Rize'de Vatandaşlara Aşure İkramında Bulunulacak
İslam tarihinde pek çok önemli dönüm noktasını barındıran, paylaşmanın, birlik ve beraberliğin simgesi mübarek Aşure Günü, Rize’de anlamlı bir etkinlikle ihya ediliyor. Diyanet İşleri Başkanlığı takvimine göre bu yıl 25 Haziran Perşembe gününe denk gelen bu anlamlı gün vesilesiyle, Rize Ticaret Borsası anlamlı bir organizasyona ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor.
Rize Ticaret Borsası’ndan yapılan açıklamaya göre; köklü aşure kültürünü yaşatmak ve toplumsal dayanışma ruhunu gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla özel bir program düzenlenecek. Naila Restoran iş birliğiyle gerçekleştirilecek olan etkinlikte, özenle hazırlanan geleneksel aşureler vatandaşlara ikram edilecek.
Çay Çarşısı’nda düzenlenecek etkinlik, yarın (25 Haziran Perşembe günü) saat 15.00’te başlayacak.

MUHARREM AYI VE AŞURE GÜNÜ
Müslümanlar için hem bir yenilenme hem de derin bir tefekkür dönemi olan Muharrem ayı ve onun onuncu gününe denk gelen mübarek Aşure Günü, taşıdığı tarihi ve manevi anlamlarla İslam dünyasını ortak bir iklimde buluşturuyor. Kur'an-ı Kerim'de "mukaddes" olarak nitelendirilen dört aydan biri olan Muharrem ayı, Peygamberimiz Hz. Muhammed’in (s.a.v) ifadesiyle "Allah’ın ayı" olarak kabul ediliyor; barışın, ibadetin ve dayanışmanın en üst düzeye çıktığı bir zaman dilimi olarak öne çıkıyor.
Tarihin Dönüm Noktası: Aşure Günü
Aşure Günü, insanlık tarihi açısından adeta bir "kurtuluş ve hidayet" sembolü. İslam kaynaklarına göre; Hz. Âdem’in tövbesinin kabul edilmesi, Hz. Nuh’un gemisinin tufandan kurtularak karaya oturması, Hz. İbrahim’in ateşten zarar görmeden çıkması, Hz. Musa ile İsrailoğulları'nın Firavun’un zulmünden kurtulması ve Hz. Yunus’un balığın karnından çıkarılması gibi pek çok mucizevi olay bu mübarek günde gerçekleşti.
Bu yönüyle Aşure, sadece bir gün değil, insanlığın zulme karşı kazandığı ilahi zaferlerin de ortak adı olarak biliniyor.
"Bir Yıllık Oruca Denk" Müjdesi
Muharrem ayının en güçlü sünnetlerinden biri olan oruç ibadeti, bu ayda zirveye ulaşıyor. Peygamber Efendimiz’in (s.a.v) özellikle Aşure gününde tutulan orucun geçmiş günahlara kefaret olacağını ve bu günde tutulan orucun faziletinin büyüklüğünü müjdelemesi, müminleri bu dönemde ibadete teşvik ediyor. İslam alimleri, bu kutsal günlerde sadece oruç tutmakla kalınmaması; gece namazı, Kur'an-ı Kerim tilaveti, tövbe-i istiğfar ve sadakalarla gecenin ve gündüzün ihya edilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.
Kerbela: Adalet ve Metanetin Sönmeyen Meşalesi
Muharrem ayı, İslam tarihinin en büyük hüzünlerinden biri olan Kerbela Olayı’nı da bağrında taşıyor. Peygamber Efendimiz’in (s.a.v) "Benden bir parçadır" buyurduğu torunu Hz. Hüseyin’in ve beraberindeki aziz canların, zalime boyun eğmeyerek hakkı ve adaleti savunurken şehit düşmesi, bu ayı aynı zamanda bir duruş ve sadakat mektebine dönüştürüyor. Hz. Hüseyin’in örnek şahsiyeti, asırlardır Müslümanlara haksızlık karşısında nasıl dimdik durulması gerektiğini fısıldıyor.
Kazanlar Kardeşlik ve Paylaşma İçin Kaynıyor
Anadolu’nun asırlık geleneği olan aşure tatlısı, bu ayın getirdiği bereketin toplumsal alandaki en somut yansıması. Farklı nimetlerin aynı kazanda kaynayarak eşsiz bir lezzete dönüşmesi gibi; toplumun her kesiminden insan da aşure sofralarında bir araya geliyor.
"Komşusu açken tok yatan bizden değildir" düsturuyla hareket eden vatandaşlar, hazırladıkları aşureleri komşularıyla, ihtiyaç sahipleriyle ve kimsesizlerle paylaşarak kardeşlik köprülerini güçlendiriyor.
Bu mübarek zaman dilimi; kırgınlıkların onarılması, ellerin mazlumlara uzatılması ve kalplerin Allah’a yöneltilmesi için kaçırılmayacak bir fırsat sunuyor.
