Karal: Emekliye verilmeyen her kuruş, saniyede 86 bin 948 TL olarak faize akıyor
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Hasan Karal, emeklilerin yaşadığı geçim sıkıntısının temel nedenlerinden birinin kamu kaynaklarının kullanımındaki öncelik tercihi olduğunu belirterek, “Bugün emeklilerimiz yanlış ekonomi politikaları nedeniyle inim inim inlerken, her saniye milletin bütçesinden 86 bin lira, günde 7 milyar 512 milyon lira faize akıyor. Bu bir kaynak değil, tercih meselesidir.” dedi.
“Kaynak kullanımının önceliği yanlış”
DEVA Partili Hasan Karal, 2026 yılı bütçe verileri üzerinden yaptığı değerlendirmede, faiz giderlerinin yalnızca teknik bir bütçe kalemi olmadığını, bu yükün her an vatandaşın cebinden çıktığını söyledi. 2026 yılı boyunca faize ödenecek toplam tutarın 2 trilyon 740 milyar TL olduğuna dikkat çeken Karal, bu büyüklükteki bir kaynağın sosyal devlet anlayışıyla bağdaşmadığını belirtti. Karal, “Bu kaynak emeklilerin maaşlarını insanca yaşam düzeyine çıkarabilirdi. Ancak tercih, toplumun geniş kesimleri yerine faizi önceleyen bir bütçeden yana kullanıldı.” dedi.
“Emeklilik, dinlenme ve güvence dönemi olmaktan çıktı”
Emeklilerin artan hayat pahalılığı karşısında ayakta kalabilmek için yeniden çalışma hayatına itildiğini kaydeden Karal, en düşük emekli maaşının 20 bin liraya çıkarılmasının bir kazanım gibi sunulmasının, açlık sınırının 30 bin lirayı, yoksulluk sınırının ise 100 bin lirayı geçtiği koşullarda inandırıcı olmadığını ifade etti. Karal, bugün 60–65 yaş aralığındaki çok sayıda emeklinin geçimini sağlayabilmek için inşaatlarda ve ağır işlerde çalışmak zorunda bırakıldığını belirterek, emekliliğin artık güvence ve dinlenme dönemi olmaktan çıktığını dile getirdi.
“Saniye saniye faize akan para, emeklinin sofrasından eksiliyor”
“Bugün emekliye neden bir şey verilemediği soruluyorsa, cevabı saniyede faize akan paralarda gizlidir.” diyen Karal, faize ödenen tutarların zaman bazında çarpıcı bir tablo ortaya koyduğunu belirterek, rakamları şu şekilde sıraladı: “Her bir saniyede 86.948 TL, her bir dakikada 5.216.895 TL, her bir saatte 313.014.000 TL, her bir günde 7.512.329.000 TL emeklinin, işçinin cebine gireceğine faize akıtılıyor. Bu rakamlar sadece bütçe tablolarında duran sayılar değildir. Bu rakamlar, emeklinin alamadığı et, ödeyemediği fatura, kısmak zorunda kaldığı ilaç demektir. Bu tabloyu görmeden, emeklilerin neden sürekli ‘sabır’ telkiniyle karşı karşıya bırakıldığını anlamak mümkün değildir. Emekliye verilmeyen her kuruşun karşılığını saniye saniye faize ödüyorsak, burada bir kaynak sorunu değil, açık bir tercih sorunu vardır. Bu tercih değişmeden, emeklilerin yaşadığı geçim krizi çözülemez.”
Kaynak:HABER MERKEZİ
