Yığcı: "Eğitim Bir-Sen, Eğitimin Geleceğini İnşa Eden Güçlü Bir Vizyondur"

Yığcı: "Eğitim Bir-Sen, Eğitimin Geleceğini İnşa Eden Güçlü Bir Vizyondur"
Eğitim Bir-Sen Rize Başkanı Adnan Yığcı: "Sendikal mücadele sadece hak arayışı değil; akademik birikim ve saha tecrübesiyle eğitim vizyonunu inşa etmektir. 428 bini aşan üyemizle sorunları sadece izlemiyor, çözüm odaklı yaklaşımımızla yönetiyoruz." dedi.

Eğitim Bir-Sen Rize 1 Nolu Şube Başkanı Adnan Yığcı, sendikal mücadelenin sadece hak arayışından ibaret olmadığını vurgulayarak, Eğitim Bir-Sen’in akademik birikimi ve saha tecrübesiyle Türkiye’nin eğitim vizyonuna yön veren en büyük sivil toplum kuruluşu olduğunu belirtti.

Rize 1 Nolu Şube Başkanı Yığcı, beraberinde Başkan Yardımcısı ve Basın İletişim Sorumlusu Hüseyin Özdemir ve bir önceki dönem Teşkilatlanma Başkan Yardımcısı Cemil Metoğlu ile birlikte olay53 ile 2mart.com.tr haber portallarımıza ziyarette bulundu. Ziyarette eğitim gündemine ve sendikal çalışmalara dair açıklamalarda bulunan Yığcı, Türkiye’de eğitim çalışanlarının haklarını savunmanın ötesine geçerek; çözüm odaklı yaklaşım, akademik raporlar ve güçlü teşkilat yapısıyla eğitim sisteminin niteliğini artırmayı hedeflediklerini ifade etti. Eğitimde yarını inşa etme vizyonuyla hareket ettiklerini belirten Yığcı, devletin stratejik hedeflerine katkı sunmaya devam edeceklerini belirtti. Yığcı, "Bugünü yönetirken yarını inşa eden bir vizyonla hareket eden sendikamız, Türkiye Yüzyılı hedeflerinin eğitim ayağında sorumluluk almaktan çekinmeyen, sahada karşılığı olan bir duruş sergilemektedir." dedi.

rize-1-nolu-sube-baskani-yigci-beraberindekiler-olay53-ile-2mart-com-tr-yi-ziyaret-etti-2.jpg

"Sendikal Mücadelede Güçlü Kurumsal Kapasite Şart. Parçalı Yapılar Çözüm Üretemez"

Türkiye’de eğitim alanında faaliyet gösteren yaklaşık 400 sendikanın bulunduğuna dikkat çeken Yığcı, bu yapıların yaklaşık 300 tanesinin üye sayısının 100’ün altında olduğunu ve sahada karşılık bulamadığını belirtti. Küçük ve etkisiz yapıların eğitim çalışanlarının sorunlarına kalıcı çözümler üretemeyeceğini savunan Yığcı, güçlü bir kurumsal kapasitenin şart olduğunu vurguladı. Yığcı, açıklamasını şu sözlerle sürdürdü: "Sahada karşılığı olmayan, örgütlü güce dayanmayan yapıların eğitim çalışanları adına kalıcı ve sonuç alıcı bir mücadele yürütmesi mümkün değildir. Sendikal mücadelenin gerçek gücü örgütlü birliktelikten, kurumsal kapasiteden ve sahaya hâkimiyetten doğmaktadır.”

Branş Sendikacılığına "Ayrıştırma" Uyarısı

Yığcı, son dönemde popülerleşen branş bazlı sendikal yaklaşımların öğretmen camiasına zarar verdiğini belirterek; "Eğitim çalışanı bir bütündür, parçalayarak değil birleşerek güçleniriz" dedi.

Rize 1 Nolu Şube Başkanı Yığcı, sendikal mücadelede son dönemde görülen "branşlaşma" eğilimlerine dair uyarılarını sürdürerek, eğitimin stratejik bir alan olduğunu hatırlatmasında bulundu ve camianın küçük parçalara bölünmesinin hak arama mücadelesini zayıflatacağını vurguladı.

Özellikle belirli branşlara odaklanan sendikal yaklaşımların ortak mücadele ruhuna aykırı olduğunu ifade eden Yığcı, şu değerlendirmelerde bulundu: "Özellikle branş sendikacılığı üzerinden yürütülen yaklaşımlar, öğretmen camiasını güçlendirmek yerine ayrıştırmakta; ortak talepler etrafında birleşmesi gereken eğitim çalışanlarını parçalara ayırmaktadır.”

Yığcı, eğitim sisteminin toplumun mimarı olduğunu ve bu alandaki sendikacılığın da aynı ciddiyetle yapılması gerektiğini belirterek açıklamasına şöyle devam etti: "Eğitim gibi toplumu doğrudan şekillendiren stratejik bir alanda mücadele; dar, geçici ve ayrıştırıcı reflekslerle değil, kapsayıcı ve kurumsal bir zeminde yürütülmelidir. Bizim anlayışımız, tüm eğitim çalışanlarını kucaklayan ve haklarını tek bir güçlü sesle savunan bir yapıdır."

Eğitim çalışanlarının sorunlarının ancak geniş tabanlı ve kurumsal kapasitesi yüksek yapılarla çözülebileceğini savunan Yığcı, ayrıştırıcı yaklaşımlar yerine Eğitim Bir-Sen çatısı altında sağlanan güçlü birlikteliğin önemine dikkat çekti. Yığcı, parçalı yapının sadece muhataplar karşısında el zayıflattığını, çözümün ise "örgütlü bütünlük"ten geçtiğini sözlerine ekledi.

"Mülakat Sistemi Mağduriyetlere Yol Açtı"

Yığcı, eğitim politikalarına yönelik zamanında yapılan uyarıların dikkate alınmamasının ağır bedelleri olduğunu belirterek; özellikle mülakat sistemi üzerinden yaşanan mağduriyetlere dikkat çekti. Yığcı, sendikanın eğitim politikalarındaki "öngörülü" tutumuna ve sahadaki yansımalarına dair açıklamalarında eğitim sisteminde geçmişten bugüne yapılan yanlış hamlelerin faturasını eğitim çalışanlarının ödediğini ifade etti.

Eğitim Bir-Sen’in yıllardır savunduğu ilkelerin ve karşı çıktığı uygulamaların haklılığının zamanla anlaşıldığını kaydeden Yığcı, mülakat sistemi konusundaki kararlı duruşlarını hatırlattı. Yığcı, şu ifadeleri kullandı: "Eğitim Bir Sen’in bugüne kadar ortaya koyduğu önerilerin sağladığı faydalar ve karşı çıktığı uygulamaların doğurduğu olumsuz sonuçlar bugün net biçimde görülmektedir. Mülakat sistemi başta olmak üzere eğitim politikalarına ilişkin zamanında yapılan uyarıların dikkate alınmaması ciddi mağduriyetlere yol açmıştır."

"Mülakat Konusunda Haklılığımız Ortaya Çıktı"

Sendika olarak yaşanan aksaklıklar karşısında popülist bir tavır sergilemediklerini belirten Adnan Yığcı, sorumlu sendikacılık anlayışına vurgu yaptı. Haklı çıkmış olmanın bir teselli olmadığını ifade eden Yığcı, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Sendikamız, süreci 'Biz demiştik' kolaycılığına sıkıştırmadan; ülkenin, milletin ve eğitim camiasının menfaatini önceleyen ilkeli ve yapıcı bir çizgide mücadelesini sürdürmektedir. Amacımız sadece eleştirmek değil, yanlışlardan dönülmesini sağlayarak daha adil bir sistem inşa etmektir."

"Eğitim Masa Başında Yönetilemez"

Eğitimin masa başında alınan kararlarla yönetilemeyecek kadar hayati bir alan olduğunu hatırlatan Yığcı, karar vericileri sahanın sesine kulak vermeye çağırdı. Eğitim Bir-Sen'in akademik birikimi ve sahaya dayalı tespitlerinin, eğitim sisteminin niteliğini yükseltmek için en temel rehber olduğunu dile getiren Yığcı, şunları kaydetti: “Eğitim; masa başında şekillendirilemeyecek kadar hayati, uzmanlık ve saha bilgisi gerektiren bir alandır. Okulu, öğretmeni, yöneticiyi ve sahadaki gerçekliği tanımadan sağlıklı eğitim politikaları üretmek mümkün değildir. Eğitim Bir Sen’in en büyük gücü; sahayla kurduğu güçlü bağdan, akademik çalışmalarını gerçek verilerle besleyen yaklaşımından gelmektedir. Bu nedenle eğitimle ilgili karar süreçlerinde Eğitim Bir Sen’in bilgi birikimi ve tecrübesi dikkate alınmadan atılan adımların kalıcı ve sağlıklı sonuçlar üretmesi mümkün değildir.”

"Tereddüt Başlıkları" ile Sistematik Çözüm

Yığcı, sendikanın sahadaki sorunlara karşı geliştirdiği "sistematik takip ve çözüm" modeline dair eğitim çalışanlarının karşılaştığı belirsizlikleri ve mağduriyetleri sadece dile getirmekle kalmayıp, bu süreçleri profesyonel bir yöntemle yetkili mercilere taşıdıklarını ifade etti. Eğitim çalışanlarının sahadaki sesini kurumsal bir zemine taşıdıklarını vurgulayan Yığcı, sendika web sayfası üzerinden yürütülen çalışmaları şöyle anlattı: “Eğitim çalışanlarının sahada dile getirdiği sorunları, sendika sayfamızda haftalık ve sistematik bir biçimde paylaştığımız, süreklilik arz eden tereddüt başlıklarıyla kamuoyunun ve yetkili mercilerin gündemine taşıyoruz. Bu yaklaşım, sendikamızın sorunları izleyen değil, yöneten ve çözüm üreten sorumluluk anlayışının somut bir yansımasıdır.”

"Sorunları İzleyen Değil, Çözümü Yöneten Bir Mutfağız"

Yapılan çalışmaların temel hedefinin eğitim sistemindeki işleyişi kolaylaştırmak olduğunu belirten Yığcı, eleştirel değil yapıcı bir model benimsediklerini ifade ederek, "Bizim temel amacımız sorun üretmek veya polemik yaratmak değildir. Aksine, eğitim süreçlerinin daha adil, daha sağlıklı ve sürdürülebilir bir zeminde yürütülmesine katkı sunmaktır. Sahadaki gerçekliği, akademik ve teknik verilerle birleştirerek yetkililere yol gösteriyoruz." dedi.

Yığcı, Eğitim Bir-Sen’in sadece bir hak arama örgütü olmadığını, aynı zamanda eğitimin niteliğini artırmayı hedefleyen bir "mutfak" gibi çalıştığını dile getirerek, sahadan gelen her geri bildirimin titizlikle incelenerek politika önerisine dönüştürüldüğünü sözlerine ekledi.

"Akademik Üretim, Mücadelemizin Merkezinde"

Sendikal mücadelenin sadece meydanlarda değil; sempozyumlar, raporlar ve sanat faaliyetleriyle bilimsel bir zeminde yürütüldüğünü ifade eden Yığcı, Eğitim Bir-Sen’in "akademik sendikacılık" anlayışıyla Türkiye’nin eğitim vizyonuna yön verdiğini belirtti.

Akademik üretimin sendikal mücadelenin merkezinde yer aldığını vurgulayan Yığcı, şu ifadeleri kullandı: "Eğitim Bir-Sen; kongreler, sempozyumlar, çalıştaylar, izleme-değerlendirme raporları ve odak analizlerle eğitim politikalarının şekillenmesine doğrudan ve nitelikli katkı sunmaktadır. Bizim için akademik üretim, hak arama mücadelesinin ayrılmaz bir parçasıdır."

Sanatın Gücüyle Hak Arayışı

Eğitim Bir-Sen Rize 1 Nolu Şube Başkanı Adnan Yığcı, sendikanın sadece teknik raporlarla değil, toplumun ruhuna dokunan kültürel faaliyetlerle de sahada olduğunu belirterek, "Kültür ve sanat faaliyetleri aracılığıyla eğitim çalışanlarının sorunları kamuoyunun gündemine taşınmakta; sanatın farkındalık oluşturan ve dönüştüren gücü etkin bir mücadele aracı olarak kullanılmaktadır.” ifadeleriyle sanatın dönüştürücü gücüne dikkat çekti.

428 Bin Üye ile Türkiye’nin En Büyük Gücü

Yığcı, sendikanın 2025 yılı üye sayıları, teşkilat yapısı ve vizyonuna dair açıklamalarında ise Eğitim Bir-Sen’in sadece eğitim kolunda değil, tüm sendikalar arasında zirvede yer aldığını belirtti.

Resmî rakamlarla sendikanın ulaştığı devasa gücü açıklayan Yığcı; "2025 verilerine göre Eğitim Bir-Sen’in üye sayısı 428.632’ye ulaşmıştır. Bu rakamla işçi ve memur statüsünde faaliyet gösteren yaklaşık 500 sendika arasında Türkiye’nin en büyük sendikası konumundayız" dedi. Bu başarının tesadüf olmadığını belirten Yığcı, teşkilat ağının yaygınlığına dikkat çekerek, "81 ilde 144 şubemiz, 922 ilçenin tamamında temsilciliğimiz ve her okul ile üniversitede işyeri temsilcilerimiz mevcuttur. Bu tablo, sahaya dayalı, güçlü ve yaygın örgütlülüğümüzün en somut göstergesidir."

Mücadelelerinin sadece ekonomik haklarla sınırlı kalmadığını ifade eden Başkan Yığcı, eğitimin sosyal boyutuna vurgu yaptı. Eğitim çalışanlarının huzurunun toplumun geleceğiyle doğrudan bağlantılı olduğunu söyleyen Yığcı, "Sendikamızın mücadelesi yalnızca hak arayışıyla sınırlı değildir. Sosyal sendikacılık anlayışıyla toplumun tüm kesimleriyle diyalog kuran; eğitimin sosyal boyutunu önceleyen bir yaklaşımı esas almaktadır. Eğitim çalışanlarının huzuru, öğrencilerin başarısı ve toplumun geleceği arasında güçlü bir bağ olduğu bilinciyle hareket edilmektedir." şeklinde konuştu.

Malcolm X’li Birlik Çağrısı

Konuşmasında ünlü aktivist Malcolm X’in sözüne atıfta bulunan Adnan Yığcı, eğitim camiasına birlik çağrısında bulundu: “’Gücümüzü hırlaşmak için değil, birleşmek için kullanmalıyız.’ Bugün eğitim çalışanlarının en fazla ihtiyaç duyduğu şey ayrışma değil; güçlü bir ortak mücadele iradesidir. Eğitim Bir-Sen, dün olduğu gibi bugün de ülkesinin ve milletinin yanında durmaya devam edecektir.”

Son olarak, sendikanın kararlılığını yineleyen Yığcı, güçlü, adil ve nitelikli bir eğitim sistemi için sahanın sesi olmaya devam edeceklerini belirterek açıklamalarını tamamladı.

rize-1-nolu-sube-baskani-yigci-beraberindekiler-olay53-ile-2mart-com-tr-yi-ziyaret-etti-1.jpg

HABERE YORUM KAT
OKUYUCULARIMIZIN DİKKATİNE !... Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
4 Yorum