Kira fiyatlarındaki büyük manipülasyon!
KİRACININ FERYADI!
Yazılı literatürde ilk kez insan’ı ‘homo economicus’ olarak niteleyen Pareto insanı sadece iktisadi ilişkilerde fiilen yer alan varlık olarak göstererek vicdanlarımızı bizden söktü götürdü demek insanların tabiattan vicdansız olduklarını söylemekten daha makul geliyor.
Vicdan mekanizmasının nasıl işlevsiz bir hal aldığını kiracı-ev sahibi ilişkilerine bakarak çözümlemek belki sosyolojik açıdan çok tutarlı değildir ama sosyal bilimin tıkandığı bir alan da bu emlak sektörü olsa gerek. Bu alanda bir başka sosyal bilim de aynı kaderi paylaşıyor: EKONOMİ.
Emlak sektöründe ev fiyatları teoride enflasyonla belirlenir. Ancak uygulamaya gelindiğinde teorinin can kazanmadığı apaçık ortada. Ekonominin ön görüleri ile ev sahiplerinin iktisadi davranışları dün uyuşmuyordu, bugün uyuşmuyor muhtemelen, hatta kesinlikle yarın da uyuşmayacak. Ekonomi cephesinden uzun süredir pozitif sinyaller gelirken, enflasyon düşerken ev kira bedellerinin fahiş değerlerde seyretmesi dile sadece ‘el –insaf biraz’ dedirtiyor.
Emlak sektörü enflasyonla tetikleniyor gibi görünse de görünen köy kılavuz istemiyor. Alıcıların ve satıcıların özgürce alma ve satma kararı alabildikleri serbest piyasada emlak fiyatları öyle bir aldı başını gidiyor ki tutabilene ‘aşk’ olsun. ‘Özgürlük’ iyidir aslında. Bu yüzden ‘serbest piyasa’ da iyidir. Amma velakin herkesin ilk okuldan bu yana ezberlediği o kalıp cümle de ‘özgürlük’ ile at başı gider: ‘Birinin özgürlüğünün başladığı yerde bir diğerininki biter.’ İşte ev sahibinin özgürlüğü o kadar sınırsız ki kiracıya yaşama hakkı bile kalmadı.
Türkiye’de ciddi bir kira politikasının olmaması kiracıyı ev sahibinin olmayan vicdanına bırakıyor. Yani bir anlamda kendi söküğünüzü kendiniz dikin diyor ama iki tarafta terzilikte başarısız. Ya da işin doğrusu ev sahipleri Türkiye’nin gelir düzeyine ‘fransız’. İki kişi aldıkları maaşı yan yana koysalar bile medeni yaşama standartlarına sahip bir evin kiracısı olmaları zor. Gerçi TOKİ evleri devreye girdi ama ev sahibi yapma koşullarının niteliği nedeni ile kiracının derdine tam olarak derman olamıyor. Her adım hedefe bir adım daha yaklaştırsa da kiracı ve ev sahibi arasında daha insaflı köprüler kuracak yeni politikalara ihtiyaç var.
İşte bu noktada büyüyen Türkiye’nin acil çözüm bekleyen kira fiyatları, politika yapıcılarının ellerinden şimdiden öper.
