Kılıçdaroğlu'ndan 5 maddede yeni CHP!

Kılıçdaroğlu'ndan 5 maddede yeni CHP!
Kemal Kılıçdaroğlu, Kürt sorunundan SSK iddialarına, özerklikten kaset skandallarına kadar pek çok konuda açıklamalarda bulundu

Kürt sorununa siyaset kurumunun çözüm getirmesi gerektiğini kaydeden Kılıçdaroğlu, "akil adamlar" önerisini anlattı. Habertürk'te Fatih Altaylı'nın "Öcalan'la da görüşülebilir mi?" sorusuna "Sorunun çözümü Öcalan ile görüşmekse gitsin görüşsün bu akil adamlar" yanıtını verdi.

Erdoğan'ın meydanlarda kendisine yönelik eleştirilerine yanıt veren CHP lideri bir kez daha televizyonda tartışma çağrısı yaptı. İşte Kılıçdaroğlu'nun açıklamaları:

THE ECONOMİST

Doğrusu Economist dergisinin seçimleri çok fazla etkileyeceğini zannetmiyorum. Ama Sayın Erdoğan bundan o kadar etkilendi ki. Ben hiçbir zaman bizim lehimize konuşun diye bir şey söylemedim. Ben kendi ülkemin sorunlarını anlatıyorum. Sayın Erdoğan'ın söylediği daha ilginç bir şey var, 'Bizim lehimize yazılsaydı reddederdik' diyor. Daha önce defalarca AKP'ye oy verin diye yazdı. Nasıl oluyor da o zaman 'Siz bu yazıyı yazdınız' diye itiraz etmedi. Türkiye'nin gerçeklerini anlatıyorum. Dünya görüyor. Erdoğan ne derse desin Türkiye'de demokrasi, özgürlük sorunu var. Gösteren de biziz. Kaç gazetecinin tutuklandığını, evlere baskı yapıldığını anlattık. Kenan Evren'i nasıl öğrendilerse Erdoğan'ın yaptıklarını anlatıyoruz. Yürekli pek çok gazeteci de yazıyor. Gazetecilerin kalemi özgürse, bizim gazetecilerimiz de Libya hakkında, Mısır hakkında yazdılar. Onlar kalkıp da "Çetesiniz" demedi. Bu tür bir suçlama ilk kez Erdoğan döneminde oldu. "Düne kadar demokrat görüyorduk, CHP lehine yazı yazınca böyle oldu" diyorlardı. AB tarafından böyle bir şey gelseydi itiraz ederdik. Siyasi bir taraf olurdu. Referandum döneminde Evet için açıkladılar. O zaman itirazımı yaptım.

TV'DE TARTIŞMA

Brüksel'de, Almanya'da, Belçika'da sosyal demokrat liderlerle, devlet başkanlarıyla konuştum. Kendi ülkemizin çıkarları neyse söyledim. Ama ben Erdoğan'ı ikna edemiyorum. Kararlı mısın, gel. Vatandaş TV'de izler görür. İşin özü dış politikada ülkenin çıkarlarıdır. "Ben ülkemi pazarlamakla görevliyim" diyor. Tanıtmak ayrı, pazarlamak ayrı. Erdoğan Avrupa'ya artık zor gider. "Siz basılmamış kitabı toplattınız, nasıl AB'ye gireceksiniz?" diye soracaklar.

5 MADDEDE "YENİ CHP"

- Yeni CHP halka daha yakın olmak istiyor.

- Yeni CHP sadece eleştiri değil, çözüm de getirmeli. Bu konuda mesafe kat ettik.

- Daha özgürlükçü daha demokrat olmak zorundayız. Bu konuda da İç Hizmet Kanunu'nun 35. maddesinin kaldırılması, seçim barajının kaldırılması dahil önerilerimizi verdik.

- Ayağı yere basan eleştiriler yapmalı ve öneri de getirmeliyiz.

- Ekonomiyi nasıl yöneteceğimizi halka anlatmamız lazım. En iddialı programımızı anlattık.

SSK'YI ZARARA UĞRATTI MI?

Sosyal sigortalar kurumları ticari kuruluş değildir. Zarar kavramını kullanmak doğru değildir. 76 yılında ilk açık görülüyor. Ben o zaman yoktum. Benim genel müdür olduğum dönemde hazineden yardım gelirdi emekli maaşları için. Hadi diyelim ben ciddi açıklarla karşı karşıya bıraktım. Emekli aylıklarını, yaşını ben belirlemiyorum, yasalar belirliyor. Bunların hespi yasalarla ve hükümetin getirdiği kurallarla...

SSK tarihinde bir ay topladığı paraları ilk kez repoya yatıran kişi benim. Bakanlar Kurulu kararına rağmen Danıştay'a gidip dava açan bürokratım. Hiç kimseden de korkmadım. Kurumun çıkarlarını koruduğuma eminim. Diyelim ki benim dönemimde iki lira açık var? Şimdi ki açık ne kadar? 30 lira. Benim dönemindem çok daha fazla açık şimdi var. Ben bürokratım, bunlar hükümet. Demek ki benim genel müdürlüğüm siyasi iktidarın üstünde bir güç olarak algılanıyor. Ben de bundan memnunum. Her bakan görevden almak istedi. Ama bakanlar gitti ben kaldım. Bütün arşivler senin elinde al arşivleri gel, diyorum Erdoğan'a, gelemiyor. Yakınlarımı aldığımı söylüyor. İki sayfalık bir olay. İkinci sayfayı açıklıyor. Belgeyi oturup adam gibi açıklasana. Belgeleri bilgi edinme yasası çerçevesinde istedim. Gelince dava açacağım Erdoğan'a. Niye birinci sayfayı açıklamaktan korkuyorsun? Gel karşıma ben onun ne olduğunu bütün millete göstereceğim. Herhangi konuda gelsin karşıma, eminim ki gelemez. O promptera bakmadan konuşamaz. Söz veriyorum tek başına çıkacağım. İstediği bakanla da gelsin.