Prof. Dr. Demir: Fındıkta sulama lüks değil, zorunlu bir ihtiyaçtır

Prof. Dr. Demir: Fındıkta sulama lüks değil, zorunlu bir ihtiyaçtır
Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nden Prof.Dr.Yusuf Demir, küresel iklim değişikliğinin fındık üretimi üzerindeki baskısının arttığını belirterek, Karadeniz Bölgesi’nde fındıkta sulamanın bir lüks değil, zorunlu bir ihtiyaç haline geldiğini söyledi.

OMÜ Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Demir, Küresel iklim krizinin tarımsal üretim üzerindeki etkileri değerlendirdi. 2025 yılında meyvecilik ve fındık üretiminde ciddi krizler yaşandığına dikkat çeken Prof. Dr. Demir, “Son yıllarda yaşanan küresel iklim olayları, iklimdeki değişiklikler tarımsal üretim üzerinde baskılarını her geçen gün arttırıyor. 2025 yılında bu iklim değişiklikleri sonucunda tarımsal üretimde çok ciddi anlamda krizler yaşadık. Meyvecilikte, fındık üretiminde krizler yaşadık. Eskiden Karadeniz Bölgesi’nde fındıkta sulamaya ihtiyaç yok gibi bir algı vardı. Ama özellikle küresel ısınmayla ve küresel iklim değişimiyle beraber bu algının değişmeye başladığını her defasında ifade ediyorum. Karadeniz Bölgesi’nde yaşayan bu süreç fındıkta da sulamayı zorunlu hale getirmiştir. Yani fındıkta sulama artık bir lüks değil, zorunlu bir ihtiyaç olarak karşımıza çıkmaktadır” dedi.

‘VERİMDE YÜZDE 60’A VARAN ARTIŞ MÜMKÜN’

Yapılan bilimsel çalışmaların sulama ile verim artışını kanıtladığını belirten Prof. Dr. Demir, “Dünyada ve ülkemizde de yapılan çalışmalar şunu göstermektedir ki fındıkta yapacağımız sulamayla birlikte üretimde, verimde yaklaşık yüzde 20 ile 60 arasında artış sağlayabileceğimizi göstermektedir. Tabii bu arazinin coğrafyasına, topografik eğime, ürettiğimiz ürünün çeşidine ve iklim faktörlerine bağlı olarak değişmektedir. Fındıkta sulama yapmadığımız zaman sadece verim düşüklüğü değil, aynı zamanda üretilen ürünlerde kalite, ürün iriliğinde, tane çapında, boş fındık oranının artması gibi pek çok problemle karşılaşıyoruz. Onun için de bizim mutlak suretle artık özellikle Samsun başta olmak üzere Karadeniz'in sahil kesimi öncelikle yani 450 rakımın altındaki bölgeler öncelikle olmak üzere önümüzdeki süreçlerde sıcak yaz aylarında ciddi anlamda sulamayı düşünmek ve projelerini almak durumundalar” diye konuştu.

‘FINDIKTA SULAMA ÇALIŞMALARINA ÖNCELİK VERMEMİZ GEREKİYOR’

Doğru zamanda yapılan sulamanın fındıktaki periyodisiteyi önleyebileceğini ifade eden Prof. Dr. Yusuf Demir, “Fındık sulamasını sadece bu seneki verim ve üretim açısından da değerlendirmemek lazım. Özellikle mayıs sonu haziran başında yapılan sulamaların fındıkta meyve olgunlaşması, donma ile ilgili fayda sağladığını, haziran sonu temmuz başında yapılan sulamanın özellikle meyvelerde iriliği, boş meyve oranlarının azalması ve hatta meyvenin kalitesi, iyileşmesi için önemli bir fayda sağladığını yine yapılan çalışmalar ortaya koymuştur. Tabii temmuz-ağustos aylarında yapılan sulama ise hem bu seneki fındığın daha kaliteli üretilmesi, elde edilmesi hem de bir sonraki sene fındık sürgünlerinin daha iyi gelişmesi, dolayısıyla bir sonraki yıldaki üretimi de etkilemesi açısından önemlidir. Yani aynı zamanda sulama yıllarca fındıkta önemli bir problem olan periyodisite yani yıllık dalgalanma açısından da önemli bir çözüm üreten ana araçlardan bir tanesi haline gelecektir. Onun için bizim mutlak suretle fındıkta sulama çalışmalarına ve bütün projelerimizde sulamaya öncelik vermemiz gerekmektedir” dedi.

Geleneksel yöntemler yerine modern sistemlerin tercih edilmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Demir, “Tabii ki bu anlamda yapılacak çalışmalar bilimsel anlamda şu anda farklı kurumlarımızda yapılıyor ama bizim mutlaka fındıkta modern sulama teknikleri nelerdir ve modern sulamayı nasıl yaparız noktasında hem yerel yönetimcilerimiz hem de çiftçilerimizi aydınlatmamız gerekiyor. Tabii fındıkta söylediğimiz bu faydaların sağlanabilmesi için işte damla sulama gibi veyahut da uygun olan oranlarda veya alanlarda belki mini yağmurlama başlıklarıyla fındık altı sulama gibi sistemlerle daha uygun daha verimli sulamayı gerçekleştirebiliriz. Aynı zamanda tabii ki kırsal alanda yaşayan insanların gelir seviyesini yükseltmek, onların yaşam standartlarını artırmak için de buna ihtiyaç vardır. Tabii ki bu anlamda yerel yöneticilerin bu projelere öncelik vermesi, artık Karadeniz'de Ordu ve Giresun, Trabzon dahil olmak üzere pek çok ilimizde fındık sulamasını ciddi anlamda önceliklendirmeye yarar vardır” diye konuştu.

‘SULAMA ÇALIŞMASI CİDDİ ANLAMDA ÇÖZÜM OLACAKTIR’

Sulama çalışmalarının önemli ve ciddi bir çözüm olacağının altını çizen Prof. Dr. Yusuf Demir, “Yine yıllardır ifade ediyorum. Küresel iklim etkisi bu şekilde devam ettiği sürece ki inşallah yapılacak tedbirlerle bunların önüne belli ölçüde geçebiliriz ama böyle devam ettiği sürece tabii ki Karadeniz'in ısınması, Akdeniz'in ısınması sonucunda, aynı zamanda ülkemizin ürün deseninde, üretim alanı değişiminde de ciddi farklar oluşmakta ve gelecek yıllarda fındığın Karadeniz’de yetişme şartları zor hale gelecektir. İşte bu durumda mutlaka şimdiden alınacak tedbirler ve sulama çalışmaları önemli ve ciddi bir çözüm olacaktır. Onun için fındık sulamasının bugünlerde böyle bir yağışlı ortamda tartışılması, bence bugün tartışacağız ki yarın problemi yaşadığımızda çözüm üretelim. Çünkü problem yaşadığında çözüm üretmek artık geçmişte kalan düşüncelerden oluşmaktadır. Biz bugün artık problemi önceden tespit edip problem yaşamadan çözümler üretecek analiz ve uygulamaları gerçekleştirmemiz gerekiyor. Onun için fındık sulaması çok önemli bir kavram ve Karadeniz Bölgesi’nde tabii Batı Karadeniz'de bunun içerisinde ama özellikle Orta ve Doğu Karadeniz bölgesinde bundan sonraki süreçte mutlaka fındık sulaması çalışmaları önceliklendirilmeli ve bununla ilgili projelere öncelik ve destek verilmelidir” dedi.

prof-dr-demir-findikta-sulama-luks-de-1315605-390992.jpg

prof-dr-demir-findikta-sulama-luks-de-1315607-390992.jpg

Kaynak:DHA

HABERE YORUM KAT
OKUYUCULARIMIZIN DİKKATİNE !... Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.