiyle doğal sit özelliğini yitirmiştir' denilerek bu durum doğrulanmaktadır''

Trabzon Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu kararının bir çok açıdan büyük önem taşıdığını ifade eden Özer, sözlerini şöyle tamamladı: ''Doğal sit karakteri taşıyan bir alanda HES projelerine kolaylıkla 'ÇED gerekli değildir' kararı verilmektedir. Bir çok uluslararası sözleşme, yasa ve yönetmeliğe rağmen doğal varlıklar üzerindeki baskı artarak sürmektedir. İlgili kurum ve kuruluşlar görevlerini yapmamıştır.

Doğal ve kültürel varlıkları korumak, geliştirmek bir yana her iki proje için verilen iptal kararları uygulanmamış, bu duruma göz yumulmuş, hatta nedeni olunmuştur. Binlerce yıldır vadide yaşamını sürdüren yöre halkı hiçe sayılmış, ÇED süreçlerinden, kararlara katılımdan dışlanmıştır.''