Rize'de oyunlar oynanılıyor
CHP'li Av.Remzi Kazmaz, Derelerin kardeşliği Platformu dönem sözcüsü Ömer Şan, Çay’a ve Çaykur’a sahip çık platformu sözcüsü Saltuk Deniz düzenledikleri basın toplantısında Çay, Çaykur ve Hidro Elektrik santralleri ile ilgili açıklamalar yaptı.
Çay bizim geleceğimiz, HES’lere karşıyız
EYLEMLERİMİZ KESİNTİSİZ DEVAM EDECEK
29 Mart yerel seçimlerinden sonra ilk kez Rize’ye gelen Kazmaz, Rize’nin sorunlarının her geçen gün büyüdüğünü söyledi. Çay ve Çay üreticisinin sıkıntı içinde olduğuna dikkat çeken Kazmaz, “Çayın geleceği, politikası ve fiyatıyla ilgili sorunlara çözüm bulunamıyor. Bunun yanında su savaşının olduğu dönemde dış güçler ve tekeller Rize’de bir oyun oynayarak Hidro Elektrik santrallerini yapıyorlar. HES’ler ile birlikte Ülkenin doğası tahrip ediliyor ve suyu satılıyor. Bizim yaşam ve gelecek ile ilgili olan bu iki soruna ülke insanlarının, halkın ve Sivil Toplum örgütlerinin siyası parti temsilcileri ile birlikte bir an önce sahip çıkması gerekiyor. Bu nedenle Sivil inisiyatif adı altında bir arayla gelen Rize’nin duyarlı insanlarımız bu sorunları TBMM’ne taşıyarak imzalı mektuplarını gönderdiler. Eylemlerimiz kesintisiz bir şekilde devam edecek. Biz bu ülkeyi seviyoruz. Çay bizim geleceğimiz, HES’lere karşıyız” dedi.
MİLLETVEKİLİ ALİ BAYRAMOĞLU ULUSAL ÇAY KONSEYİ BAŞKANLIĞINDAN İSTİFA ETMELİ
Çay’a ve Çaykur’a sahip çık Platformu sözcüsü Saltuk Deniz, “Bizim amacımız çayın sorunlarını ve dertlerini konuşmak değil bunu eyleme dökmek olduğuna inanıyoruz. Çay’a sahip çıkması gereken herkes maalesef buna gerekli desteği vermiyor. Gerekli duyarlılık gösterilmiyor. Biz buna dikkat çekmek için toplantı yapıp imza kampanyası başlattık. Ardeşen’de 10 bin imza topladık ve vatandaşın duyarlı olduğunu gördük. Artık dayanacak nokta kalmadığından üretici hareketliliği kendisi yapıyor. Son 30 yılda bir çay üreticisinin kaybı 60 bin TL kaybı vardır. Üreticinin hakkını aramak zorundayız. Bundan böyle sorunlar üzerine değil de nasıl engelleyip, nasıl dur diyeceğimizi ortaya koymak zorundayız. Rize üstünde oynana oyunların hepsi aynıdır. Fındıklı’dan Rize’ye kadar bir yürüyüş düzenleyip sorunlarımızı dile getireceğiz. Temel sorunu çözebilecek hareketliliği ortaya koymak zorundayız. Çaykur’un kota uygulaması yasal değildir. Çaykur üreticiye kota uygulayamaz. Çaykur hakkı ve yasal olmayan bir uygulamayı dayatmaktadır. Bunun iptali için yargıya gideceğiz. Çaykur’un özelleştirilmemesi için de elimizden geleni yapacağız. Devletin Çay üreticisine borcu var. İnsanları çay tarımına yönlendiren devletin kendisidir. Şimdi kalkıp ben oynamıyorum, bu işten vaz geçtim demeye kimsenin hakkı yoktur. Ayrıca Ulusal Çay konseyi kaldırılmalı eğer kaldırılmıyorsa yönetim şekli yeniden değişmeli. Üretici, çay dernekleri ve STO’ların buna katılması sağlanmalıdır. Ulusal Çay Konsey başkanlığı yapan Milletvekili Ali Bayramoğlu’nun bu görevinden istifa etmesi gerek” diye konuştu.
İNSAN YAŞAMI TEHLİKEDE
Derelerin Kardeşliği Platformu dönem sözcüsü Ömer Şan, HES’lerin çevresel etkilerinin çok fazla olduğunu belirterek. “Bölgede resmi kayıtları göre ne kadar HES yapıldığı belli değil. Kurumlar arasında iletişim ve bilgi akışı eksikliği var. HES’lere karşı yapılan mücadelede bazı yerler SİT alanı ilan edildi. Çamlıhemşin ve Senoz vadisinde bu yapıldı. Biz enerji üretimine karşı değiliz çünkü gereklidir. Ama üretim olanakları çok farklı. İkizdere vadisi 74 km iken buraya 54 km su ulaşım tüneli yapılamaz. 21 Projeyi peş peşe dizemezsiniz. Bunu yaparsanız doğaya ve ekolojik dengele yaşama şansı tanımazsınız. Yapılan HES’lerdeki toplam tünel boyu 600 km’dir. Böyle uzunluktaki tünellerden su geçmesi doğal ve ekolojik yaşamın dışında insan yaşamını da tehdit etmektedir. Türkiye’deki enerji kaçaklarının önlenmesi bu bölgede üretilecek olan enerjiden çok daha fazla değildir. Elektrik kaçaklarından Türkiye’nin kaybı çok daha fazladır” diye konuştu.
