Rize İl Müftüsü İlyas Serenli'nin Miraç Kandili Mesajı
Serenli mesajında şunları kaydetti: 28 Haziran Salı’yı Çarşamba’ya bağlayan gece Mi’rac gecesidir. Bu gecede Peygamberimiz (s.a.v.) Mekke’deki Kâbe’yi kuşatan Mescid-i Haram’dan Kudüs’teki Mescid-i Aksa’ya ve oradan da göklere doğru seyahat ettirilmiştir.
Bu seyahatin Mescid-i Haram’dan Mescid-i Aksa’ya kadar olan kısmına İsrâ adı verilmektedir.
Gece yürüyüşü anlamına gelen İsrâ’dan İsrâ Sûresinin birinci ayeti şu şekilde bahseder: “Kulu Muhammed’i bir gece Mescid-i Haram’dan, kendine bir kısım ayetleri göstermek için, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa’ya götüren Allah’ın şânı yücedir. Doğrusu O, gerçek anlamda işitir ve görür.”
İsrâ ve Mi’rac, yüce Mevlâ’mızın zaman ve mekân kayıtlarını ortadan kaldırarak, Habîbini manevi huzuruna kabul edip nice emir ve hikmetleri vasıtasız vahiy buyurduğu muazzam bir tecelli gecesidir.
Peygamberimiz için şân ve şerefle dolu olan Mi’rac mucizesi, bizim için de rahmet ve lütuflarla doludur. Mi’rac’ın bizim için en önemli sonucu dinimizin direği, imanımızın alameti ve günahlarımızın kefareti olan ve o gece farz kılınmış bulunan beş vakit namazdır. Beş vakit namaz bize bir Mi’rac hediyesidir. Bu bakımdan Namaz Mü’minin Mi’racıdır. Zira mü’min namazda vasıtasız olarak Rabbi ile baş başa bulunmaktadır.
Mi’rac’da Peygamberimize vahyedilen ilâhi prensiplerin bir kısmı İsrâ Sûresi’nde şöyle beyan edilmektedir: "Allah'a ortak koşma, yalnız O'na inanıp yalnız O'na ibadet et, ana-babaya iyi davran, akrabaya, yoksula, yolda kalmış kimseye haklarını ver, cimrilik yapma, müsrif ya da savurgan da olma, açlık korkusu ve geçim kaygısı ile çocukları öldürme, zinaya yaklaşma, cana kıyma, yetimin malına el uzatma, verdiğin sözü yerine getir, ölçerken ve tartarken eksiklik ve noksanlık yapma, hakkında kesin bilgi sahibi olmadığın şeyin peşine düşme, yeryüzünde böbürlenerek yürüme, kibirlenme ve gururlanma. Bütün bu sayılanlar Yüce Yaratanın katında sevimsiz ve çirkin davranışlardır.”
Unutmamalıyız ki, inanç, ahlak ve maneviyat dünyamızın, barış ve huzur içinde birlikte yaşamamızın vazgeçilmez değerlerine işaret eden bu ilahi buyrukları yaşamak ve yaşatmak, bizlere miracın manevi atmosferini günümüzde de hem fert hem de toplu olarak teneffüs etme imkanı sağlayacaktır.
Mi’rac gibi büyük bir mucizenin tecelli ettiği bu kutsal gecede Cenab-ı Hakk’ın rahmetinin de o nispetle tecelli edeceğine inanarak bu mübarek geceden gerektiği gibi istifade etmesini bilmeli ve bu geceyi en iyi şekilde değerlendirmeliyiz.
Bu duygularla başta Rize'li kardeşlerim olmak üzere bütün Müslümanların kandilini tebrik ediyor, hayırlara ve güzelliklere vesile olmasını Cenabı Allah’tan niyaz ediyorum.
