Mayın temizleme tasarısı kabul edildi
Türkiye ile Suriye Arasındaki Kara Sınırı Boyunca Yapılacak Mayın Temizleme Faaliyetleri ile İhale İşlemleri Hakkındaki Kanun, sınırda bulunan anti personel, anti tank mayınları ile patlamamış mühimmatın temizlenmesini, imha edilmesini ve bu şekilde elde edilecek arazilerin tarımsal amaçlı kullanılması işlemlerine ilişkin esas ve usulleri düzenliyor.
Yasaya göre, mayınlı alanda bulunan maden ve petrol gibi her türlü yeraltı zenginlikleri hakkında Maden Kanunu, Petrol Kanunu ve Devlet Su İşleri Umum Müdürlüğü Teşkilat ve Vazifeleri Hakkında Kanun ile diğer ilgili mevzuat hükümleri saklı olacak.
ÖNCE MİLLİ SAVUNMA, DAHA SONRA MALİYE BAKANLIĞI
Mayın temizleme işini, öncelikli olarak Milli Savunma Bakanlığı yaptıracak; bu usulle gerçekleşmezse, Maliye Bakanlığı devreye girecek ve hizmet satın alarak yaptıracak.
Milli Savunma Bakanlığınca mayın temizleme; Kamu İhale Kanununa tabi olmayan; savunma, güvenlik veya istihbarat alanlarıyla ilişkili olduğuna veya gizlilik içinde yürütülmesi gerektiğine ilgili bakanlıkça karar verilen, mevzuatı uyarınca sözleşmenin yürütülmesinde özel güvenlik önlemleri alınması gereken veya devlet güvenliğine ilişkin temel menfaatlerin korunmasını gerektiren durumlarla ilgili mal ve hizmet alımları ile yapım işlerine ilişkin Kamu İhale Kanununun istisna hükmüne göre yaptırılacak.
Mayın temizleme bu usulle olmazsa Kamu İhale Kanuna göre Maliye Bakanlığınca hizmet satın alınarak yaptırılacak. Mayından temizlenen alanlardaki Hazine taşınmazlarının tasarrufu, Maliye Bakanlığına geçecek. Maliye Bakanlığı, ihale komisyonlarının oluşum ve çalışmasına ilişkin usulleri, esasları belirleyecek.
Genelkurmay Başkanlığı, Milli Savunma, Maliye, Tarım ve Köyişleri bakanlıkları temsilcilerinden oluşacak ortak komisyon, yapılacak işin muayene ve kabulünün yanı sıra ihale şartnamesini de hazırlayacak. Komisyonların görevleri ve çalışmasına ilişkin usulleri bu komisyonca belirlenecek.
3. ALTERNATİF
Mayın temizleme bu iki usulle de olmazsa; Devlet İhale ve Kamu İhale kanunlarına tabi olmadan, Hazineye ait ya da Maliye Bakanlığınca idare edilen mayından temizlenecek alanlar ile müstakil kullanılamayan ve bu taşınmazlarla bütünlük oluşturan Hazineye ait diğer taşınmazların, tarımsal faaliyetlerde kullandırılması karşılığında ihale edilecek. Mayın temizleme ihalesi, kullanım süresinden en fazla indirimi teklif edene verilecek.
Ayrıca, söz konusu alanda bulunan ve diğer kamu kurum, kuruluşlarına ait olan taşınmazlar da aynı yöntemle Maliye Bakanlığınca ihale edilecek.
Mayınlı alanda bulunan, Bakanlar Kurulu kararı gereğince belirlenen askeri yasak bölge ile sınır hattı boyunca kurulacak sınır fiziki güvenlik sistemi için ihtiyaç duyulacak alanlar, temizletilecek ancak yüklenicinin kullanımına bırakılamayacak. Bu düzenlemenin uygulanması halinde, ihale komisyonlarının oluşumu ve çalışma esaslarını Maliye Bakanlığı belirleyecek. İhale şartnamesinin hazırlanması, yapılacak işin muayene ve kabulü, Genelkurmay Başkanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı temsilcilerinden oluşan ortak bir komisyonca yapılacak.
İhaleyi yapan bakanlık gerekli gördüğü hallerde, taşınmazları bir bütün olarak ya da kısımlara ayırmak suretiyle ihale edebilecek. Kanunun uygulanmasına ilişkin bilgi, belge, teknik personel gibi talepler, diğer kamu kurum ve kuruluşlarınca acilen karşılanacak.
Temizlenecek mayınlı alanların öncelik sırası, Genelkurmay Başkanlığı, Milli Savunma, Dışişleri ve Maliye bakanlıklarının mutabakatı ile belirlenecek.
44 YILLIĞINA KULLANDIRMA
Maliye Bakanlığınca yapılacak kullanım karşılığı temizleme ihalesinde mayınlar, taşınmazların yükleniciye tesliminden itibaren 5 yıl içinde temizlenecek.
Taşınmazların temizleme karşılığı tarımsal faaliyetlerde kullanıldırılması süresi ise kabul işlemlerinin yapılmasından itibaren 44 yılı geçmeyecek.
Maliye Bakanlığı, mayın temizleme işi ve ihalesi için Kamu İhale Kanunu hükümlerine tabi olmaksızın danışmanlık hizmeti alabilecek.
UZUN MESAİ SONUNDA KABUL EDİLDİ
TBMM Genel Kurulu, dün saat 11.00'de açıldı, birleşimi yönetmek üzere kürsüye TBMM Başkanı Köksal Toptan çıktı.
AK Parti, CHP, MHP ve DTP, Danışma Kurulunda uzlaşma sağlanamadığı için ayrı ayrı grup önerisi getirince, mayınlı arazilerin temizlenmesine ilişkin yasanın görüşmelerine saat 17.00'de geçildi. Yasanın son 2 maddesi ile tekriri müzakere nedeniyle 2. maddesi üzerindeki son günkü görüşmeler, yaklaşık 9 saat sürdü.
Zaman zaman tartışmaların yaşandığı Genel Kurulda, TBMM Başkanı Toptan milletvekillerini uyarmak durumunda kaldı. 3 madde üzerinde 7'şer önerge verildi, muhalefet milletvekilleri sık sık yoklama talebinde bulundu.
Yasanın görüşmelerini, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de izledi.
Yasa 255 oyla kabul edilirken, 91 milletvekili ret oyu kullandı.
TBMM Başkanı Köksal Toptan, grup başkanvekillerine ve görüşmeleri takip eden milletvekillerine teşekkür ederek, birleşimi bugün saat 11.00'de toplanmak üzere kapattı.
Görüşmelerden...
TBMM Genel Kurulu'nda, Suriye sınırındaki mayınların temizlenmesiyle ilgili yasa tasarısının görüşmeleri, MHP ve Ak Parti arasında yaşanan tartışmalarla başladı.
Tasarının 4. maddesinden sonra gelmek üzere yeni madde eklenmesine ilişkin MHP ve CHP'li milletvekilleri ile Bağımsız Tunceli Milletvekili Kamer Genç tarafından verilen 6 önerge görüşüldü.
MHP'nin önergesi üzerinde konuşmak üzere kürsüye gelen İzmir Milletvekili Şenol Bal'ın "Sesimize kulak vermenizi istiyoruz. Bizi dinlemeniz çok önemli. Bizi, bastırılmış, örtülmüş, karartılmış vicdanlarınızın sesini duymak için dinlemelisiniz" demesine, AK Parti'li milletvekilleri sıra kapaklarına vurarak tepki gösterdi.
Meclis Başkanı Köksal Toptan, MHP'li milletvekillerinin de AK Parti'lilere karşılık vermesi üzerine birleşime ara verdi. Tartışma, verilen arada da sürdü.
AK Parti'li milletvekillerinin kürsüde kalan Bal'a tepkilerini sürdürmesi üzerine, MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır ve bazı MHP'li milletvekilleri kürsünün etrafına toplandılar. Bazı AK Parti milletvekillerinin kürsüye doğru yönelmesine, eski Devlet Bakanı ve AK Parti Mersin milletvekili Kürşat Tüzmen ile MHP milletvekilleri engel oldu.
Bal'a, AK Parti Gaziantep Milletvekili Fatma Şahin ve Malatya Milletvekili Öznur Çalık da oturdukları yerden tepki gösterirken, AK Parti İstanbul Milletvekili Ayşenur Bahçekapılı ise MHP'lilere, "Onlar önce ellerindeki kanı temizlesin" dedi.
MHP Isparta Milletvekili Nevzat Korkmaz da AK Parti sıralarına dönerek, "Odalarımıza gelip 'biz onlardan değiliz' deyip, burada el kaldırıyorlar. İsim de veririz" diye bağırdı.
"Kontrolünü kaybetmiş ruh hali"
Toptan, verilen aranın ardından birleşimi açarken, MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır'a söz verdi.
Şandır "Tansiyonu yüksek bir görüşme yapıyoruz. Biz, muhalefet yapacağımızı söylemiştik. İçtüzüğün bize verdiği imkanları kullanıyoruz. Hiçbir milletvekilimizin hakaret kastı yok. Kastı aşan beyanlar olabilir, onlar da geri alınır. Ama bir bayan milletvekilinin üzerine yürümüş olmanızı kınıyoruz. Bir milletvekilinin bu muameleye muhatap olmasını üzüntüyle karşılıyorum ve bu tavrın engellenmesini talep ediyorum" dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ, tasarının 4 haftadan beri görüşüldüğünü belirterek, görüşmelerin belirli üslup ve usullerle yapılması gereğini vurguladı.
Bozdağ, "Eleştiri sınırları aşılırsa, insanların bir sabrı var. Sabrı taşırdığınızda sağlıklı çalışma ortamı bulamayız" demesine, bazı MHP'li milletvekilleri "açık açık tehdit ediyor" diyerek tepki gösterirken, MHP'li Osman Durmuş'un "Ben sakinim cevap vereceğim" demesi ise gülüşmelere neden oldu.
Toptan, "Kimse kimseyi tehdit edemez" diyerek, tutanaklardan Bal'ın sözlerini okudu. Bal'ın sözlerinin İçtüzüğe aykırı olduğunu belirten Toptan, kastı aşan ifadeleri düzeltmesini istedi.
Bal ise yaptığı konuşmada, kabalık yapmadığını ve Genel Kurula hakaret etmediğini belirterek, şöyle konuştu:"Ama sözümün arkasındayım. Burada baskılanmış, örtülmüş, karartılmış vicdanlarınız derken, bu şekilde olan arkadaşlar varsa vicdanlarının sesine kulak versin dedim. Hakaret kastım yok. Başbakan Mecliste bu tasarının uzaması nedeniyle muhalefete, 'zihinlerinde mayınlar var' diyor. Bu kontrolünü kaybetmiş bir ruh halini yansıtıyor. Bizim zihniyetimizdeki mayınlar zararsızdır. Ancak Başbakan ve şürekasının kafasındaki mayınlardan ziyadesiyle endişeliyiz.".
MHP Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak, tasarının, devlet ve vatandaş olma bilinciyle örtüşmediğini ileri sürerek, "Bir ülke söyleyin ki sınırlarını bir tekele devretmiş olsun. Devletin kurumları, yanlış insanlar tarafından temsil ediliyor. Sonra çıkıp kurumlar, makamlar yıpratılmasın' deniyor. Bunu, arkandaki pisliklerle o makama çıkarken düşünmeliydin" dedi.
MHP Antalya Milletvekili Mehmet Günal da "Başbakan kendi grubunu tehdit edebilir ama MHP grubunu hiçbir şekilde tehdit edemez. Tasarının görüşüldüğü geçen haftalarda İsrail büyükelçisinin Şanlıurfa'da, bugün de Mecliste ne işi var? Biz teslimiyetçi değil, milliyetçiyiz. Soroz'un değil, Toros'un çocuklarıyız" dedi.
Kanun tasarısının yürürlük maddesi olan 5. maddesi kabul edildi, madde üzerinde verilen 7 önerge ise reddedildi.
Onur Öymen'den Yüce Divan uyarısı
CHP Bursa Milletvekili Onur Öymen tasarının, Ottowa Anlaşmasının tamamını kapsamadığını, kendi içinde çelişkili olduğunu ifade ederek, hukukun temel ilkelerine aykırı bir iş yapıldığını söyledi.
Danıştay'ın, arazinin mayından temizlenmesi ile tarım amaçlı kullanıma verilmesinin ayrı işler olduğuna yönelik kararına işaret eden Öymen, bu tasarıyla, Danıştay'ın kararının geçersiz hale getirildiğini belirtti.
Mayın temizleme için para olmadığının söylendiğini, BM fonunda bu amaçla para bulunduğunu dile getiren Öymen, "Madem paranız yok bu fona başvurdunuz mu?" diye sordu.
Öymen, eski Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener'in, "adrese teslim ihale" sözüne dikkati çekerek, "İyi ki denizlerimizde, karasularımızda mayın yok. Yabancılara, karasularımızı da teslim ederdiniz" görüşünü savundu.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, "monşer eskisi" sözüne de cevap veren Öymen, şerefli bir meslekten geldiklerini, kimseye "Belediye Başkanı eskisi" demediklerini belirtti. CHP'li Öymen, "Bu şekilde devam ederseniz, gideceğiniz yer Yüce Divan'dır" diye konuştu.
MHP Sakarya Milletvekili Münir Kutluata, üzerinde tartışıldıkça tasarının vehametinin ortaya çıktığını dile getirdi.
Temizleme sonrasında verilecek arazinin ne kadar olduğunu, ne karşılığında ve kime verildiğini soran Kutluata, "arazilerin mayınları temizleme karşılığı verildiğini" söylemenin, milletin izanıyla alay etmek anlamına geleceğini söyledi. Kutluata, 510 kilometrelik bir alan için tarım işletmesinin düşünülemeyeceğini, daha geniş bir organizasyonun, bir devletin ortaya çıkması gerektiğini kaydetti.
AK Parti Gaziantep Milletvekili Mehmet Erdoğan ise mayınların temizlenmesiyle, yaklaşık 50 yıl boyunca gübre görmeyen toprakların tarıma açılacağını, işsizliğin önlenmesine katkı sağlayacağını vurguladı.
Madde üzerindeki soruları Hükümet adına Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız yanıtladı. Yıldız, ancak bazı soruları Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in yanıtlayabileceğini, Şimşek'in de başka bir toplantı nedeniyle Genel Kuruldan ayrıldığını söyledi.
Birleşimi yöneten TBMM Başkanı Köksal Toptan ise Maliye Bakanı'nın bu toplantıdan daha önemli bir toplantısının olmaması, Genel Kurul'da bulunması gerektiğini belirtti.
Madde üzerindeki konuşmaların ardından iktidar ve muhalefet milletvekillerince verilen 7 ayrı değişiklik önergesi reddedildi.
Tasarının 5. maddesi, yapılan açık oylama sonucunda 84 ret oyuna karşılık 235 oyla kabul edildi. Toptan, daha sonra birleşime 1 saat ara verdi.
GÖRÜŞME ÖNCESİ KAVGA
Genç, Erdoğan'a 'Sayın' diye hitap etmeyince...
Tunceli Bağımsız Milletvekili Kamer Genç'in geçici madde eklenmesine ilişkin önergesinin oylanmasından önce, MHP yoklama talebinde bulundu.
CHP'nin önerisi üzerinde söz alan Tunceli Bağımsız Milletvekili Kamer Genç, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, partisinin dünkü grup toplantısında "bunların zihinleri mayınlı..." dediğini ifade ederek, "Zihinlerimiz mayınlıysa sizin de vicdanınız mayınlı. Tayyip Bey, burada konuşsun, grupta değil. Yiğitliğiniz varsa, Başbakan da dahil, gelin televizyonda konuşalım" dedi.
Birleşimi yöneten TBMM Başkanı Köksal Toptan'ın kendisini uyarmasının ardından sözlerine devam eden Genç, İçtüzüğün ve Anayasa'nın uygulanmadığını, keyfiyetin hakim olduğunu öne sürdü.
Genç'in konuşması üzerine söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ, "Kaba ve yaralayıcı sözler söyleyen kişiyi Başkan, temiz bir dille konuşmaya davet eder, temiz bir dille konuşmamakta ısrar ederse kürsüden ayrılmaya davet eder" hükmünü içeren TBMM İçtüzüğü'nün 67. maddesini okudu.
Genç'in, bu üslupla konuşmanın gelenek haline geldiğini, bugüne kadar Başkanlık Divanı'nın buna karşı tavır koymadığını ifade eden Bozdağ, "Başkanlık Divanı, bu olaydan sonra İçtüzüğün 67. maddesini uygulamayı düşünüyor mu?" sorusunu yöneltti.
Bozdağ, "Umarım uygular, uygulamadığı takdirde kürsüden sorular sorarak, insanları itham etmek, töhmet altına bırakmak, onların haysiyeti ve şerefiyle uğraşmak, kimseye yakışmaz. Doğru da bir şey değil. Bizim her söze verilecek cevabımız var. Ama biz iftirada, ahlaksızlıkta, edepsizlikte yarışamayız. Hepimiz İçtüzüğe uygun yükümlerin gereğini icra etmekle görevliyiz. Sayın Başkan'dan, İçtüzüğe uygun, Meclis'i çalıştırmasını talep ediyorum" diye konuştu.
Bozdağ ve Genç'in sözlerinin ardından Toptan, herkesin dikkatli konuşması ve kimsenin, birbirini itham etmemesi gerektiğini ifade etti.
Toptan, Genç'in konuşmasının tonu böyle olunca, cevabın da aynı olduğunu belirterek, ikisinin de yakışıksız kaçtığını vurguladı.
"Kahve kürsüsü değil"
CHP, MHP ve DTP grup Başkanvekilleri, Bozdağ'a tepki göstererek, sözlerini geri almasını istedi.
CHP Grup Başkanvekili Hakkı Suha Okay, parlamentoyu savunduğunu, Genç'in kendisini savunabileceğini belirtti.
Genç'in "ahlaksız" ya da "edepsiz" kelimelerini kullanmadığını kaydeden Okay, hakaret ile eleştirinin karıştırılmaması gerektiğini söyledi. Okay, tutanaklardan Bozdağ'ın sözlerinin çıkarılmasını talep etti.
MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, Meclisin "kahve kürsüsü" olmadığını, Bozdağ'ın kullandığı kelimelerin Meclis'e yakışmadığını, geri çekmesi gerektiğini kaydetti.
Şandır, TBMM Başkanı Toptan'ın, suskun kalmayıp Bozdağ'ın konuşmasını kesmesi gerektiğini savundu.
DTP Grup Başkanvekili Fatma Kurtulan da Meclis'te eril siyasetin şekillendiğine tanık olduklarını ifade ederek, "Kutsal mekanı, bazı arkadaşlarınız erkek kahvesine dönüştürüyor" dedi.
Bekir Bozdağ, tekrar söz alarak sözlerinin, Genel Kurul'a hakaret olmadığını, İçtüzüğün 67. maddesini okuyarak, genel değerlendirme yaptığını, kimsenin üzerine alınmaması gerektiğini belirtti.
Bozdağ, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı'na yönelik çok ağır konuşulduğunu, aynı tepkinin bunun için de gösterilmesi gerektiğini belirtti.
CHP İstanbul Milletvekili Mustafa Özyürek ise Toptan'ı, "AKP'nin grup başkanı gibi yönetiyorsunuz" diye eleştirdi. Bunun üzerine Toptan, "Siz şimdi kötü bir şey söylediniz. Kim söz istedi de vermedim?" dedi.
"Tırnaklarımızla kazıyarak yaptık"
AK Parti Bitlis Milletvekili Vahit Kiler de Genç'in konuşmasında, Kütahya Şeker Fabrikası'na yönelik iddialarında kendisine sataşma olduğu gerekçesiyle söz istedi.
Kiler, bu fabrikayı, kendisinin de şirketinin de almadığını belirterek, bunun ispata açık olduğunu söyledi.
Türkiye Şeker Fabrikası'na ait 112 dönümlük arazinin, tapuda düzeltme yapılarak Kütahya Şeker Fabrikası'nın mülkiyetine geçirildiği iddiasına yanıt veren Kiler, Özelleştirme İdaresinin şartları dışında 1 metre fazladan arazi verilmediğini, ispata hazır olduğunu söyledi.
Kiler, uçakta karşılaştığı Genç'e, eğer bunu ispat ederse, bu fabrikayı kendisine bağışlayacağını söylediğini aktararak, "Bu kişiyi bildiğim için aynı çuvala girmem. Söyledikleri doğru değil, 50 katlı değil 65 katlı bina yapıyorum, mağazalarımız söylediğinin 2 misli. Bunları, tırnaklarımızla, kazıyarak yaptık. Dil uzatamazsınız" dedi.
Daha sonra Kiler, elinde dosyayla Genç'in yanına geldi. Kiler ve Genç, tartışmalarına muhalefet kulisinde de devam etti.
TBMM Başkanı Toptan, birleşime ara vermeden önce Bozdağ'ın sözlerinin Genel Kurula yönelik gibi algılandığını belirterek, geri almasını istedi.
Yanlış anlaşıldıklarını söyleyen Bozdağ ve Genç'e teşekkür eden Toptan, birleşime ara verdi.
Bu kez de Haziran tartışması
TBMM Genel Kurulu'nda, AK Parti'nin Meclisin Haziran ayı boyunca çalışma saatlerine ilişkin grup önerisi tartışmaya neden oldu.
TBMM Danışma Kurulu'nda uzlaşmaya varılamaması üzerine DTP, MHP, CHP ve AK Parti, grup önerilerini Genel Kurula taşıdı. DTP, MHP ve CHP'nin grup önerilerinin reddedilmesinin ardından, AK Parti'nin grup önerisine geçildi.
AK Parti'nin, Genel Kurul'un, bugün Suriye sınırındaki mayınların temizlenmesine ilişkin tasarının bitimine kadar, Haziran ayı boyunca salı günleri 15.00-24.00, çarşamba ve perşembe günleri 13.00-24.00, cuma günleri ise 14.00-24.00 saatleri arasında çalışması, ayrıca sözlü sorular ve diğer denetim konularının görüşülmemesini içeren önerisine, muhalefet parti temsilcileri karşı çıktı.
Öneri üzerinde görüşlerini ifade eden Bağımsız Eskişehir Milletvekili Tayfun İçli, Genel Kurulda denetim konularının görüşülmesi gereğinin İçtüzük ve Anayasada yer aldığını belirterek, AK Parti'nin grup önerisinin bu gerekçeyle görüşülemeyeceğini savundu.
"Bugün tarihi bir gün..." diyen İçli, Suriye sınırındaki mayınlı arazilerin temizlenmesiyle ilgili yasa tasarısının "mayınların temizlenmesini içermediğini" ifade ederek, "Bu tasarı, Suriye sınırındaki mayınlı arazilerin yarım asırlığına küresel sermayeye peşkeş çekilmesidir. Bu durum, Hükümetin, 'bunu temizlemeye param yok' diyerek, hem maliye hem de tarım politikasının iflas ettiğini göstermektedir. Bu tasarıyla, Türkiye'nin, mayınlı bölgenin temizlenerek tarımsal faaliyet yapmak iddiasıyla egemenlik haklarını devrediyorsunuz" dedi.
Parti disiplinini iyi bildiğini, kendisinin de daha önce parti yönetiminde bulunduğunu hatırlatan İçli, "Ama görev vatan ve torunlarımızın geleceği ise elinizi vicdanınıza koyarak karar verin" diye konuştu.
MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, öneri üzerinde konuşmaya başlamadan önce Toptan'ın tutumu hakkında usul tartışması açılmasını istedi. AK Parti'nin grup önerisinin bir ay boyunca denetim konularının görüşülmemesini içerdiğini kaydeden Şandır, bu nedenle, İçtüzüğe aykırı olduğunu ve görüşemeyeceğini savundu. Toptan'ın tavrının İçtüzüğe aykırı olduğunu ifade eden Şandır, usul tartışması açılmasını istedi.
CHP Grup Başkanvekili Hakkı Suha Okay'ın da aynı görüşü ifade etmesi üzerine Toptan, "Tavrımda İçtüzüğe aykırı bir durum yok. Bir konu görüşülmeye başlandıktan sonra usul tartışması açılamaz" dedi.
Şandır, İçtüzüğün konuyla ilgili maddesini okuyarak, "Sizin böyle bir takdir yetkiniz yok. Usul tartışması açılmasına ilişkin bir sınırlama yoktur" demesi üzerine Toptan, birleşime ara verdi.
Çalışma saatleri önerisine kabul
AK Parti'nin, TBMM Genel Kurulunun bu ayki gündemini ve çalışma saatlerini düzenleyen önerisi, Genel Kurulda kabul edildi. Buna göre, TBMM Genel Kurulu, bugün Suriye sınırındaki mayınların temizlenmesine ilişkin tasarının bitimine kadar, haziran ayı boyunca salı günleri 15.00-24.00, çarşamba ve perşembe günleri 13.00-24.00, cuma günleri ise 14.00-24.00 saatleri arasında çalışacak.
Sözlü sorular ve diğer denetim konuları, görüşülmeyecek.
Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlemesi Hakkında Kanun Tasarısı ile Askeri Hakimler Kanununda Değişiklik Yapan Tasarı ise gündemin ön sıralarına alındı.
Bu arada, CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen, yaptığı yazılı açıklamada, sınırdaki mayınlı toprakların yabancılara tahsis edileceğinin bir gerçek olduğunu ifade etti.
AK Parti'nin Ottawa Sözleşmesi hükümlerini çiğneyerek, işi oldu bittiye getirmek istediğini savunan Öymen, "Meclis'e sunulan tasarıda amaç, bu toprakların 44 yıllığına işletme hakkını bazı yabancı şirketlere vermektir. Eğer amaç Ottawa Sözleşmesi'ne uygunluk olsaydı, ülkemizin bir bölümündeki mayınların temizlenmesinden bahsedilmezdi. Çünkü sözleşme, kim döşemiş olursa olsun bütün mayınların temizlenmesini düzenliyor" dedi.
Öymen, "Türkiye'de 921 bin mayın var. Bunların 615 bini Suriye sınırındaki mümbit topraklarda. Hükümet hem bununla hem de bu topraklara bitişik çok verimli araziyle ilgili. Verilecek olan, temizlenmiş araziye bitişik devlet çiftlikleri. Tasarının 2. maddesinde aynen bunu yazıyor" diye konuştu.
"Hükümet gözümüzün içine baka baka gerçek dışı şeyler söylüyor, 'beş sene süremiz var' diyor. Ottawa Sözleşmesi, o süre içinde temizlenemiyorsa sürenin uzatılmasının istenebileceğini içeriyor. Süre uzatılmasını isteyip alan ülke var" diyen CHP'li Öymen, "Bu bile gösteriyor ki hükümetin niyeti, sınırdaki toprağımızı mayından arındırmak değil, temizlenecek verimli toprağımızı yabancılara 44 yıllığına vermek. Biz buna izin vermeyeceğiz" şeklinde konuştu.
SABAHKİ GÖRÜŞMELER
Meclis Genel Kurulu, 4 haftadır Suriye sınırındaki mayınlı arazilerin temizlenmesine ilişkin kanun tasarısı üzerindeki çalışmalarını tamamlayamadı. Dün Meclis'te çıkan "mayın" gerginliği, bugün de sürecek gibi görünüyor. CHP'den "Anlaşmamakta anlaştık" açıklaması geldi.
AKP'nin Suriye sınırındaki mayınlı arazinin temizlenmesine ilişkin tasarının görüşmeleri tamamlanıncaya kadar bugünkü Genel Kurul çalışmalarının devam etmesine ilişkin önerisi, TBMM Danışma Kurulu'nda kabul edilmedi.
TBMM Genel Kurulu'nu bugün Köksal Toptan yönetecek. Tasarı Meclis Genel Kurulu'na grup önerisi olarak getirilecek, muhalefet ise grup önerileriyle görüşmeleri tıkayacak.
AKP Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ, Genel Kurul'un bugün tasarı yasalaşana kadar çalışmasını önerdiklerini açıkladı.
CHP Grup Başkanvekili Hakkı Suha Okay, partisinin muhtarların, MHP'nin esnafın, DTP'nin de güneydoğudaki göçebelerin sorunlarının bugün Genel Kurul'da görüşülmesini istediğini söyledi.
Hakkı Suha Okay, "Anlaşmamakta anlaştık. Parlamento idaresinin üstünde bir Başbakan iradesi ve parlamentoyu, 'madem 4 haftada bu yasayı çıkaramadınız, o zaman sizi cezalandırıyorum, 4 Ağustos'a kadar da Meclis'i çalıştıracağım' türündeki üslubunu içimize sindiremediğimizi söyledim. Bu, Meclis'e haksızlıktır, Meclis iradesine saygısızlıktır. Bir Başbakan ya da genel başkanın, parlamentoyu, parlamenterleri cezalandırırcasına çalışma takvimi koymasının doğru olmadığını söyledim" dedi.
Dünkü görüşmelerden
TBMM Genel Kurulu'nda, AK Parti'nin grup önerisinin oylanması konusunda muhalefet milletvekilleri ile TBMM Başkanvekili Eyyüp Cenap Gülpınar ve iktidar milletvekilleri arasında tartışma çıkmıştı.