Rizespor'un Kurtuluş Formülü

Rizespor'un Kurtuluş Formülü
Rizespor bireysel olarak bu kadar güçlüyken neden takım başarısız sorusunun cevabını aradığımızda kimse buna cevap veremiyor

Ve durum futbol takımındaki çöküşün günlük değil, son 4-5 yıldır yapılan bir dizi yanlışın uzantısı...

Olaya farklı bir boyuttan bakacağız. Rizespor son 10 yılı oldukça hareketli geçirdi. Futbolda yaşanmaması gereken ya da yaşanması gereken ne varsa hepsini yaşadı. Antalya’da oynanan Play-Off maçlarında Diyarbakırspor’u mağlup ederek 12 yıl aradan sonra 1. lige çıkan Rizespor lig’de 2 yıl kaldı. Bu iki yıl da Takımın teknik Direktörlüğünü Karol Pecze yaptı. Zaten Pecze, Rizespor tarihinde en uzun süre görev yapan birkaç hocadan biri oldu.

5 Yılda Önemli Adımlar Atıldı

Yeşil-mavili takım düştükten bir yıl sonra yeniden 1. lige geri döndü ve tarihinde ilk kez üst üste süper ligde oynama başarısını gösterdi.

Bu 5 yıl içinde kurumsallaşma adına bir dizi adımlar atılırken Rizespor’un süper lig’de kalıcı olmasının temelleri atılmak istendi. Bu kısmen başarılı olduysa da istikrar sağlanamadı.Sık sık yapılan hoca değişiklikleri, yanlış transfer politikaları, hakem hataları ve dış etkenler Rizespor’un istikrarını engelledi. Ç.Rizespor Süper lig’de mücadele ettiği 2003 yılında sahasında oynadığı Trabzonspor maçını 1-0 kazanmasına rağmen cezalı futbolcu oynattığı için 3 puanı silindi. Başka bir sezon İstanbul’da Fenerbahçe ile 1-1 berabere kaldığı karşılaşmanın hakemi Ali Aydın, Victoria’ya ikinci sarı kartı göstermediğinden kural hatası yaptı ve maç tekrar edildi.

2007’deki Talihsiz Olay

Tekrarlanan maçı Fenerbahçe farklı kazandı. Üstelik Rizespor’a hiç hak etmediği cezalar verildi. 2007 yılı Nisan ayında yine İstanbul’da Beşiktaş’ın 1-0 galip geldiği maçta sahnede bu kez hakem Aytekin Durmaz vardı. Beşiktaşlı futbolcuya kırmızı kart vermeyen, Rizespor’lu Başhir’i ucuz bir şekilde oyundan atması dönemin Başkanı olan Ekrem Cengiz’i çileden çıkarmıştı. Cengiz, bu maçtan sonra Çizgimiz, duruşumuz var. Temiz insanlarız. Bizim gibilerin Türk futbolunda işi yok. Öyle bir duruma geldik ki, neredeyse bize zorla adam vurduracaklar” demişti. Cengiz bu sezonun sonun dada 10 yıllık başkanlık dönemine nokta koydu. Bunlar Rizespor’a karşı yapılan ve hala akıllarda kalan hataların ve haksızlıkların birkaç tanesi. Bunlar gibi Bursa’dan Diyarbakır’a kadar niceleri var.

Genetik Yapı Bozulunca

Bunlara son iki yılda Samsunspor ve Giresunspor deplasmanlarında Rizespor’a yapılanları da ekleyebiliriz. Genetik yapının bozulmaya başlandığı bir başka dönemde 2004-2006 sezonu. Bu sezonun ilk yarısını 6. sırada tamamlayan Rizespor’da Teknik Direktör Rıza Çalımbay, Beşiktaş’a gitti. Giderken de birkaç futbolcuyu peşinde götürdü. Yerine gelen Erdoğan Arıca ise başarılı olamadı. Üstüne koyması gereken Rizespor hızla ihtiva kaybetti. Kulüpler yaşayan bir organizmadır. Bugünün gelinen noktasında Rizespor’da problemi iyi anlamak için geçmiş dönemlerde başarısı kanıtlamış sistemi hatırlamak şart. Akıllı transfer politikası ve uyumlu bir kadro alt yapı ve alt yapıdan yetiştirilen oyunculara gerekli önemi vermek. Teknik direktörlere verilen destek. Rizespor’da teknik direktörlere çok fazla destek verilmiyor.

Güçlü Bir İrade Gerekiyor

Hemen hemen her sezon 3 teknik direktör değişikliği yapılıyor. Bununla da başarısızlığın faturası başka yerde aranmadan direk hocalara kesiliyor. Ekrem Cengiz uzun yıllar görev yaptı. Tek adam gibi görünse de her kesimden güçlü yönetim yapıp görev verirdi. Karşılığını da alırdı. Sportif başarı için sevk ve idare çok önemli. Federasyon, hakemler ve kulüp ilişkilerinde seviyeli bir ilişki. Yapılan sözleşmelere, verilen sözlere sadakat ve Rizespor’ da hiçbir oyuncunun parası kalmaz gerçeği. Rizespor futbolculara karşı görevlerini her zaman yerine getirmiştir. Kimse alacağım kaldı diyemez. Rizespor’un bugün bulunduğu noktaya baktığımızda karşımıza farklı durumlar çıkıyor. Cengiz ailesinin yapmış olduğu Türkiye standartlarının üstünde süper bir tesis. Rizeli iş adamlarının bir araya gelerek kurduğu Rize Yatırım A.Ş.’nin yapımını gerçekleştirdiği Yeni Rize stat’ı. Bu tesisler ve stat herkesi kıskandırıyor.

Nedenleri Ortaya Koymak

Tabi ki stat’ın yapılmasında Belediye Başkanı Halil Bakırcı’nın da rolü büyüktü. Stat projesini gündeme Bakırcı getirdi iş adamları da yapımını gerçekleştirdi. Böylesine imkanlara sahip olan bir kulüp sportif olarak başarısız. Elbette bunun bir değil birçok nedeni var. Önemli olanda bunun nedenlerini iyi analiz etmek. Rizeli iş adamlarımız Başbakanımız Recep Tayip Erdoğan’ın isteğiyle ikinci bir oluşumu daha gerçekleştirip Rizespor Futbol Yatırımları Ticaret ve Sanayi A.Ş.’yi kurdular. Bu son derece doğru, önemli ve yapılması gerekendi. Tüm Rize’nin isteğiydi. Bununla birlikte geçen yıl Ocak ayında yapılan olağan üstü genel kurulda dönemin başkanı olan Kadir Çakır görevi bıraktı ve Çakır’ında katkıları ile kulübün delegeleri futbolun ve ekonominin yönetimini tamamen şirkete verdi.

Futbol Takımı Sıkıntı Oldu

Rizespor’un yeni patronu iş adamlarının kurduğu şirket oldu. Bu Rizespor için yeni bir dönemin başlangıcıydı. Rizesportif A.Ş. geçen bir yılda ekonomik anlamda müthiş işler gerçekleştirdi. Onlarca icra dosyası kapatıldı. Borçları tek tek ödemeye başladı. Ekonomik olarak yapılan hamleler kısa zamanda kendini göstermesine rağmen sportif başarı gelmedi. Şirket başarılı bir Rizespor futbol takımı, saygın bir yönetim ve örnek bir camia olmak için uğraş vermeye devam ediyor ama futbol takımının başarısı henüz sağlanamadı. Eski dönemlerde başarıyı getiren Rizespor’a uygun faktörlerle, günümüzde oluşan başarısızlık faktörlerini karşılaştırdığımızda problemin çözümü önümüzde duruyor. Rizesportif A.Ş.’nin kurumsallaşmada, marka değerinde, saygınlıkta, ödemelerde iyi işler yaptığının da altını çizelim.

Asıl Sorun Yanlış Temel

Ancak bunu yaparken asıl konumuz olan futbol takımında binayı yanlış temeller üzerine kurulması. Rizesportif A.Ş.’nin kurucu başkanı Şadan Kalkavan’dı. Daha sonra Fenerbahçe başkanlığına aday olunca görevi bıraktı ve yerine Metin Kalkavan seçildi ve Şadan Kalkavan onursal başkan oldu. Yetkinin şirkete verildiği Genel kurulda derneğin başkanlığına Halim Mete seçildi ve geçen sezon hayal kırıklığıyla tamamlandı. Bu sezon başında Kemal Yardımcı aktif rol oynadı ve öze dönüş yaparak Oktay Çevik ve Hasan Vezir göreve geldi. İlk 10 hafta iyi sonuçlar alında ve sonra müthiş bir düşüş. Çevik ve Vezir’den sonra tüm yetkiyi Şirketin ve daha sonra derneğinde başkanı seçilen Metin Kalkavan aldı. Bununla Teknik direktörlüğe önce Mehmet Şansal, sonrada Ümit Kayıhan getirildi.

Sabır Ve Güven Gerekli

Tabi sezon başında olduğu gibi devre arasın dada yapılan transferler. Son bir yılda 4 tane hoca görev yaptı. 30’a yakın futbolcu transfer edildi ve gönderildi. Takım deneme tahtasına döndü. Futbolcu huzuru kaçınca başarılı olamayınca işin kolayını seçti ve sorumluluktan kaçtı. Takım içinde güven ortamı herkesin bir birini kolladığı sanal ve yalan arkadaşlık ortamına dönüştü. Sık sık yapılan hoca değişiklikleri, güvensiz ortam ve izlenen transfer politikaları. Rizespor’un tesisleri ve stadı ile başarıya yatkın genetiğini değiştirdi. Yeşil-mavili futbolcularda ne başarıyı getirecek takım ruhu nede samimiyet var. Önce istikrar, sora güven ortamı sağlanmalıdır. Aksi takdirde bugün yaşananlardan çok daha acısını önümüzdeki süreçte yaşarsak kimse şaşırmasın.