Saadet Partili Temizkan’dan Hukuk Eğitimi Uyarısı: "Nitelik Niceliğe Kurban Ediliyor"
Hukuk eğitiminin sıradan bir yükseköğretim alanı olmadığını, doğrudan devletin temeli olan adaleti şekillendirdiğini belirten Saadet Partisi Rize İl Siyasi İşler Başkanı Av. Fatih Temizkan, son yıllardaki plansız büyümenin ağır sonuçları olacağını vurguladı. Yazılı bir açıklama yapan Temizkan, “Adalet devletin temelidir, hukuk eğitimi ise bu temelin kalbidir. Plansız bir şekilde açılan fakülteler, adalet sistemini doğrudan tehdit etmektedir” ifadelerini kullandı.
Son çeyrek asırda hukuk fakültesi sayısının ihtiyaç analizi yapılmadan artırılmasının ciddi bir arz fazlası oluşturduğunu kaydeden Temizkan, bu durumun özellikle genç hukukçuları vurduğunu söyledi. Temizkan, genç avukatların mesleki güvenceden yoksun ve ekonomik istikrarsızlık içinde çalışma hayatına atılmak zorunda kaldığını belirterek, konunun artık bir sosyal soruna dönüştüğünü ifade etti.
Son dönemde getirilen hukuk mesleklerine giriş sınavı ve kontenjan azaltımı gibi hamleleri değerlendiren Temizkan, bu adımların sorunun büyüklüğünü teyit ettiğini ancak yeterli olmadığını savundu: "Uygulamaya konulan düzenlemeler, problemin vahametini ortaya koyuyor fakat bunlar geç kalınmış ve kısmi adımlardır. Asıl mesele, yükseköğretimdeki vizyonsuz ve plansız büyüme anlayışıdır."
Temizkan, hukuk eğitiminin ticari bir alan olarak görülmemesi gerektiğinin altını çizerek Saadet Partisi’nin çözüm vizyonunu şu maddelerle sıraladı: Fakülte sayıları ve kontenjanlar gerçek ihtiyaca göre belirlenmeli. Akademik kadrolar dengeli ve liyakat esasına göre oluşturulmalı. Hukuk eğitimi günübirlik politikaların değil, uzun vadeli devlet stratejilerinin konusu olmalı. Ayrıca hukuk eğitiminin ticari bir alan değil, kamusal bir sorumluluk alanı olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirten Temizkan, gençlerin emeğinin günübirlik politikaların konusu yapılamayacağını kaydetti.
Açıklamasını Türkiye’nin ihtiyacı olan yükseköğretim modelini tarif ederek noktalayan Temizkan, “Bir ülkede hukuk fakültesi sayısının çokluğu değil, yetişen hukukçuların niteliği önemlidir. Türkiye’nin ihtiyacı plansız genişleme değil; nitelikli, sürdürülebilir ve uzun vadeli bir yükseköğretim politikadır” dedi.

