Müftüoğlu Rize'de Kurtulmuş'a Yüklendi
"28 Şubat post modern darbesi Refah Partisi'nin müstakil iktidar yolunu kapamak için yapılmıştır... Numan Kurtulmuş 2002 yılında genel idare kurulundan istifa ederek gözdağı verdi... Erbakan Hoca, Numan beyin önünü açtı. Asla önünü tıkamayı düşünmedi elinde imkan olduğu halde. Aldı bunu genel başkan yaptı" sözleriyle Adalet Eski Bakanı İsmail Müftüoğlu, katıldığı Saadet Partisi Rize İl Divan Toplantısı'na damgasını vurdu.
Saadet Partisi Rize İl Başkanlığı Düzenlemiş Olduğu aylık İl Divan toplantısında partinin yaşadığı süreci ve 17 Ekimde yapılacak Büyük Kongre sürecini değerlendirdi. İl, İlçe,Belde, Kadın Kolları, Gençlik Kolları, Büyük Kongre Delegelerinin katılımıyla yapılan İl Divan Toplantısına Adalet Eski Bakanı İsmail Müftüoğlu da katıldı. Coşkulu bir atmosferde gerçekleştirilen toplantıda gösterilen sinevizyon ise coşkuyu zirveye çıkardı.

MEDYADAN BİZE YAKINLIK GÖSTERMESİNİ BEKLEMİYORUZ
İl Divan Toplantısında süreçle alakalı bilgi veren Adalet Eski Bakanı İsmail Müftüoğlu bütün illerde yapılan toplantıların nedenini şu cümlelerle ifade etti; “Bizim şuanda Anadolu’yu dolaşmamızın sebebi Saadet Partisinde meydana gelen bir takım huzursuzlukları telafi etmek, ayrışmaları yeniden toparlamak suretiyle senteze vardırmak. İnsanlarımız maalesef medyanın çok fazla tesirinde kalıyor. Medya manipüle edebiliyor. Onun için biz medyadan bize yakınlık göstermelerini beklemiyoruz, bizatihi kendimiz teşkilatlarımızın ayağına kadar gidiyor ve cereyan eden olayı analize ederek, tahliller ederek kendilerine sunuyoruz. “
28 ŞUBAT REFAH PARTİSİ'NİN MÜSTAKİL İKTİDAR YOLUNU KESMEK İÇİN YAPILMIŞTIR
1969’dan bu yana devam edegelen bir mücadele var. Bu mücadele ne zaman ivme kazanıyorsa, iktidar yarışına giriyorsa maalesef sebepleri bizce malum ama açıklamada zorlandığımız bazı sebeplerden dolayı bu gelişmelerin önüne geçiliyor diyen Müftüoğlu, “1969’dan bu yana devam edegelen bir mücadele var. Bu mücadele ne zaman ivme kazanıyorsa, iktidar yarışına giriyorsa maalesef sebepleri bizce malum ama açıklamada zorlandığımız bazı sebeplerden dolayı bu gelişmelerin önüne geçiliyor. 28 Şubat hadisesi aslında Milli Görüşün müstakil iktidara doğru girdiğini gören şer güçler, gerekse Amerikalılar, gerekse İsrail, gerekse bunlarla iş birliği yapan ordumuzun üst kademesinde görev yapan generaller, birde bunların tesiri altına aldığı dış politikada politika yapıyorum anlayışı içerisinde bunlarla dost olan milli görüşçü görünümdeki kardeşlerimizin, arkadaşlarımızın iştirakiyle bunun önüne geçilmiştir. Yani Refah Partisinin mutlak iktidarı bu çalışmalar sonucunda 28 Şubat sebebiyle önlenmiştir. Hepinizin malumu olduğu gibi partilerimiz dört defa kapanmıştır. Niye kapanmıştır bu partiler? Bu partiler Türkiye’nin inanç sistemine, bu ülkenin geleneklerine ve göreneklerine, bu ülkenin tarihi harsına, bu ülkenin etik değerlerine önem verdiği için önce ahlak ve maneviyat diyerek yola çıkıyor. Bunun sebebi şudur, ahlak ve maneviyatın olmadığı yerde materyalist bir yapılanma olur onda hak, hukuk değil kuvvetten neşet eder haklı olan kuvvetlinin önünde ezilir biz bu düşünceyi, bu siyasi sistemi beğenmediğimiz için Türkiye’de yaşayan inanan insanlara siyaset alanını açabilmek için 1969’da başlayan ve durmadan gelişen ve bu gelişmeye vesile olan arkadaşlarımızda yorulmadan geliyor” ifadelerini kullandı.
SAADET PARTİSİNİN SON SEÇİMDEKİ OY ARTIŞINI KİMSE KENDİNE MAL EDEMEZ
Teşkilatlarımız sistem ağalarının oynadığı oyunu farkına vardı ve bu oyunu mutlaka bozmak için büyük bir gayrete girdi. Ve oylar bir miktar artmıştır. Şimdi kimse diyemez ki teşkilatlara rağmen ahmed’in, mehmed’in gelmesi ile oylar artmıştır ifadelerini kullanan İsmail Müftüoğlu, “En son olarak baktığımızda Türkiye’de yeni bir gelişmeyle karşı karşıya geliyoruz. 28 Şubat, Refah Partisi ve arkasından Kurulan Fazilet Partisi devre dışına bıraktığı gibi bu şer güçler son dönemlerde teşkilatların gayretli çalışmaları, teşkilatların ümitli çalışmaları, heyecanları sebebiyle yeni bir hamleye girdiler. Bu hamledeki sonuç teşkilatların gayretlenmesinden elde edildi. Yoksa Ahmet, Mehmet’in gelmesiyle alakalı değil bu. Teşkilatlar o gayretin içerisine girdiler yeniden Türkiye’nin bir numaralı partisi olma gayreti içerisine girdiler, çalıştılar, para harcadılar, ter döktüler ve o gayret içerisinde son seçimlerde bir miktar oylar artmış oldu. Şimdi bu artışı birileri kendilerine mal etmeye çalışıyorlar.Buna kimsenin hakkı yok. Bu teşkilatlarımızın gayretiyle olmuştur. Biz bunu aynelyakin yaşadık. Teşkilatlarımız sistem ağalarının oynadığı oyunu farkına vardı ve bu oyunu mutlaka bozmak için büyük bir gayrete girdi. Ve oylar bir miktar artmıştır. Şimdi kimse diyemez ki teşkilatlara rağmen ahmedin mehmedin gelmesi ile oylar artmıştır. Bir müddet sonra bu gelişmeleri kendilerine mal etmek isteyenler yapılan anketler sonrası gördü ki o yüzde 5 oylar maalesef aşağıya düşmeye başladı. Çünkü sevk ve idare mekanizmasında yanlışlıklar başladı, enaniyet başladı, ben denmeye başladı ve itaat, vefa meseleleri arka plana alınınca taban bunun farkına vardı o aksiyoner ruhu atalete düştü ve yeniden o ivme aşağıya doğru düştü” dedi.
KURTULMUŞ 2002’DE İSTİFA EDEREK GÖZDAĞI VERDİ
Numan Kurtulmuş'un 2002 yılında genel idare kurulundan istifa ederek gözdağı verdiğini iddia eden Müftüoğlu sözlerine şu şekilde devam etti, “Sayın Numan Kurtulmuş’un 2002’den beri hedeflediği bir mesele var. O sonuca ulaşmak için 2002 seçimlerinde sonuç alınamayınca kendisini ikaz etmemize rağmen Ankara’ya gitti ve genel idare kurulundan istifa ederek böylece göz dağı vermeye kalktı. Fakat tutmadı yoluna devam etti. 2005 yılında bir genel başkanlık yarışı hazırlığına girdi. Bunu da önledik. Dedik ki bak hocamızın eşi yeni vefat etti, hocamız yasak aldı sen allameyi cihan olsan teşkilatlar senin yanında yer almaz. Biz bu hareketten onu vaz geçirdik.İlci otelinde yaptığımız toplantıda yanında ki arkadaşlar biz bir liste hazırlayacağız ve bu yarışa gireceğiz şeklinde onu bir yanlışa sevk ettiler. Onlara dedim ki bu arkadaşların tabanda beş tane reyi yok bu arkadaşlar senin siyasi hayatını tüketecekler, bunlar sana faydadan fazla zarar verecekler. Bunları söylerken o arkadaşlarda ordaydı. Sakın ola ki bu arkadaşların sözlerine itibar edip böyle bir yanlışa girme. Ogün o meseleyi önledik.”

ERBAKAN HOCANIN ELİNDE İMKAN OLMASINA RAĞMEN KURTULMUŞ’UN ÖNÜNÜ TIKAMAYI DÜŞÜNMEDİ
2008 kongresinde Numan Kurtulmuş’un Genel Başkan olma sürecini de anlatan Adalet Eski Bakanı İsmail Müftüoğlu, “2008 kongresinden evvel muhterem Erbakan hocamız bizi çağırdı ve istişare yaptı. Biz ona dedik ki hocam biz biliyoruz ki sizin aday olma gibi bir düşünceniz yok, eğer düşündüğünüz biri varsa bizimle istişare yapmanıza da gerek yok bizim teslimiyetimiz size tamdır gösterdiğiniz arkadaşın arkasından gideriz, oda yoksa bu arkadaşa tabanın bir temayülü var bu temayülü de dikkate almak zorundayız. Yılların tecrübesini omuzlarında taşıyan muhterem Erbakan hoca bize ne dedi? İsmail bey siz bu arkadaşa kefil oluyor musunuz dedi. Tereddüt bitmemiş 2002’den bu yana gelen tereddüt bitmemiş. Buna rağmen Erbakan hoca Numan beyin önünü açtı. Asla önünü tıkamayı düşünmedi elinde imkan olduğu halde. Aldı bunu genel başkan yaptı” dedi.
KURTULMUŞ KENDİSİNE EMANET EDİLEN GEMİYE KORSANVARİ EL KOYMAYA ÇALIŞTI
Kongrede yaşanan çift liste hadisesinin nasıl meydana geldiğini de anlatan Müftüoğlu “Şimdi bunlar yanında ki arkadaşlar biz başka bir liste yapalım bununla kongreye gidelim dediler” diyen Müftüoğlu sözlerine şöyle devam etti, “ Şimdi bunlar yanında ki arkadaşlar biz başka bir liste yapalım bununla kongreye gidelim dediler. Bu mesele büyüyünce onlara dedim ki Numan beyin önünü kesmeye çalışıyorsunuz, hasım bir ortam oluşturmaya çalışıyorsunuz biz buna müsaade etmeyiz. Ayrı bir listeye de müsaade etmeyiz. Ancak bu listede istemediğiniz veya ilave etmek istediğiniz bir şey varsa biz bunu çözeriz. Sonra kendisinin de istemiş olduğu isimleri listeye almak için 60 kişilik listeyi 75’e çıkardık. Önünü tıkamak gibi bir düşünce olmadı ne hocamın ne bizim, biz önünü açtık ve genel başkan oldu. Bazı arkadaşların muhalefetine rağmen hoca hayır genel başkanınız budur dedi. Bir sene beraber çalıştık ve bu bir sene içerisinde düşündüğü şudur, Necmettin Erbakan hocanın vesayetinden kurtulmak. Yani nasıl kurtulmak, Erbakan hocanın etrafından kurtulmak, etrafından kurtulduktan sonrada hocadan kurtulmak. Bir nevi kendisine emanet edilen gemiye amiyane tabirle söylüyorum korsanvari el koymak, ona teslim edilen gemiyi rotasında çalıştırmamak, gemi tayfasını dışarıya atmak suretiyle de gemiyi zapt etmek gibi bir anlayış sergiledi.”
BUNLARIN YAPTIĞI HAREKET ERDOĞAN’A RAHMET OKUTACAK CİNSTEN
Müftüoğlu, “Zamansız bir şekilde 2010 kongresi yapıldı. Erbakan hocamızla birlikte, yüksek istişare kurulu ile birlikte bir liste tanzim edildi. Bu listede genel başkan kim kendisi. Bu listede mutabakat sağlandı ve gitti. Sonra saat 4:30 civarında başka bir liste daha tanzim edildi. Bu listeyi tanzim edenler etrafında ki arkadaşlardır, onu yanlışa sevk edenlerdir, aklını çelenlerdir. Liste seçim maddesi gelene kadar açıklanmadı, tam seçim maddesi geldi, hocada salonu bırakıp gitti bu liste ortaya çıktı. Sonra söz aldı kürsüye çıktı ve mutabık kaldığı liste için ben bu listenin adayı değilim dedi. Sokaktan politikaya yeni başlamış bir insanı çağırsanız bu hatayı yapmaz. Sonra ne oldu 310 oyla genel başkan oldu. Türk siyasi tarihinde böyle üzücü bir olay yoktur. 310 oyla genel başkanlık koltuğuna oturan bir tek ferdi vahid yoktur. Bu arkadaşların bu hareketi Tayyip Erdoğan’a rahmet okutacak cinsten hareketlerdir.” Dedi
PROFESÖR OLMUŞ, GENEL BAŞKANLIK SEVİYESİ GELMİŞ BİR ARKADAŞA OLAYLARI SAPTIRMAK YAKIŞMIYOR
Mahkemenin kongre ile ilgili verdiği kararı Kurtulmuşun saptırdığını ifade eden Müftüoğlu, “700 yakın arkadaşımız imza topladı dedi ki bu kongre doğru değil, bu kongreyi yenile imzaları aldı ben bir düşüneyim dedi sonra bizim kongre taamdır kongre yapma gibi bir gündemimiz yoktur dedi. Sonra mecburen arkadaşlar mahkemeye gittiler. Şimdide diyor ki partiyi mahkemeye teslim ettiler. Bunun müsebbibi kim? Mahkeme de bir karar veriyor kongreye çağrı heyeti kuruluyor. Bunu da saptırıyor partiyi kayyuma teslim ettiler diyor. Yakışmıyor, profesör olmuş bir arkadaşa, genel başkanlık seviyesine gelmiş bir arkadaşa olayları bu şekilde saptırmak hiç yakışmıyor” dedi.
YAŞANAN BU SÜRECİN TEK MÜSEBBİBİ NUMAN KURTULMUŞ’TUR
Sürecin tek müsebbibi kurtulmuştur diyen Adalet Eski Bakanı İsmail Müftüoğlu, “Kimse Erbakan hoca bunların önünü kesti diyemez derse günah işlemiş olur. Çünkü önlerini hep açmış. Yaşlılardan müteşekkil bir istişare heyeti kuruldu. Bunu iptal etmek için bin tane bahane aradılar ve iptal etmeye kalktılar. Neden ? istişare heyetinin vereceği kararlar onların işine gelmez, çünkü tecrübenin verdiği ağırlıkla önlerini açacak, bunu vesayet kabul ediyorlar. Açıkça söylüyorum bu yaşanan bu sürecin tek müsebbibi Numan Kurtulmuş’tur” ifadelerini kullandı.

İl Divan Toplantısının açılış konuşmasını yapan İl Başkanı Cemil Çolak ise, “Bizi hiç yormadan, utandırmadan, usandırmadan, şevkle, azimle, umutla, mücadeleyle birlikte bu güne getiren, muhterem Erbakan hocamızın ömrünü uzun etsin. Bize ne söylemişse elinden geldiğince yapmıştır. D-8 demiştir yapmıştır, işçimin, memurumun, köylümün yüzü gülecek demiştir güldürmüştür. Hayatını bu insanlığa vakfetmiştir. Yaşanabilir Bir Türkiye, Yeniden Büyük Bir Türkiye ve Yeni Bir Dünya demiştir bu yolda çalışmaktadır. Bizim her zaman ufkumuzu açmıştır, bize her zaman güzeli, iyiliği tebliğ etmiştir anlatmıştır. Bizlere örnek olmuştur. Hocamızı ziyaret ettiğimizde veya kendileri bizi davet ettiği zaman bizlere hep güzel ahlakı anlatmıştır, güzel ahlakıyla bize örnek olmuştur. Teşkilatımız olarak duamız Allah hocamızın ömrünü uzun etsin, başımızdan eksik etmesin. Bir eline ayı, bir eline güneşi, bütün dünyayı verseniz davasından dönmeyen bir liderin etrafındayız ve ona layık olmaya çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.
SON NEFESİMİZE KADAR DAVAMIZDAN AYRILMAYIZ
Bizler birkaç günlük dünya hayatına değil, ebedi olan ahiret hayatına talibiz. Bizim talip olduğumuz makamlar orada ifadelerini kullanan İl Başkanı Çolak, “Bu salonda Numan beyle çok güzel programlar yaptık. Numan beyi tanıtmak için yaptığımız tanıtım çalışmalarından hala ödediğimiz borçlarımız var. Biz böyle olmasını istemedik. Akıllı bir insan böyle olmasını hiç ister mi? Bu süreçte Rize olarak bir tek basın açıklaması dahi yapmadık düzelir diye. Erbakan hocamız bizi davet ettiğinde bize “olsun bunlar bizim evlatlarımız, bekleyelim geleceklerdir, hatalarını düzelteceklerdir” demişlerdir. Hocamız bu olayları bir baba şefkatiyle ve peygamberi bir ahlakla karşılamıştır. Bunca yaptıklarına rağmen son ana kadar gel evladım, al genel başkanlığı geç ge partinin başına demişlerdir. Lütfen konuştuğumuzda birbirimizi kırmayalım şu üç günlük dünyada. Son olarak şunu ifade etmek istiyorum, bir gün gelecek çenemizi bağlayacaklar ve o mezara bizi koyacaklardır. Bizler akıllı insanlarız, buradayız. Bizler birkaç günlük dünya hayatına değil, ebedi olan ahiret hayatına talibiz. Bizim talip olduğumuz makamlar orada. Bunu kazanmanın yolu insanların hayır duasını almak olduğunu bilen insanlarız. İnsanların en hayırlısı insanlara en faydalı olanınızdır hadisi çerçevesinde hareket eden bir topluluğuz biz. Bizler birle, onla ölçülemeyiz, Hocamızın değimiyle bizler rakamlara sığmayız. Birileri gidebilir ama biz davamızda liderimizle beraber, sadakatle, azimle, gayretle mücadele ile yürüyoruz. Kanımızın son damlasına kadar, son nefesimize kadar davamız için mücadele edeceğiz” dedi.
NUMAN BEYE KARŞI OLAN MEDYA BUGÜN SİYASETİN LİDERİDİR DİYOR
Milli Görüş nedir ki, onun genel başkanı kimdir ki sözleriyle hakaret eden insanlar bugün Numan Kurtulmuş siyasetin yıldızıdır diyorlar. Düşünmüyor muyuz ne oluyor diye? Sorusunu soran Çolak, “Benim burada paylaşmaktan utandığım çok hadiseler yaşadık. Haziran ayında il başkanları toplantısında söz alındım ve şunları söyledim, “sayın genel başkanım biz neden medyaya çıkamıyoruz, bizi neden vermiyorlar, ne yapalım ki bu televizyonlara çıkalım, il başkanları olarak şortla yürüyelim de bari televizyonda haber konusu olalım” dediğimde Numan bey gülerek Cemil bey doğru söylüyor demişti. Şimdi ne oldu da günde dört televizyona çıkılıyor. Milli Görüş nedir ki, onun genel başkanı kimdir ki sözleriyle hakaret eden insanlar bugün Numan Kurtulmuş siyasetin yıldızıdır diyorlar. Düşünmüyor muyuz ne oluyor diye? Çektiğimiz bütün sıkıntıları davamız için ve Allah rızası için çektik. Bizler akıllı insanlarız ve hesabını iyi yapan insanlarız” dedi.
