Türbanıyla kürsüye çıkıp yemin etti

Türbanıyla kürsüye çıkıp yemin etti
Belçika'da Avrupa'nın ilk ve tek başörtülü milletvekili olarak Brüksel Parlamentosu'na seçilen Türk asıllı Mahinur Özdemir (26) parlamentoda yemin etti.

Avrupa'nın ilk türbanlı milletvekili seçilen Mahinur Özdemir, Belçika Parlamentosu'nda yemin etmek için kürsüye çıktı... Salondan alkış sesleri yükselirken yeminini yaptı.


Avrupa Birliği'nin merkezi Belçika türbana kilitlendi. 7 Haziran bölgesel seçimlerinde Türk asıllı Mahinur Özdemir'in (26) Avrupa'nın ilk ve tek başörtülü milletvekili olarak Brüksel parlamentosuna seçilmesiyle başlayan tartışma, bugünkü yemin töreni öncesinde şiddetlendi.


Valon Liberaller Partisi'nin engelleme çalışmalarına karşın Mahinur Özdemir, türbanıyla Meclis'e girdi. En genç vekil sıfatıyla katip üyelik koltuğunda yerini aldı. Özdemir, kendi adını okuyarak ardından milletvekilliği yeminini etti. Özdemir yemini sırasında parlamentodan büyük alkış topladı. Böylece bir anlamda Belçika Parlamentosu'nun da onayıyla resmen AB'nin ilk türbanlı milletvekili oldu. Özdemir, parlamentodaki diğer partilerden, özellikle Yeşiller'den büyük destek aldı.

HIRİSTİYAN DEMOKRAT PARTİDEN SEÇİLMİŞTİ


Federal yapılı Belçika'nın Brüksel Parlamentosu'na, Hristiyan Demokrat Parti (CDH) adayı olarak seçilen Mahinur Özdemir bugün yemin ederek göreve başlamaya hazırlanırken, ülkenin farklı kesimlerinden farklı sesler çıkıyor... Kısaca Belçika türbana kilitlenmiş, bugün kürsüde edilecek yemini bekliyor. Mahinur Özdemir, bugün Brüksel Parlamentosu'nun ilk oturumunda, en genç milletvekili sıfatıyla, en yaşlı milletvekili ile birlikte katip üyelik yapacak ve yemin ederek milletvekilliği görevine resmen başlayacak.


ÖZDEMİR'E DESTEK VERENLER DE VAR

Milletvekili seçilen Mahinur Özdemir'in Brüksel Parlamentosu'nda, başörtüsü ile görevini yapmasına karşı olmadıklarını belirten ve liberallerin engelleme girişimlerine karşı çıkan Hristiyan demokratlar, sosyalistler ve yeşiller, koltuk sayısında çoğunluğu ellerinde bulunduruyor.

Özdemir'e destek veren siyasi gruplar, kurulacak olan bölgesel hükümette kendisine bakanlık verilmesi gibi bir durumda bu desteği çekeceklerinin işaretini de yansıtıyorlar.

Muhalif liberaller ise bir politikacıyı bireysel olarak hedef almadıklarını, ilkelerin söz konusu olduğunu, dini sembollerin parlamentolara sokulmasının, “ülkeyi 40 yıl geri götürdüğünü” savunuyor.


ADALET BAKANLIĞINA GÖRE KÖTÜ ÖRNEK

Adalet Bakanlığı Personel Servisi, dini ve felsefi semboller kullanma hakkı tanınmasını istedi. Laik Eylem Merkezi (CAL), bu talebe şiddetle karşı çıkarak, devlet memurlarının tarafsızlığının önemi üzerinde durdu ve Adalet Bakanlığından, “kötü örnek oluşturmamasını” istedi.

Senato Başkanı liberal Hermand De Decker ve Meclis Başkanı liberal Patrick Dewael, okullarda ve kamu sektöründe başörtüsüne karşı olduklarını, ancak seçilmiş bir milletvekilinin parlamentoya başörtüsü ile girmesini engelleyen hiçbir yasa bulunmadığını söylediler.


PARLAMENTO BAŞKANI ŞAŞKIN

Brüksel Parlamentosu Başkanı sosyalist Eric Tomas, çok kültürlü bir toplumda bu tür tartışmaların kendisini şaşırttığını ve gereksiz olduğunu anlattı.

Valonya Parlamentosu Başkanı sosyalist Jose Happart, politikanın “açık yüzle” yapılması gerektiğini, başörtüsünü bir “kışkırtma” olarak algıladığını söyledi.

Flaman Parlamentosu Başkanı liberal Marleen Vanderpoorten, kendi parlamentosu bünyesinde bu tür bir gelişme olması halinde danışmalarda bulunarak olası sorunlara çözüm arayacağını belirtti.

Öte yandan, Belçika'daki Ermeni lobisine yakın bir kuruluş olan Vatandaşlık Komitesi, Mahinur Özdemir hakkında, Ermeni iddialarını kabullenmediği gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu.


DİNİ YASAKLAR İŞVERENE BAĞLI


Belçika'da dini ve felsefi sembollerin kullanımına ilişkin hiçbir yasa veya genel kural bulunmuyor. Anayasa, her vatandaşa inanç özgürlüğü ve bunu ifade etme hakkı tanıyor. Ancak, kamu sektöründe, okullarda ve özel sektörde bazı “istisnalar” uygulama konusu oluyor.

İşverenler, yapılan işin özelliklerine ve bireysel tercihlerine göre, çalışanlara dini semboller taşımayı yasaklama hakkına sahip bulunuyor.

Kamu sektöründe polis, asker, avukat, yargıç gibi üniformalı veya özel giysili çalışanlar ve halkla doğrudan temasta olanların dini sembollerle görev yapmaları uygun görülmüyor.

Okullarda bu konuya ilişkin uygulamalar iç yönetmeliklerle belirleniyor ve kurumların tavrına göre değişiyor.


PARLAMENTO İÇİN GENEL KURAL YOK ANCAK..


Parlamentolarda ise dini ve felsefi sembollerin taşınmasına ilişkin genel bir kural bulunmuyor. Halkın seçtiği temsilcilerin tarafsız olmadıkları, inanç ve eğilimlerini açıkça gösterebilecekleri, Belçika'nın laik bir devlet yapısında olmadığı, “tarafsızlık” ilkesini benimsediği belirtiliyor.

Tartışmaya katılan tarafların geniş bölümünün, kargaşaya son vermek için yasal belirlemeler yapılması gereği üzerinde uzlaştıkları gözlemleniyor ancak bu yöndeki girişimlerin siyasette ve kamuoyunda uzun sürebilecek gerilimlere neden olması endişesi de göz ardı edilmiyor.