Şahin, AK Parti'nin alternatifini açıkladı
TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin, AK Parti'nin iktidarı dışındaki alternatifin, en az üçlü bir koalisyon olabileceğini belirterek, ''Anayasa referandumundaki o cephe, böyle bir görüntü vermeye başladı'' dedi.
Şahin, Karabük'ün Ovacık ilçesindeki Ekincik köyünde babası Abdullah Şahin'in evinin bahçesinde Kanal 24 televizyon kanalının canlı yayına katılarak soruları yanıtladı.
Meclis başkanlarının seçimlere giderken aktüel konularla ilgili görüş beyan etmesiyle ilgili soru üzerine Şahin, ''Siyasi Partiler Kanunu'nun 24. maddesinde Meclis Başkanı ve başkanvekillerinin, mensubu bulundukları siyasi partilerin Meclis içi ve Meclis dışı faaliyetlerine katılamayacaklarını öngördüğünü ancak tekrar milletvekili adayı olmaları halinde bu hükmün uygulanmayacağının açık bir şekilde belirtildiğine dikkati çekti.
Kendisinin de aday olduğunu, diğer siyasi parti adaylarıyla aynı haklara sahip bulunduğunu anlatan Şahin, ''Mensubu bulunduğum siyasi partinin icraatları, hedefleri konusunda tabii ki seçmenlerle görüşlerimi paylaşıyorum, propaganda yapıyorum. Seçim sonuçları ilan edildikten sonra en yaşlı üyeye geçici olarak görevimi devredene kadar Meclis Başkanlığı sıfatım devam ediyor. O nedenle mümkün olduğu kadar bir tartışmaya girmemeye özen gösteriyorum'' dedi.
Şahin, Karabük'teki genel atmosferin nasıl olduğu sorusunu ''Biz inşallah seçim sonuçlarında 2 milletvekilinin tamamını da çıkaracağız. Ben hemşehrilerime güveniyorum. 2002-2007 seçimlerinde Karabüklü hemşehrilerimiz, tüm milletvekilliklerini AK Parti'ye vermiştir. Doğrusu 8,5 yıllık süre içerisinde AK Parti'nin iktidarında Türkiye'de ve Karabük'te önemli icraatlara imza atıldığını vatandaşlar biliyor. Tek parti icraatlarını Türkiye kullanmıştır, kullanmaya devam edecektir. Çok zevkli bir seçim çalışması yapıyorum'' diye yanıtladı.
-''KARARNAMELERİN SAKLANDIĞINI BİLİYORUM''-
AK Parti'nin 12 Haziran'dan sonra tek başına iktidarının devam edeceğine inandığını ifade eden Şahin, şunları kaydetti:
''Bir risk görmüyorum. Bunun alternatifi ne olabilir: AK Parti'nin iktidarı dışındaki alternatif, en az üçlü bir koalisyon olabilir. Anayasa referandumundaki o cephe, böyle bir görüntü vermeye başladı. CHP, MHP ve BDP, bu 'hayır' grubu, bu seçimlerde de aslında bir ve beraber hareket ederek 'AK Parti'yi acaba iktidardan uzaklaştırır mıyız' diye çalışma yapıyorlar. Özellikle CHP ve BDP arasında görülen işbirliği, çok açık şekilde ortaya çıktı. Birçok CHP'li çok rahatsız. Özellikle Kılıçdaroğlu'nun BDP ile işte Diyarbakır'da ve Hakkari'de söyledikleri, Anadolu'da ve batıda büyük tepkilere yol açmış. Böyle bir birliktelikten son derece rahatsızlık duyuyorlar. Düşünebiliyor musunuz böyle bir koalisyonu? Geçmişte koalisyon dönemlerini yaşadım ben. Bunlarla çok zaman kaybettik. Türkiye, eğer ekonomik büyüklük itibarıyla 26. sıradan 16. sıraya yükselmişse daha da yükselme imkanı varsa bu, tek parti iktidarın uyum içindeki çalışmasının sonucudur. Koalisyon hükümeti döneminde kararnamelerin saklandığını biliyorum.''
Şahin, AK Parti'nin 1,5 yaşındayken tek başına iktidara geldiğini, halkın sağduyusunun 12 Haziran'da da sandığa yansıyacağına inandığını belirterek, ''Bizim milletimiz, hizmet edeni bilir, hizmet etmeyeni de uzaklaştırır'' dedi.
-''MİLLET AFFETMEZ, SANDIKTA HESABINI SORAR''-
Vatandaşların AK Parti'ye alternatifin ne olacağını değerlendirmesi gerektiğini vurgulayan Şahin, şunları söyledi:
''Düşündükleri alternatif, Silivri ile Kandil işbirliği gibi manzara var. Bir parti, önemli dava sebebiyle tutuklanmış cezaevinde olanları Meclise taşımak istiyor. Bu siyasi parti, birkaç aydır hiç dokunulmazlıklardan bahsetmez oldu. Her konuşmasında 'dokunulmazlıkları kaldıralım' diyordu, şimdi niye bahsetmiyorsunuz? Hani dokunulmazlıkları kaldıracaktınız? Siz, cezaevindeki kişileri cezaevinden çıkarıp dokunulmazlık zırhına büründürmek istiyorsunuz, bu ne samimiyetsizliktir. Çeteler, teslim almış. Bazı siyasi partileri, çeteler yönlendiriyor.
Türk siyasi hayatında böyle bir şey görülmemiştir. Bir takım cezaevindeki kişileri oradan kurtarmak için 'yargı bırakmıyor, biz hiç olmazsa böyle bir yolla cezaevinden kurtarılım' diye siyaseti alet ediyorsunuz. Siyasete itibar kaybettiriyorlar. Siyasi yolla ülkeye hizmet etmeye çalışacaksınız, hem de bu yolla kirleteceksiniz. Bunu millet affetmez, sandıkta hesabını sorar.''
''CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile grup başkanvekilliği döneminde de parlamentoda çalıştınız, büyük fark mı oluştu, o zaman da mı böyleydi'' sorusunu Şahin, şöyle yanıtladı:
''Danışma Kurulu Toplantıları ile biz grup başkanvekilleriyle haftada birkaç kez birlikte oluruz. Sayın Kılıçdaroğlu da bu toplantılara gelirdi, orada mutlaka bir grup önerisi olurdu onunla ilgili görüşme yapardık. Ben sakin biri olarak bilirim Kılıçdaroğlu'nu ama siyasete atıldıktan sonra bir değişim var, kavgacı üslup benimsedi. Maalesef ağzından zaman zaman kamuoyunun çok da yadırgadığı birtakım cümleler de döküldü, onları da tamir edemedi doğrusu, özür de dileyemedi. Siyaset, ciddi bir tecrübe ister, lider olmak kolay değildir ama çok çelişkiler içerisinde olduğunu görüyorum. Bir demeci, diğerini tutmuyor. Bir siyasi, özellikle anamuhalefet partisi lideri, Türkiye'nin her yerinde aynı üslubu benimsemelidir. Bu, vatandaşın dikkatinden kaçmıyor.''
-''ÖNCE KENDİNİZE BAKIN, NEDİR BU REZALET?''-
TBMM Başkanı Şahin, kasetlerle siyasete bir müdahale olduğunu düşünüp düşünmediğinin sorulması üzerine şunları söyledi: ''Çok ilginçtir, istifa etmek durumunda kalan kasetleri yayımlanmış veya yayınlanacağı ifade edilmiş kişiler, hemen istifa ettiler. Demek ki hem milletvekilliğinden, hem partideki görevinden, hem de siyasi partisinden istifa etmelerini gerektiren bir şey var. Bunların bir kısmı kamuoyuna yansıdı. Ne var, kim ne yapmak istiyor, hangi sebeple bu görüntüler çekilmiş, bunun açıklanması, arkasında olanların tespiti gerekiyor. Bu konuda bu arkadaşlara çok önemli görevler düşüyor, bunlar şikayet bile etmediler biri dışında. Cumhuriyet savcıları, bunları çağırıp bilgilerine başvuracak. Bu arkadaşlarımız görüntüler nerede çekilmiştir, buralara kimler girip çıkar, anahtarı kimdedir gibi bilgileri verirse Cumhuriyet savcıları tabii emrindeki güvenlik güçleriyle, istihbaratla birlikte bunları çözebilir ama siz bilgi vermezseniz, adeta bunu unutturmaya çalışırsanız o zaman bunun üstüne gitmek de işin iç yüzünü öğrenmek de çok zor olur. Bunu, mağduriyet gibi gösterip avantaj elde etmek gibi yola girdiklerini görüyorum.''
Yanlışlıklardan hareketle bir siyasi partinin ''bunu kullanarak daha fazla oy olabilir miyiz'' demesi durumunda ciddi etik sorunu olacağını anlatan Şahin, sözlerini şöyle sürdürdü: ''O zaman iyi bir şey yaptılar, niye istifa ettirtiniz bunları? Yani vatandaşın bu sebeple size daha fazla oy vereceğini düşünüyorsanız, kalsaydı partinizde, hatta madalya bile verin; şimdi oyunuzu artıracaksa bu işler. Madalya verin 'çok iyi bir şey yaptınız' diye. Böyle bir şey olabilir mi? Çıkıp birilerini suçluyorlar. Önce kendinize bakın, nedir bu rezalet? Siyasi partinin genel başkan yardımcılarının tamamına yakını, birtakım yanlış ve kamuoyunun yadırgayacağı işler yapmışlarsa niye başkalarında arıyorsunuz kabahati? Evet, doğru değil, bir siyasi partinin bu yolla köşeye sıkıştırılması, bunun üzerine gidilmesi tasvip edilecek şey değil ama böyle bir durumla karşılaşınca başkalarını suçlamayın.''
Şahin, MHP'nin barajı geçip geçmeyeceği tartışmaları hatırlatılarak seçimlerde CHP ve MHP için öngörünüz var mı sorusunu ''Ben barajı geçer mi geçmez mi bu konuda bir siyaset yorumcusu gibi değerlendirme yapmayayım. Siyasi rakiplerimizin herhangi birinin bu yolla yıpratılarak avantaj elde edilmesini etik açıdan hiçbir zaman doğru bulmam. Hiçbir zaman böyle bir beklenti içinde değiliz. Siyasi yarışın eşit şartlarda yapılması gerekir, buna inanıyorum. Bu kasetleri kim, hangi amaçla çıkarmıştır, bunun açıklığa çıkması lazım. İstifa edenlerden biri Recai Yıldırım ile ilgili kasetteki konuşmalar gazetelerde yayımlandı. Orada Genel Başkan Devlet Bahçeli ve yönetimi ağır şekilde eleştiren ifadeler var. Bu internet sitesinde görüntüleri yayımlayanların farklı ülkücüler var ya onların, genel merkez ve Devlet Bahçeli'yi eleştirmesiyle istifa durumunda kalanların özel görüşmelerindeki eleştirileri birbirleriyle örtüşüyor. Gazetelerde çıktığı için söylüyorum. O sayfaları takip ettiğim için değil. Yani 'parti içi çekişmelerin bir takım sonucu mudur' diye düşünmeden edemiyor. Bu işi açığa çıkaracak olan yargıdır.''
BASKIYI, TEHDİDİ, TERÖRÜ, BÖLÜCÜ TERÖR ÖRGÜTÜNÜN SİYASİ UZANTISI ROLÜNÜ UYGULAYARAK, BU ÜLKEDE SİYASET YAPTIKLARINI ZANNEDİYORLAR
TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin, ''Bunlar, baskıyı, tehdidi, maalesef terörü, bölücü terör örgütünün siyasi uzantısı rolünü uygulayarak, bu ülkede siyaset yaptıklarını zannediyorlar'' dedi.
Şahin, Karabük'ün Ovacık ilçesindeki Ekincik köyünde babası Abdullah Şahin'in evinin bahçesinde Kanal 24 televizyonunda canlı yayına katılarak soruları yanıtladı. Terörün gidişatı ve BDP'nin tutumu için ne düşündüğü sorulan Şahin, şunları kaydetti: ''Bir siyasi partinin isminin Barış ve Demokrasi Partisi olması, kafi değildir, partinizin ismi 'barış' olacak ama siz her gün kavga edeceksiniz. Masum insanları, yurtta kalan insanların üzerine bomba atarak onlara zarar vermeye çalışacaksınız. Anadili Kürtçe olan Türk asıllı bir imamın kaçırılarak öldürülmesini sağlayacaksınız ve partinizin ismi 'barış' olacak. Seçimlere doğru giderken bölgedeki halkın siyasi iradesini etkilemek, baskıyla, tehditle onları sindirerek, size oy vermesini sağlamak için her türlü yola başvuracaksınız, partiniz adı 'demokrasi' olacak.
Barış ve demokrasi sözcüklerinin son derece itibarlı ve güzel sözcükler olduğuna inanıyorum ama buna aykırı hareket edildiğini görüyorum. Seçimlere doğru gidilerken BDP, bağımsız adaylar olarak girdiler, 'şu kadar nüfusumuz var, 20-25 milyon gibi' diyorlar, niye girmediniz o zaman, o kadar oy alırdınız? Demek ki bu parti, Kürt vatandaşlarımızı da temsil etmiyor. Gerçekten böyle tespitleri olsa, parti olarak girerler seçimlere. Demek ki Kürt vatandaşlarımızın çoğunluğu, benim dediğim kanaattedirler. Bunlar, baskıyı, tehdidi, maalesef terörü, bölücü terör örgütünün siyasi uzantısı rolünü uygulayarak bu ülkede siyaset yaptıklarını zannediyorlar. Siyaset böyle yapılmaz.''
-''UTANACAK İŞLER YAPIYORLAR''-
Şahin, siyasetin özgür ortamda yapılacağını vurgulayarak, ''Siyaset, sadece siyaset araçlarıyla yapılıyor. Bir grup başkanvekili, -şu anda milletvekili adayı- çocuklar polise taş atıyor, o giysilerle o grup başkanvekili de taş atıyor. Elinde molotofkokteyli olan birisini milletvekili görüyor. Demokrasiden ve barıştan yana olan bir milletvekili, 'yavrum sen ne yapıyorsun, nedir bu hal, biz siyaset yapıyoruz, siyaset bombayla silahla olmaz, siyaset insanları oylarını alarak ülkeyi yönetmekle olur' demesi lazım. Maalesef Barış ve Demokrasi Partisi ve onların mensupları bağımsız adaylar, bu seçimlere doğru giderken barış ve demokrasi adına son derece utanacak işler yapıyorlar. Ben halkımızın, özellikle bölge halkının bunu değerlendireceğine düşünüyorum'' diye konuştu.
12 Haziran'a kadar gerilimi attırma politikası uygulanıp uygulanmadığına ilişkin soru üzerine Şahin, ''Gayet tabii... Baskı, tehdit nasıl olacak, bu tür bir yere bomba koyacaksın, ölümlü bir takım olaylara sebep olacaksın, gözdağı vereceksin. 'Bizim dediğimiz istikamette siyasi tercihte bulunmazsanız, akıbetiniz budur' demektir bunun anlamı. Bu tehditlere ve baskılara halkımızın pabuç bırakmayacağını düşünüyorum. Türkiye'ye bir şey kazandırmaz'' yanıtını verdi.
-YENİ ANAYASA-
TBMM Başkanı Şahin, yeni Anayasa konusundaki bir soruyu şöyle yanıtladı: ''12 Eylül referandumundan sonra bu referandumda 'hayır' için çaba sarf eden siyasi partilerin, birdenbire 12 Eylül'den sonra çok aşırı bir Anayasa değişikliği taraftarı olmasıyla biraz umutlanmıştım. Seçimden sonra ne olur? 13 Eylül 2010'da yeni bir anayasa çağrısında bulunan ve bu konuda her türlü yardım ve desteği yapacağını söyleyen siyasi partiler, seçimden sonra bu düşüncelerinin, bu önerilerin arkasında olacaklar mı? 12 Haziran'a giderken 'hayır' cephesinin bir ve beraber hareket ettiklerini görüyorum. Bu, beni anayasa değişikliği konusunda endişeye sevk ediyor. Yine bunlar, böyle bir anayasa değişikliği gündeme gelirsen yine 'hayır' cephesini canlandırırlar endişesine sevk etti. İnşallah öyle olmaz. 12 Haziran'dan sonra parlamentomuz gerçekten parlamento da uzlaşma komisyonu kurar, siyasi partilerin anayasa değişikliği önerileri buraya gelir, sivil toplum örgütlerinin, üniversitelerimizin bu konudaki düşüncelerini alırız. Geniş bir mutabakatla bir anayasa değişikliği hazırlanabilir, burada ittifakla çıkabilir, referanduma gereksinim kalmaksızın anayasa değişikliği yapılabilir. Bu ideal olandır, görmeyi arzu ettiğimiz bir tablodur. Olmasını temenni ediyorum.''
Halkın demokrasi bilincinin çok gelişmiş olduğunu anlatan Şahin, ''12 Haziran seçimlerinde sandıktan çıkacak oyun, Türkiye'nin önünü açacak siyasi irade olacağını düşünüyorum. Türkiye'nin 2023'e giderken ülkenin hedeflerini yakalayacak bir tabloyu parlamentoya göndereceğine düşünüyorum'' dedi.
-OKTAY EKŞİ'NİN MECLİS BAŞKANLIĞI-
TBMM Başkanlığı görevini ne kadar sürdüreceği sorulan Şahin, şunları kaydetti: ''Benim görevim seçim sonuçları ilan edilip, parlamentoda geçici başkanlık yapacak en yaşlı üyeye görevi devredene kadar devam edecek. Arkasından Meclis Başkanı ve Başkanlık Divanı seçilecektir. Haziranın 20-25'ine doğru yeni dönemde yeni Meclis Başkanı ve Başkanlık Divanı belli olur. Kabine kurma çalışmaları devam eder. Meclis, 1 Temmuz ile 1 Ekim arasında çalışmalarına ara verir, belki çalışmaya karar verebilir.
Seçimlere girmeden önce birçok yasal düzenlemeyi parlamento yasalaştırdı. Hatta temel bazı kanunlar geçti. Muhalefet iktidar seçimler sebebiyle çalışmalarına ara vermeden önce birçok yasayı işbirliği içinde çıkarttı. Bu tablodan tabii memnuniyet duydum. Vatandaşların çeşitli alanlarda sorunlarını çözecek 'torba yasa' dediğimiz yasal düzenlemeler de parlamentodan geçti. Acil olarak hemen çıkması gereken yasal düzenleme hatırlamıyorum.''
CHP milletvekili adayı Oktay Ekşi'nin seçilirse en yaşlı üye olacağı hatırlatılarak, Ekşi ile tanışıp tanışmadığı sorulan Şahin, ''Kendisi parlamentoda daha öncede bulunmuştu, 1970 öncesi CHP milletvekiliydi. Yeni dönemde seçildiği takdirde, Meclis Başkanlığı için şimdiden başarılar diliyoruz'' dedi.
Şahin, siyasette karamsarlığa gerek olmadığını, her zaman çıkış yolu ve uzlaşma zeminin yakalanabileceğine vurguladı.
-''TÜRK DEMOKRASİSİ, ARTIK DAHA GÜÇLÜDÜR''-
Türkiye'nin, her seçimden örnek bir seçim uygulaması yaparak çıktığına işaret eden Şahin, ''12 Haziran akşamı saat 20.00-21.00'e doğru sonuçların belli olacağını düşünüyorum. Herkesin seçim sonuçlarını büyük sağduyuyla karşılayacağını, bu parlamentodan çıkacak yeni hükümetin icraatlarının, Türkiye'ye kazandıracaklarını bekleyeceğini düşünüyorum. O nedenle Türkiye'de demokratik bilinç artmıştır, gelişmiştir'' diye konuştu.
Şahin, Kastamonu'daki terör saldırısının hatırlatılması üzerine ''Bu bölgede terör örgütü mensuplarının yaşaması mümkün değildir. Nitekim dün sabaha karşı biri ölü olarak ele geçirildi, diğerleri de sanırım yakalanır. Türkiye, geçmişte bu tür çetelerle mücadele etmiş, başarmıştır. Terörle mücadeleden de başarıyla çıkaracaktır'' ifadelerini kullandı.
Türkiye'nin dünyadan çok farklı görüldüğünü belirten Şahin, ''Artık 30 yıl sonrasıyla ilgili hesaplar yapılabiliyor. Bundan 8 yıl önce 2001'de 3 ay sonra ne olacağının cevabı yoktu. Şimdi bankalar 30 yıl vadeli konut kredisi reklamı yapıyor. Bu ne demek: Demek ki Türkiye'de yatırımcı, yerli ve yabancı sermaye 30 yıl sonrasını görebiliyor. Bu, önemli noktadır. Bu siyasi istikrar yakalanmıştır. Koalisyonlu dönemlerde ülkemiz küçülmüştür'' diye konuştu.
Şahin, Türk demokrasinin artık daha güçlü olduğuna dikkati çekerek şöyle dedi: ''Kendisini millet iradesinin üstünde gören, millet iradesi kendi iradesiyle çeliştiği takdirde millet iradesini yok sayan bir takım demokrasi dışı güçler, Türkiye'de artık gerilemiştir. 27 Mayıs 1960 ihtilalinden övgüyle bahseden var mı? 28 Şubatların ne kadar yanlış olduğu, herkes tarafından artık kabul edilir hale geldi. Bu, Türkiye'de demokrasinin güçlü olduğunu ve millet iradesinin tek belirleyici olduğunun en çarpıcı ifadesidir.''