Türkiye'de kritik yapılardaki jeolojik risklerin izlenmesi için yapay zeka destekli sistem kuruluyor

Türkiye'de kritik yapılardaki jeolojik risklerin izlenmesi için yapay zeka destekli sistem kuruluyor
Türkiye genelinde kritik üstyapı ve altyapıları etkileyebilecek jeolojik riskler, yapay zeka destekli "Jeotehlike Gözlem ve Risk Analitiği Platformu" üzerinden takip edilecek.

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsü ile Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) ortaklığında geliştirilen projeyle, Türkiye genelinde kritik üstyapı ve altyapıları etkileyebilecek jeolojik riskler, yapay zeka destekli "Jeotehlike Gözlem ve Risk Analitiği Platformu" üzerinden takip edilecek.

İTÜ Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsü ve AFAD arasında imzalanan "AFAD-İTÜ Ulusal Jeotehlike Gözlem ve Risk Analitiği Platformu" protokolü kapsamında pilot uygulaması devreye alınan sistemle, kritik altyapı ve üstyapılarda meydana gelebilecek jeolojik tehlikelerin ulusal ölçekte izlenmesi, değerlendirilmesi ve risklerin azaltılmasına yönelik sürdürülebilirlik hedefleniyor.

İTÜ Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Tolga Görüm, AA muhabirine, projenin ana amacının ulusal ölçekte özellikle kritik yapılar için "Jeotehlike Gözlem ve Risk Analitiği Platformu"nun kurulması olduğunu söyledi.

Platformun Türkiye'deki mevcut ve yapılması planlanan üstyapı ve altyapılar için geliştirildiğini belirten Görüm, "Çalışmamız, Türkiye'deki hem üst hem altyapı, özellikle mevcut olanlar ve yapılması planlanan alanlar için LiDAR, InSAR gibi uzaktan algılama teknolojileri kullanarak bunların planlanmasına katkıda bulunmak, varsa mevcut risklerin azaltılması için önlemlerin çok önceden alınması ve belirlenmesine katkıda bulunması amacını güdüyor." dedi.

Projenin Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığının desteğiyle yürütüldüğünü anlatan Görüm, 3 yıl sürecek çalışma kapsamında ilerleyen dönemde devam projelerinin de hayata geçirilmesinin planlandığını bildirdi.

Görüm, "Platform kapsamında hastaneler, yerleşim alanları, tüneller, köprüler, demir yolları ve kara yolları gibi kritik altyapılarda meydana gelebilecek heyelan, kaya düşmesi, karstik obruklar ile yer altı su seviyesindeki değişimlere bağlı alüvyon alanlardaki çökmeler uzaydan izlenecek." diye konuştu.

Çalışmalarda sentetik açıklıklı radar görüntülerinden elde edilen verilerin kullanılacağını, yükselen ve alçalan uyduların 12 ila 16 günlük periyotlarla sağladığı görüntüler üzerinden hesaplanan deformasyonların analiz edileceğini anlatan Görüm, şöyle devam etti: "Platform, makine öğrenimi, yapay zeka teknolojileriyle birlikte bunların hem mekansal hem zamansal bakımdan izlenmesi ve mevcut bu tehlikelerle birlikte AFAD ve ilgili kurum kuruluşların önceden uyarılmasını hedefliyor. Platformun bir diğer hedefi erken uyarı sistemlerinin altyapısını oluşturmak. Türkiye genelinde riskli alanların belirlenmesinin ardından bu bölgelerde arazi gözlem ve izleme altyapıları kurulacak ve böylece söz konusu alanlar sürekli takip edilerek olası riskler hakkında önceden bilgi sahibi olunacak. Bu kapsamda İTÜ olarak bir araştırma merkezi başvurusu hazırlığındayız. Kurulması planlanan merkez aracılığıyla kamu kurum ve kuruluşları internet tabanlı bir arayüz üzerinden deformasyon verilerine ve jeotehlike analizlerine erişebilecek."

Gelecekteki olası afet risklerinin azaltılması amaçlanıyor

Prof. Dr. Görüm, platformun yalnızca yeni yapılacak projeler için değil mevcut yapılar için de kullanılacağını belirterek, jeomorfolojik yüzey süreçlerine bağlı olarak gelişen heyelan, kaya düşmesi, obruk ve alüvyon alanlardaki oturmalar gibi jeotehlikelerin hem planlama aşamasındaki hem de kullanımda bulunan yapılar açısından takip edileceğini söyledi.

Bugün bulunmayan bir deformasyonun gelecekte ortaya çıkabileceğine dikkati çeken Görüm, sistem sayesinde bu risklerin önceden belirlenerek gerekli koruma önlemlerinin alınmasının ve farkındalık oluşturulmasının amaçlandığını ifade etti. Görüm, "Hem mevcut yapılar hem de gelecekte planlanan yapılara hizmet edecek. Yani hem yer seçimi için hem de mevcut olan alanların güvenli bir şekilde sürdürülebilirliğini hedefliyor." ifadelerini kullandı.

Görüm, platformun gelecekte oluşabilecek riskleri öngörmeye yönelik geliştirildiğini vurgulayarak, mevcut deformasyon verilerinin hidrometeorolojik göstergelerle birlikte değerlendirileceğini kaydetti.

Ekstrem ve kümülatif yağışların heyelanlar üzerindeki etkisinin geçmiş verilerden öğrenileceğini dile getiren Görüm, "Dolayısıyla geçmişten öğrendiğimiz bilgiyi makine öğrenimiyle birlikte bunu kontrol eden parametrelerle benzer deformasyonlarda, benzer alanlarda bu tip olaylar nasıl oluşacak, bunların kestirilmesi, açıklanabilmesi ve dolayısıyla gelecekteki risklerin azaltılması yönünde bir çalışma burada ortaya koyduğumuz proje." dedi.

Pilot uygulamayla 40'ın üzerinde kritik alan izlenmeye başladı

Prof. Dr. Görüm, çalışmanın geçen hafta imzalanan protokolle resmen uygulamaya geçtiğini belirterek, pilot proje kapsamında gerekli altyapının kurulduğunu ve AFAD ile birlikte Türkiye genelinde 40'ın üzerinde kritik alanın izlenmeye başlandığını söyledi.

AFAD'ın da kendi bünyesinde özellikle heyelanlara yönelik gözlem ve uyarı merkezi kuracağını, sistemin ortak bir yapıyla işletilmesinin planlandığını aktaran Görüm, halen Hakkari, Tortum ve İzmir başta olmak üzere birçok bölgede heyelanların takip edildiğini, bu alanlara ilişkin AFAD'a her hafta düzenli bilgilendirme yapıldığını kaydetti.

Kaynak:AA

HABERE YORUM KAT
OKUYUCULARIMIZIN DİKKATİNE !... Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.