Aylardır tartışılan 58. maddenin görüşüleceği TFF Olağanüstü Genel Kurulu yapıldı. Sheraton Oteli'nde saat 11.00'de başlayan oylamaya 226 delege katıldı. İşte Genel Kurul'dan çıkan sonuç...
Şike soruşturması sonrası gündeme gelen küme düşme cezası yerine puan silme cezası genel kurulda kabul edilmedi.
Küme düşme cezasının bir defalık puan silmeye çevrilmesiyle ilgili önerge yapılan açık oylamada, oy çokluğu ile reddedildi.
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Olağanüstü Genel Kurulunda haklarında şike ve teşfik primi iddiası bulunan kulüplere uygulanması muhtemel yaptırımların değiştirilmemesine karar verildi.
Ankara Sheraton Otel'de yapılan olağanüstü genel kurulda gündeme ilişkin konuşmaların ardından TFF Başkanı Mehmet Ali Aydınlar, eleştirilere cevap vermek için kürsüye çıktı. Aydınlar'ın delegelere hitaben yaptığı ''duygusal'' konuşma sonrası Divan Kurulu Başkanı Yalçın Karadeniz, değişiklik önergesini oylamaya sundu.
Yapılan oylama sonucunda büyük bir çoğunlukla maddenin değiştirilmemesine karar verildi.
Mehmet Ali Aydınlar Genel Kurul sonunda şu şekilde konuştu;
Savunma hakkının kısıtlanması söz konusu değil, kurumlara süre konusunda baskı yapılması da söz konusu değil. Süre yeterli olursa diye bir ifade kullandım ben en başta, ben ne disiplin kuruluyum nede tahkim kuruluyum. Savunma süresi PDFK 20 gün, Etik Kurul olarak 15 gün süre vermiş, eğer bu süreler yeterli değilse savunması istenen kişiler ek süreler talep edebilirler buna engel birşey yok. Adil savunma yapılmayacak vesaire diye böyle kimsenin bir niyeti yok. Açılış konuşmamda söyledim, geçen hafta konuştum masumiyet karnesi için birilerinin mi acaba karne vermesi gerekiyor? FIFA'da, UEFA'da karar verme yetkisi disiplin kurullarındadır dünyada ki tek örnek Türkiye, Türkiye'de kurul karar veriyor. Fenerbahçe için önyargılı yaklaşımım varmış benim, bu kime söyleniyor?
Şenol Güneş hocaya çok teşekkür ediyorum, konuşmalarına yüzde 100 iştirak ediyorum, biz buraya gelirken Türk futbolunu geliştirmek, altyapıya yatırım yapmaktı geçen hafta 1 hafta boyunca milli takım sorumlusu, eğitim sorumlusu ve yardımcısı Avrupa'da temaslarda bulunduk. Bu konuyla ilgili ciddi çalışmalarımız var, Türk futbolu ithalle devam edemez bizim kendi futbolcularımızı yetiştirmemiz lazım. Biz nereden bilelim buraya gelirken burada bir sürü işler olmuş, bilen bir adam gelir mi buranın başına böyle bir karmaşa ortamına. Şimdi yönetim kurulumuzda ki bazı isimler ismen suçlanıyor ben bu arkadaşlara sonuna kadar kefilim ve şunu da ifade ediyorum UEFA'nın CAS'tan ifadesini geri çekme yazısından örnek vereceğim; TFF tarafından verilen bilgi bizzat etik kurulunun raporundan değil bulgular ile ilgili olarak Türk basınında yer alan haberlerle ilgilidir. Kayıtlara geçmesi için belirtilmelidir ki TFF görüşmelerinde kişisel görüşlerini ifade etmemiştir' deniliyor. Böyle olmasına rağmen bir bardak suda fırtınalar koparılıyor.
Değerli delegeler, 3 Temmuz'dan bu yana bizim yaptığımız çabalar son derece iyi niyetli, Türk futbolu zarar görmesin, kulüpler zarar görmesin, imaj kaybına uğramasın diye iyi niyetimizle bugüne kadar çaba gösterdik. Yüzümüze farklı konuşanlar arkamızdan farklı konuşabiliyorlar kimseyi suçlamıyorum bunu genel olarak söylüyorum. Ben şunu gördüm bu süreçte arkadaşlar herkes suçsuz tek suçlu var oda biziz. Biz koltuk meraklısı değiliz, bizler onurlu kişileriz bizler buraya şerefimiz, onurumuzla geldik aynı şekilde gideriz. Tarih gerçekleri yazacaktır, ben vicdanen çok müsterhi ve rahatım yanlış bir davranış içinde olmadım arkadaşlarımızla beraber işimizden verdik, elimizden geleni verdik biz yönetim kurulu olarak toplanarak gerekli değerlendirmeyi yapacağız. Hoşçakalın' diyerek konuşmasını sonlandırdı.
Demirören: ''Federasyon seçime gitsin''
Beşiktaş Kulübü ve Kulüpler Birliği Vakfı Başkanı Yıldırım Demirören, ''Küleplere öneriyorum, önergemizi geri çekelim, Fedarasyon seçime gitsin'' dedi.
Demirören, Ankara'da gerçekleştirilen TFF Olağanüstü Genel Kurul toplantısında yaptığı konuşmada, sözlerine Beşiktaş'ın eski başkanlarından Süleyman Seba'nın ''Şerefli ikincilikler şampiyonluklardan daha önemlidir'' sözüyle başladı.
Seba'nın bu sözü 8-0'lık Ankaragücü-Galatasaray maçının ardından söylediğini hatırlatan Demirören, ''O günden bugüne geldik ama yine futbol adına aynı şeyleri paylaşıyoruz'' diye konuştu.
Demirören, toplantıda konuşma yapmayı düşünmediğini ancak Altay Kulübü Başkanı'nın konuşmasının ardından kararını değiştirdiğini vurguayarak, şunları kaydetti:
''Bugün futbol nereye geldi bir düşünelim. Şapkamızı önümüze koyalım. Türk futboluna hizmet vermiş başkanlar yöneticilere yönelik bir operasyonla bugüne gelindi. Federasyon başkanımız bombayı elinde buldu. Kimse böyle bir şey beklemiyordu. Hepimizin ortak hedefi Türk futbolu için bir karar almaktı. Alınacak kararlar camiaları memnun etmeyebilir.
Şu ana kadar 8 kulüp gündemde, bu 12'ye kadar gidecek. Maalasef Fenerbahçe'nin adı herkesten çok geçiyor. Reyting uğruna gündem oluşturmak için hep Fenerbahçe'nin adı geçiyor. Ancak şu an 8 takım içinde. Türk futbolu için adım atmalıyız.''
Federasyon Başkanı Mehmet Ali Aydınlar ve yönetim kurulu üyelerinin iyi niyetleriyle bugünlere gelindiğinin altını çizen Demirören, şöyle devam etti:
''Gerekirse verilen önergeyi geri çekelim. TFF Başkanını güven tazelemeye çağıralım. Seçim kararı alalım. Gelecekte kavgadan çocuklarımız bizden hesap sormayacak, çocuklarımız kavga neden bitmedi onu soracak. Birlik beraberlik içinde hareket edelim. Bu işin doğrusu mahkeme sürecini beklemektir. Kulüplere öneriyorum önergemizi ger çekelim, Federasyon seçime gitsin.''
ALİ KOÇ
Gelinen nokta itibariyle disiplin süresinin bitirilmesi çerçevesinde ilgili kurumlara sağlıklı bir savunma hakkı sağlanması ortamı mümkün değildir.
UEFA'ya konunun bir iç mesele olduğunun aksi takdirde ileride çok ciddi sorunlar yaşanacağının izah edilmesi gerkemektedir.
Bize göre en sağlıklı çözüm yargı sonucunun beklenmesidir. Mevcut durumda süreci kulübümüze sağduyuyla yaklaşan yönetim anlayışının olması konusunda ciddi tereddütlerimiz söz konusudur.
Türk Futbolunun selameti için ciddi bir çözüm kaçınılmaz olmuştur.
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek
Benim esas kürsüye çıkmamın nedeni Ankaraspor ile ilgili, bugün burada olanlar haklarında şike ve teşvik primi uygulanması gereken takımlara yaptırımların değiştirilip, değiştirilmeyeceğinin görüşülmesi ve karara bağlanması. Ankaraspor'u geçtiğimiz yönetim düşürmüştü. Bugün ki gündemle özellikle düşürülme konusunu birebir bağlamak mümkün, ben sayın başkana aynı şekilde uygulama yapılmasını söyledim 'bununla bağlama olamaz' dedi. Kesinlikle olabilir, direk olarak bu 23. maddenin ana konusu. Yine aynı şekilde 29. madde gündemi değiştirilemez diyor, birebir Ankaraspor'da bu nedenden düşürüldü. Ankaraspor'un tek düşürülmesinin sebebi Mahmut Özgener'in tavırlarıdır, bugün bu sıkıntıları ortadan kaldırmak doğrudan doğruya sizlere bağlı. Akademi gruplarının toplam başarılarında lider bu takımlar ama bu Ankaraspor'u geçtiğimiz dönemde Özgener'in kişisel gayretleriyle düşürüldü. 3 gün içerisinde kulüp başka birine devredilmek istendi, mahkeme kararı beklenmeli deniliyor şimdi Ankaraspor konusunda bir mahkeme kararı bile yok. Ticaret hukukuna göre 15 günden önce kongre yapmanız bile mümkün değil 3 gün süre verdi Özgener ve daha sonra takımı düşürdü. Süper Lig'e Ankaraspor'un geri dönmesi için sizlerin oy kullanmasını istirham ediyorum. Sayın başkan ben gündeme almam diyor, lütfetsinler burada ki delege arkadaşların oylarına başvursunlar arkasından Ankaraspor'un Süper Lig'e iadesi için girişim rica ediyorum.
14:03 - TFF Genel Başkanı Mehmet Ali Aydınlar'ın, Genel Kurul'un yapıldığı salonu terk ettiği bildirildi.
ABDULLAH KİĞILI
Geçmişte TFF'nin başkanlığını yapmış biri olarak bazı şeyleri paylaşacağım. Bu sıfattan kaynaklanan hususları belirteceğim.
Bilinenleri tekrara gerek yoktur fakat bu toplantı bu çerçevede TFF yönetimiyle federasyon arasında bilgilendirme esaslı olduğu için bazı değerlendirmeler gereklidir.
TFF yönetimi bu olayı ilk günden bugüne kadar sağlam ve tutarlı bir çizgide yürütememiştir. Bu konuda o kadar çok zigzag yaşanmıştır ki kamuoyunun da kafasında sou işaretleri oluşturulmuştur.
Dünya ölçeğinde hangi düzeyde olursa olsun yöneticilerin yanında başarılı hukukçular varsa başarıya ulaşılır ve daha az hata yapılır. Bu konuda TFF yönetimi eksiklik yaşadığı için kargaşalara neden olduğu kanısındayım. Bu konunun üstesinden gelmenin yalın bir konu olduğunu hukukçular ifade ediyorlar.
Ceza davası Disiplin soruşturması UEFA konunun üç ayağıdır.
Şİfede ceza davası bitmeden TFF'nin disiplin soruşturması bitemez. Durum böyleyken bu gerçek TFF'yi bağlar. Bu durumda beklemek durumundadır. Bugün disiplin soruşturmasını bitirmek için telaş içindedir.
İyi hukukçular yönetimleri başarıya götürürler. Bu aktardıklarımız sadece Türk yargısı veya TFF için geçerli değildir uluslararası eksende de konu bu hususta değerlendirilmektedir. İngiltere'de malumunuz futbolun ve sporun en önemli 3 sorunu vardır. Doping, şike ve ırkçılık, bunlar arasında hiç şüphe yoktur ki sosyal etkileri bakımından ırkçılık en kötü olanı olarak görülür. İddiaya göre Ferdinand'a ırkçı bir içerikte bulunuluyor savcılık bir maçta ırkçı ifade kullanmaktan soruşturma başlatıyor. FIFA ve UEFA ırkçılığı şikeden ağır tehlike görüyor ama İngiltere federasyonu 'ben atamam yargılama bitmeden' diyor. Şimdi sormak gerekmiyor mu? Şikeden daha fazla mücadele ettiği ırkçılık konusunda FIFA neden İngiltere'ye baskı yapmıyor. Bu gösteriyor ki TFF hukuka saygı gösterilmesini en net şekilde göstermelidir.
ÖZKAN OLCAY
Türkiye'de istediğiniz kadar 1. Ligin şampiyonu olun kendi aranızda istediğiniz maçları yapın. Bu başarılarınız eğer enternasyonel sahalara taşınmıyorsa hiç bir çnemi yok. UEFA'nın organize ettiği şampiyonlar ligine katılamıyorsanız televizyonlardaki ilgi büyük futbolcuların kendilerini göstermek için sizin liginizde oynaması ortadan kalkıyorsa değerli bir ligin sahibiyiz diye ortaya çıkamazsınız.
Bir çözüm getirirken eğer getirdiğiniz çözüm çözeceği problemlerden daha çok problem çıkaracaksa bu çözüm üzerinde ısrar etmeden hassas bir şekilde inceden inceye düşünmek zorundasınız. UEFA bizim mahkemelerimizin kaç sene süreceğini bilemediğimiz boyutlarını ve sürecini beklemek zorunda değildir. Eğer TFF temmuz 2011'dan itibaren göreve gelir gelmez kucağında bulduğu bu bombayı bir şekilde karara bağlama durumunda kararsız kalır ve süreci uzatmak zorunda kalırsa o zaman UEFA kendisini reysen karar alma durumunda hissetmiş olabilir.
Biz bu duırumda bazı vaziyetleri yumuşak geçişle halledebiliriz düşüncesiyle eğer zamanı geciktirdiysek Avrupa liglerinin dışında kalabiliriz. Yanlızca ülke futbolu değil tüm dünya liglerinden geri kalırız.
Şikeyi hafif cezalarla gerçekleştirmek sistemi büsbütün dejenere etmeye ve meşrulaştırmaktan başka birşeye yaramayacaktır.
ŞENOL GÜNEŞ
Genelkurul üyeleri içinde bulunduğumuz süreç bizleri yaralamıştır. Herşey şeffaf olsun derken kafalar karıştı. Bu karışıklık keyfiyeti getirdi. Kulüpler şeffaf olmalı derken daha kapalı hale getirildi. Hukuksuzluk dün de vardı bugün de var ama bunu değiştirmemiz lazım.
Devlet son operasyonla olumsuzlukları temizleme şansı bizlere verdi. Bunları çok tartışabiliriz ama geriye dönüp mahkeme yapacağımıza bugüne yönelik ne yapabiliriz diye düşünmemiz gerekir.
Uzatmak doğru değil, ortada bir suç varsa aklamaya çalışmamız gerekir. Zamana yayınca bu suçluluğu gösterir.
Suç sahiplenilemez. Kim işlemişse cezasını çekmeli. Biz neden biraraya gelemiyoruz? SUçu işleyene karşı ayaklanalım. Ama bir araya gelemiyoruz. Demekki suçtan kaçıyoruz.
Bataklığı temizlemek istersek suçu temizleriz. Bunu yapabiliriz.
Biz kanunları değiştirerek bu işi yapamayız. Kendimizi ve düşüncemizi değiştirerek bu işi yaparız.
Beni endişelendiren asıl konu gelecek nesillere neler bırakacağımızdır. Bugün sporcuların hepsi sevilen sayılan insanlardır. Ama bugün spor değişiyor çirkinleşiyor gibi birşey olarak görülüyor.
Hepiniz değişebilirsiniz ama biz hala varız. Bizim varlığımız paramız değil asaletimizdir. Futbol için para araç olmalı amaç olmamalı.
Kimseyi korkutmayalım kandırmayalım. Aynı geminin içindeyiz. Gerçeklerle yüzyüze gelelim. Malesef benim federasyonda olduğum dönemde o gün yanlış yapanlara izin verilmeseydi bugünd aha büyük hatalar yapılmazdı.
Neyin yanlış olduğunu ortaya koyalım kimin yanlış yaptığı önemli değil. Sağduyuya yönelelim. Bir saatlik aranında doğru olduğunu düşünmüyorum.
Hepimiz modern ekol oluşturmamız gerekiyor. 7 aylık sürede bu toplantı o gün yapılsaydı bugün bu noktada olmazdık. ÜLkemiz için konuşuyorum. Destek vermemiz gerekiyor ama biraraya gelmiyoruz.
Görüşlerimizi söyleyelim yine de yapılmazsa yapılmasın. KOnuyu da dağıtmak istemiyorum.
Teknoloji gelişti tesisler iyi malzeme var. Müthiş bir para girdisi var. Futbola ilgi arttı ama futbola yönelik bu tarz yaklaşımlar zedeleyicidir.
Federasyonu eleştirsekde benim kimliğim önemli. Futbolcuların kararter kimliği önemlidir. Futbolcu üretemiyoruz.
Federasyon futbolcu eğiten futbolu geliştiren kulüpler olmalı. Parayla oyuncuyu geliştirmiyorsunuz alıştırmayla çalışmayla geliştirebiliyorsunuz.
Doğru kararı almamız gerekiyor. Tarihi bir karar almamız gerekiyor. Bu gün tamamen yanlış bir şekilde ilerliyoruz. FİFA'ya UEFA'ya kendimizi göstermemiz gerekiyor. Biz bunu yapmıyoruz. Çıkarımıza yönelik hareketler yapıyoruız. Çözüm için birlikte olmalıyız. Kİmse kafasını toprağaa sokmasın. Fair-play anlayışını ön plana çıkarmalıyız.
Futbol basit ve güzel bir oyundur ama bunu zorlaştırıyoruz. Takım olarak kazanın veya tek başınıza kaybedin...
NİHAT ÖZDEMİR
Soruşturma kapsamında bugün 8 kulüp ki biz inanıyoruz ki bu sayının çok yakın zamanda 11 12 kulübe ulaşacağını ve 93 kişinin var olduğunu unutmayalım. Bu süre açısından yeterli olmadığı gibi federfasyon yönetimi tarafından bağımsız olan kurumlara etki etmek anlamına gelir.
Burada herhangi bir süre sınırından bahsedilmemektedir. Federasyonumuzun etik kurulu yönetim kurulu disiplin kurulu ve tahrip kurulu süreçlerini kısıtlayacak şekilde hakkaniyetten uzak iyi niyetle bağdaşmayan bir yaklaşım olduğunu düşünüyoruz.
Kişilere sözlü savunma hakkı tanınmasını da talep ediyoruz. Federasyon tarafından hepimize gönderilen dökümanı inceleyince savunma süreciyle ilgili endişelerimizin ne kadar yerinde olduğunu görüyoruz.
Savunma istenen kişilerin neyle suçlandıkları bile yazılmamışken ek te gönderilen binlerce suçun içinden kendi suçunu bulması gerektiğini ifade etmek istiyorum. Binlerce sayfanın tamamının okunması gerekmektedir. Bunun neticesinde savunma yapması gerekmektedir.
Açıkça kendinizi savunmayın siz zaten suçlusunuz demektir. Savunma hakkı kutsaldır ama bu şekilde adeta oldu bittiye getirilmek istenmektedir.
Ne acıdır ki federasyon başkanımız bir kez dahi mahsumiyet kabinesi vardır. Kimse kulüplerinizi Türk futbol ailesini peşinen suçlayamaz. Karar yargı sürecinin sonunda verilir. Suç varsa federasyonumuz en ağır cezayı verir bu konuda bize güvenin demiş midir? Dememiştir.
Federasyon suça karar vermiş. Suça vereceği cezanın adının konmasını bekler bir tavırdadır.
Etik kurulu disiplin hatta tahrip tahkim kuruluna devretmiştir.
TFF bu kararı alırken bizim de burda söz söyleme hakkımız olması gerekir. Yüzyılın üzerinde ömürleri olan kulüplerimizle ilgili bu kararları alırken söz hakkımızın olması gerekirken konu başka taraflara çekilmiştir.
Genelkurul üyelerimiz biz bu federasyonu sorunumuzu çözsün diye seçtik. Bunun dışında peşin hükümlerle hakeret ediyorlar. Biz delegelere sizlere en büyük saygısızlığı yapmış oluruz.
Açıkçası biz bu ortamın TFF tarafından oluşturulmayacağını düşünüyor ve takdiri size bırakıyoruz.
TOPLANTIDAN AYRINTILAR
- Genel Kurul toplantısına 1 saatlik ara verildi...
- Son katılımlarla birlikte delege sayısı 243'e yükseldi.
- Divan üyesi Hasan Yener'in okuduğu Genel Kurul gündemi oy birliği ile kabul edildi...
- Genel Kurul Başkanlık Divanı Üyesi Yalçın Karadeniz şunları söyledi: "Türk futbolu derinden sarsılmış ve kaotik ortama sürüklenmiştir. TFF hatalara düşmemek açısından Genel Kurulumuzu toplantıya davet etti. TFF buradan güçlü olarak çıkacaktır. Allah'tan hepimize başarılar diliyorum."
- TFF Başkan Vekili Lutfi Arıboğan'ın yaptığı açıklamaya göre Genel Kurul'a 240 delege katıldı.
TFF Genel Başkanı Mehmet Ali Aydınlar, Genel Kurul'da yaptğı konuşmada şunları söyledi; Sabahları işe zafer edasıyla giden, eşi dostuyla espri yağmuruna tutulan milyonlarca taraftar futbolun sevdalısı. Bundan tam 20 yıl önce profesyonel kulüp bölümlerinde yer almaya başladım. Sizlerin teveccühü ile göreve başladık ve göreve başladıktan 90 saat sonra şike soruşturması olayıyla karşı karşıya kaldık. Bu sorunu TFF'nin tek başına çözmesi mümkün değil, 'süreç iyi yönetilemedi' eleştirilerine karşı sadece çalışarak yaptıklarımızı gösterdik. Bu sınavda her zamankinden daha çok birlikteliğe ihtiyaç duyuyoruz çünkü bunun olmasından biz sorumlu değil, sizlerden baskı değil destek bekliyoruz. Bu zorlu süreçte bizleri destekleyen büyük bir kitle var, üzülerek söylemeliyim ki küçük çıkarlar için kaos ortamını çıkartmaya çalışanlar da var bunlara sadece bizim değil sizin de dur demeniz gerekiyor. Bu 7 aylık süreçte en çok taraf olmak istedik evet biz tarafız, Türk futbolunun başının dik durma tarafıyız.
Elbette ki belli kesimler üzülecek ama hukukun üstünlüğü buna nitekim karar verecektir. TFF Kanunu'nda, statüsünde uygun olduğu gibi FIFA ve UEFA'nın düzenlemeleri de bu konuda uygulanacaktır. Biz herkesin federasyonuyuz, Türk futbolunun çatı örgütüyüz, sizin teveccühünüz ile seçilen bir otoriteyiz ama otoriter değiliz. Biz büyük bir aileyiz diyorsak bu ailenin bütün fertlerini de dinlemek zorundayız. Sadece bugün değil sürecin başladığı 3 Temmuz'dan bu yana herkesi dinliyoruz, böyle bir konuda bu gemiyi limana yanaştırmak için herkesle işbirliği yapıyoruz. Sorumluluk taşıyan bir konumda olarak doğru bildiğimizden vazgeçmeyeceğiz, futbol ailesinin her kesiminin her kelimesine azami olarak önem vereceğiz bu sebeple dürüst olmaya devam edeceğiz. Süreç başladığından bu yana hukukun üstünlüğü her zaman ortak payda oldu, sözde değil özde hukuktan yanayız, evrensel hukuk normlarını, FIFA ve UEFA düzenlenemelerini göz önüne aldık. Artık bizim bir dahilliğimiz yok top hukukta, futbol disiplin kurulu şimdi iddianame de geçen kişiler hakkında savunma alacak. Dosya üstünde ki gizlilik kalkması durumunda hızda artmış durumda, bugün ki Genel Kurul'un alacağı kararlar da bizim için rehber olacaktır. Görevde olduğumu süre boyunca kimsenin hakkının başkasına geçmesine izin vermeyeceğiz, TFF ve futbol ailesi olarak önceliğimiz futbolun gelişimi ama bugün ki şartlar ülkemizin prestijini de ilgilendiriyor. Futbolun gerçek sahiplerinin yer aldığı bu kurulun milletimize hayırlı olmasını dilerim' diyerek Genel Kurul açılış konuşmasını sonlandırdı.
11:30 - Toplantı 240 delegenin katılımı ile başladı.
İŞTE TARİHİ KONGREDE HAYATA GEÇİRİLECEK KARARLAR
1-Şike ve teşvik suçları işleyen ya da teşebbüs eden takımlar bir defaya mahsus da olsa küme düşürülmeyecek.
2-Adli yargılamaları süren kulüpler mahkemede ceza alırsa, daha sonra düşürülecek. Yani cezadan kaçış yok.
3-Puan silme cezaları hemen bu sezon play-off maçları başlamadan hayata geçirilecek. Asla geciktirilmeyecek.
4-Lig şampiyonluğu kupası Fener’den alınıp, Avrupa Şampiyonlar Ligi’ne giden Trabzonspor’a verilecek.
TÜRK futbolu bugün şike yapan, yapmaya teşebbüs eden, teşvik primi veren, vermeye teşebbüs edenleri 1 defaya mahsus küme düşürmekten kurtaracak formülü oylayacak. Ankara’da Sheraton Oteli’nde saat 11.00’de başlayacak TFF Olağanüstü Genel Kurulu’nda toplam 283 delege oy kullanacak.
Toplantıda çoğunluğun sağlanamaması halinde ikinci toplantı, yarın aynı saatte, ikinci toplantıda da çoğunluk sağlanamadığı taktirde üçüncü toplantı çoğunluk aranmaksızın 3 Şubat Cuma günü aynı saatte yine Ankara Sheraton Oteli’nde yapılacak.
Alınan kararlar hemen uygulamaya geçirilecek
Futbol Fededarasyonu’nun genel kurulda alınacak “puan silme” yönündeki karardan sonra hemen uygulamaya geçeceği öğrenildi. TFF’nin yetki verdiği PFDK,14 Şubat’a kadar şike soruşturması kapsamındaki 93 kişinin ifadelerinin tamamlanmasından sonra karar aşamasına geçeceği ve en geç mart başında puan silme yönünde faaliyete başlayacağı belirtiliyor.
Hem aldıkları kupadan olacaklar hem de paradan...
Şikeye karışan takımları ağır yaptırımlar bekliyor. Lig ve kupa şampiyonu suçlu bulunursa kupaları geri alınacak. Kazandıkları para ödülleri ve maç başı performans primlerini de iade edecekler. Hürriyet’in 29 Aralık’ta duyurduğu kararlar yarınki TFF kongresinde hayata geçirilecek. Peki neydi bu kararlar? Hatırlatmakta fayda var.
1-Şike ve teşvik suçları işleyen takımlar bir defaya mahsus küme düşürülmeyecek.
2-Adli yargılamaları süren kulüpler mahkemede ceza alırsa, daha sonra düşürülecek.
3-Puan silme cezaları hemen bu sezon play-off maçları başlamadan hayata geçirilecek.
4-Süper Lig şampiyonluğu kupası F.Bahçe’den alınacak, Avrupa Şampiyonlar Ligi’ne giden Trabzonspor’a verilecek
En az 12 puan en çok 25 puan
TFF’ye 58. maddenin yerine ek bir madde ile 1 defaya mahsus puan silme cezası uygulanması konusunda onay veren UEFA’nın ceza limitleri de ortaya çıktı. UEFA, bu konuda TFF’ye “Minimum cezan -12 puan, maksimum -25 olmalı” emri verirken, uygulama konusunda da kriter koydu. Cezaların yok edici olmaması istendi.
283: Genel kurulda oy kullanacak toplam delege sayısı. İlk gün için çoğunluk şartı var.
84: Tarihi kongreyi izleyecek toplam basın mensubu (72 muhabir, 12 foto muhabiri)
125: Kongrede görev yapacak güvenlik sayısı (50’si polis, diğerleri ise özel güvenlik mensubu)
93: Mahkemede ifadesi alınacak kişi sayısı. Bu isimler genel kurulda gündeme gelecek.
İŞTE OY KULLANACAK DELEGELER
- Spor Toto Süper Lig: 126 delege
- Bank Asya 1. Lig: 36 delege
- Spor Toto 2. Lig: 34 delege
- Spor Toto 3. Lig: 57 delege
- Diğer: 30 delege
TOPLAM: 283
ŞİKEYE KARIŞAN KULÜPLERİN ASLA KURTULUŞU OLMAYACAK
Ödüller de geri alınacak
58. maddenin de oylanacağı genel kurulda suçlu olarak görülen kulüpleri ağır yaptırımlar bekliyor.
EĞER bu maddeler kabul edilirse yeni bir problemimiz daha olacak. Para ödülleri ve maç başı performans primleri ne olacak? Üzerinde şu anda çalışılan formülleri anlatalım...
1-Şike yaptığı belirlenen takımın kazandığı maçta eğer karşı taraf temizse, 3 puanın bedeli olan 750 bin TL karşı takıma verilecek.
2-Eğer şikeye iki takım da karışmışsa, o durumda para ödülü havuza aktarılacak.
3-Şampiyonluk ya da kupa ödüllerinde eğer kupa bir başka takıma verilirse, o ödül de aynı takıma verilecek.
4-Eğer yeni bir şampiyon ya da kupa şampiyonu belirlenmezse ödül havuza aktarılacak ve bu sezon için performansa göre dağıtılacak.
5-Havuzda biriken paranın bir miktarı alt liglere aktarılacak.