Siber güvenlik Sakarya'da düzenlenen zirvede ele alınıyor
Sakarya Üniversitesi Siber Güvenlik Topluluğunca (SAÜSİBER) Sakarya Büyükşehir Belediyesi, üniversite ile sektör şirketlerinin desteğiyle 80 üniversiteden yaklaşık 450 katılımcıyla Turgut Özal Kültür ve Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilen zirvede, 3 gün boyunca siber güvenlik konusu ele alınacak.
Zirvenin açılışında konuşan SAÜ Rektörü Prof. Dr. Hamza Al, doğu, İslam ve Türk toplumlarının, geleneksel tarım toplumunun en iyi devlet modellerini ve yönetim modellerini kurduğunu, en iyi teknolojilerini geliştirdiğini söyledi.
Makineye uyum sağlanamadığı için büyük maliyetler ödendiğini, günümüzde ise daha büyük kırılmayla karşı karşıya olunduğunu belirten Al, "Daha önceki değişim insan bedeni, hayvan gücüyle ilgiliyken şimdi insan beyninin, aklının, zekasının yerini alan makineyle büyük fırsatlar ve tehditlerle karşı karşıylayız. Türkiye haritaya baktığınız zaman tam bir köprü. Yani sınırlarımız, değerlerimiz, ekonomimiz, teknolojimiz tehdit altında. Bunun savunulması gerekiyor." diye konuştu.
Al, siber güvenliği önemsediklerini, bu konuda ellerinden geleni yapmaya çalıştıklarını anlatarak, "En son savaş da gösterdi bunun ne anlama geldiğini. Bugün en eğitimsiz insanlar bile anladılar teknolojinin ne anlam ifade ettiğini. Bugün gençler değerlerimizden kültürümüze, sınırlarımıza kadar, bütün alanlarda size ihtiyacımız var. Onun için sizi iyi yetiştirmemiz gerekiyor. Bu faaliyetler de onlardan biri." ifadesini kullandı.
"Veriler dijitalleştikçe siber güvenliğe olan ihtiyaç ciddi şekilde ortaya çıkıyor"
Barikat Teknik Operasyonlar Direktörü Bahadır Gökhan Sarıkoz da güvenliğin yazılım ve donanımdan ibaret olmadığını, insan-süreç-teknoloji ekseninde bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Sarıkoz, araştırmalarla dünya genelinde 5 milyona yakın siber güvenlik iş gücü ihtiyacının ortaya konduğunu aktararak, Türkiye'de de minimum 100 bin üzerinde siber güvenlik personeline ihtiyacın olacağını kaydetti.
Kovid-19 salgınıyla bütün organizasyonların, fiziki ya da manuel yürüttükleri bütün süreçleri dijitalleştirmeye başladığını anlatan Sarıkoz, "Güvenliğin esas olduğu kapsam alanı bilhassa 2020 itibarıyla ciddi şekilde artmaya başladı. Kapsam alanı genişledikçe korunma ihtiyacımız olan verinin miktarı ve hacmi de son 5 yılda ciddi şekilde arttı. 5 yıl öncesinde 1 birimlik ölçek yeterliyken aynı organizasyonda şu an için minimum 10 birim mertebesinde artık SİEM (güvenlik bilgileri ve olay yönetimi) ölçeğine ihtiyaç hasıl oluyor." diye konuştu.
Sarıkoz, verilerin dijitalleştikçe siber güvenliğe olan ihtiyacın ciddi şekilde ortaya çıktığını dile getirerek, şöyle devam etti:
"Siber güvenlik, artık ulusal güvenlik olarak değerlendirilecek konu haline geliyor. Her bir organizasyon, siber güvenlik tesisini gerçekleştirirken kendi kurumsal faaliyetlerini de göz önünde bulunduruyor. Son birkaç haftadır ülkemizde çok üzücü olaylar oluyor. Önleyici maddeleri, kontrolleri nasıl oluştururuz diye değerlendirme yaparken burada bile siber güvenlik esas konu haline geliyor. Her kritik altyapıya sahip olan organizasyon, ulusal güvenliğin tesis edilmesinde kendi faaliyetiyle beraber siber güvenliği de entegre etmesi gerekiyor."
Öğrencilere de önemli görev düştüğünü ifade eden Sarıkoz, üniversitenin sunduğu fırsatların iyi değerlendirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
SAÜSİBER Akademik Başkanı Prof. Dr. İbrahim Özçelik ve SAÜSİBER Topluluk Başkanı Hüseyin Aydın da programda konuşma yaptı.
Konferans ve siber güvenlik alanında uygulamalı eğitimlerin verileceği zirve, 26 Nisan'da sona erecek.
Kaynak:AA

