Rizeli Havuz Fiyatlarına Tepkili
Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından inşa edilen ve kısa bir süre önce Rize’de hizmete sokulan yarı olimpik yüzme havuzu, Rize’nin bu yöndeki ihtiyacını bir nebze gidermiş olsa da havuzun fiyat tarifesi vatandaşlardan tepki görüyor.
Asgari ücretle geçindiklerini ifade eden birçok vatandaş, aylık sınırsız (VIP) üyelik hizmetinden yararlanmak istediklerinde maaşlarının dörtte birini, aileden iki kişi gitmeleri halinde ise maaşının yarısını havuzda bırakmak zorunda kalacaklarını ifade ederek, “Devletin hizmet için açtığı yer hizmetten öte ticarethaneye dönüştü.” şeklinde konuştu.
Öte yandan havuzun aylık giderinin 100 bin Tl.’ye yakın bir maliyeti olduğundan bölge illerinin de havuz fiyatları baz alınarak Rize’deki fiyatların uygulamaya konulduğu öğrenilirken havuzun fiyat tarifesine vatandaşların yanı sıra Rize’de görev yapan bazı yazarlar da tepki göstererek konuyu köşelerine taşıdı.
İşte muhabir53.com internet sitesi yazarlarından GuduBetülHavadis rumuzuyla yazan yazar arkadaşımız'ın "Havuzum Dibin Kara" başlıklı yazısı :
Havuzum Dibin Kara
Aylardır hatta yıllardır bugünü bekliyorduk. Açılışı sürekli ertelenen havuz artık açılsa da biraz kulaç atıp her Türk kadınına fazladan verilmiş olan o 5 kiloyu atsak diyorduk. Anladık ki kilolarımızı sevmeliyiz.
Havuz problemlerini hiç sevmedim, yaşadığımız ciddi havuz problemleri dolayısıyla bundan sonra da sevmem. Sevenler olabilir, problemimiz şöyle:
İki yıldır Rizelilerin açıldı açılacak diye beklediği yarı olimpik kapalı yüzme havuzu nihayet geçtiğimiz günlerde açıldı. Açılış öncesi, zeminde çatlaklar dolayısıyla havuzun daha baştan su koyverdiği günler geçti. Çatlaklara sahil yolundan geçen ağır tonajlı araç titreşimleri mi hemen yanıbaşında bulunan Karadeniz’in hırçın dalgaları mı sebep olmuştur, bilinmez. Havuz probleminde tek bilinen, havuzun bir taraftan dolarken diğer yandan çatlaklardan tahliye olarak kendini ‘refresh’ edecek olmasıydı. Nitekim havuzun su tutmamasıyla beraber ünü yedi düvele yayıldı, “yine bir Rize işi daha!” oldu.
“Fırtına deresi debisinde beş musluk bir havuzu üç saatte doldururken, Salarha deresi debisinde sekiz çatlak bu havuzu kaç saatte boşaltır?” derken zemindeki çöpler sert taşlarla takviye edilerek, proje desteklendi. Artık üzerinden aylar geçti ve yeniden ‘açılıyoruz.’
Hayır açılamıyoruz. Yani siz açılıyorsunuz da biz açılamıyoruz. Devlet babanın havuzu buysa bize özel iştirakleri gösterin belki oralarda su yüzeyinde durabiliriz. Zira burada sırtüstü dengede dursak da batıyoruz. Havuza üye olup on beş liralık bir kart almadan balıklama dalamıyorsunuz. En uygun tarife, o da öğrenciysen aylık seksen lira. Haftada yalnız iki saat. İş öyle ticarete dökülmüş ki silver, gold üyelikler 2 metre derinliğinde 5 kulvarda yarışıyor. Bunlar bizi kesmez bir platin yada swarovski üyeliğiniz varsa alırız derken imdadımıza VİP üyelik yetişiyor. Aylık iki yüz lira! Amman 25 metremiz bitmesin!
Bir de işin temizlik boyutu var. Paylaşılan çizelgede, sabah 08:00-08:30 arası yarım saatlik bir temizlik tüm güne bedeldir felsefesi. Sabah temizliği akabinde 13 ayrı seans daha yapılıyor. Yani sabah seanslarındaki kadınların temiz suya dalma şansı, öğle sonrası kulüpler ve akşam erkekler seansında iyice bulanıyor. Keşke tabandaki birkaç çatlak kalsaymış, bir bahaneyle su yenilenirdi. Başta oluşan çatlakların verdiği mesaj bu muydu acaba?
Dört tarafı denizlerle çevriliyiz ama suyu sevmiyoruz, spor yapmıyoruz, obez oluyoruz, sporcu yetiştiremiyoruz, yüzücümüz yok! Hep şikayet ediyoruz. Hani “karanlığa küfretmektense bir ışık da sen yak” idi? Işığı yaktın ama faydasını görecek kitleyi yüzde ona indirgedin, çoğunluk karanlıkta kaldı. Ben de karanlığa küfretmektense ışığımı, havuzu heyecanla beklememe rağmen tepki göstermekle yakacağım. Belki ışığıma ışıklar katılır ve ‘akil insan çoğunluğu’ ile havuzun dibini aydınlatabiliriz.
Okuduğum yorumlar, duyduğum tepkiler yüzde doksan aynı minvalde.
Havuzum dibin kara, dibini kalaylatmadan gelmeyeceğiz.
Rize’de içime sinmeyen bir şey olduğunda gayriihtiyari hemen dilime geliyor; kesin başbakanın haberi yoktur. Haberin yoksa benden duymuş ol başbakanım; memleketinde soygun var!
Her havuzun dibi aynı mı? Hayır! Buradaki halka açık devlet havuzu ise İstanbul’dakiler ne? Para alma demiyorum prensip olarak yine al, tertipli-temiz olsun ama seansı on beş tl diye abartma.
Eskiden beri denilmiyor mu “batının hep kötü taraflarını alıyoruz” diye. Öyle sınırdışına da gitmeye gerek yok, İstanbul örneği sol üst köşemizde. Orada boşuna bir “Kadirizm” oluşmadı..
Örnek alınması ve tekrardan “çatlakları kapattık” denilmesi dileğiyle.
İLGİLİ HABERİMİZ
