İşin içinde 10 ayrı ülke, eski bir Mossad ajanı, Arjantin, Almanya ve İsrail'den 2000 Yahudi'nin emekli parası, sahte banka belgeleri, dolandırılan binlerce kişi var. Londra Borsası'ndaki yolsuzluk olayının ardından tam bir Hollywood senaryosu çıktı
Beş yıl önce İsviçre'nin Lugano Gölü kıyısındaki lüks otelde Crown Corp. hisselerinin Londra Alternatif Yatırım Borsası'na (AIM) halka arz toplantısıyla başladı herşey. Özel jetlerle gelen işadamlarının da etkisiyle aylarca konuşulacak gösterişte bir lansman yapıldı.
Şirket yöneticileri İsviçre ve İtalya'da bankacılık yapan Jean Pierre Regli ile Kanadalı teknoloji yöneticisi Mariusz Rybak'ti. İkilinin herkese bir sürprizi vardı: Şirket Arjantin Hükümeti'yle Buenos Aires'te 14 bin konut, dokuz sanayi parkı, ticaret merkezi, üç belediye kompleksi ve iki hastaneden oluşan 633 milyon dolarlık kontrata imza atmıştı.
600 milyon dolarlık sahtekârlık
O gece 150 milyon sterlinle AIM'deki en büyük halka arz olan Crown'ın (daha sonra adı Langbar International olarak değiştirildi) İngiltere tarihinin en büyük borsa dolandırıcılığına imza atacağını kimse bilmiyordu.
Geçen hafta İspanya polisinin operasyonuyla beşi İspanyol, biri Arjantinli altı kişi Langbar'da 600 milyon dolarlık dolandırıcılıkla bağlantılı oldukları gerekçesiyle göz altına alındığında, çok kişi için Sindrella masalı bitmişti. Langbar, aslında uluslararası bir dolandırıcılığın, karmaşık ve mafyavari ilişkilerin öyküsü.
Şirketin kayıtları kıtalararası
Geçeh haftaki operasyonla gündeme gelse de, Langbar dolandırıcılığı İngiltere'de Ciddi Dolandırıcılıklar Ofisi (SFO) tarafından dört yıldır takipte. Skandalın en çarpıcı noktası ise ipuçlarının 10 ülkeye yayılması. Bermuda'da kurulu olan şirketi Polonya ve Kanadalı iki işadamı kurdu. Kuruluş sermayesi için gerekli paranın 150 milyon sterlinlik bölümü Arjantin, İsrail ve Almanya'dan emekli 2000 Yahudi'den İspanya'da yaşayan Dr. Abraham Avi Arad Hochman aracılığıyla geldi. Avi Arad, şirketin yüzde 59'unu kontrol hakkına Yahudiler adına sahip oldu. Şirket en önemli ticaret hacmini Arjantin'de yaptı.
Mevduatını Rybak ve Regli'nin yönetimde olduğu dönemde Brezilya'da, CEO'su Geoffrey Stuart Pearson göreve geldikten sonra Hollanda bankalarında tuttu. Bilançolarını denetlettiği Baker Tilly'nin şirketle ilgili sıkıntılarının açığa çıkmasıyla, iş küçük bir denetim şirketi olan İspanyol Gronelle Velasco'ya verildi ve şirketin hisseleri Londra Borsası'na kote oldu. İçi boş şirketi aldı
Neredeyse kıtalararası bir iş zinciri kuran Langbar'daki skandal aslında 2005'te ortaya çıktı. Şirketin borsaya kote olduğu 2003'ten sonra şirketin bilançosunda iki büyük varlık vardı. Biri Avi Arad'ın Yahudi mudilerinin parasını Bermudalı Lambert Investment isimli fon aracılığıyla Langbar'a yatırması ile kurucu sermayedeki yüzde 59'luk hissesi.
İkincisi Arjantin Hükümeti'yle yapılan 633 milyon dolarlık iş bağlantısı. Daha sonra şirketin kurucularından Rybak hisselerini şirkete ortak olmak isteyen Pearson'a satarak ayrıldı. Pearson'ın işin başına geçmesiyle şirketin mal varlığıyla ilgili yeni bir değerlendirme yapıldı. Merrill Lynch'i bile cezbetti
Pearson göreve başladıktan kısa süre sonra şirketin Sao Paolo'daki Banco do Brasil'deki mevduat hesaplarının Hollanda'daki ABN Amro'ya aktarılması talimatı verildi. Pearson'a ABN Amro'daki şirket hesaplarına 294 milyon dolarlık beş altı mevduat sertifikası girişi olduğu yönünde bazı dekontlar geldi. Pearson, bunu halka açıklığın bir gereği olarak kamuoyuyla paylaştı. Haber hızla yayıldı ve Gartmore, The Universities Superannuation Fund ve Merrill Lynch gibi devleri şirkete çekti.
Açıklamadan üç hafta sonra mevduat hesaplarını gösteren 294 milyon dolar yazılı belgenin sahte olduğu ve ABN Amro'nun böyle bir belge göndermediği ortaya çıktı. Pearson şirketin yurtdışındaki hesaplarını incelemesi için risk danışmanlık şirketi Kroll'a görev verdi. Kroll, şirketin mudilerin mevduatlarını ödeyebilecek durumda bile olmadığını ortaya koydu. Bu tarihten itibaren İngiliz mercileri soruşturmaya başladı.
Dolandırıcılığın Arjantin Hükümeti'nden alınan ve şirket hisselerine AIM'de rekor talep gelmesini sağlayan ihaleye ilişkin sahte teminatlar ve kuruluş sermayesine konan sahte hesaplarla başladığı belirtiliyor.
Olayla ilgili üç gün önce tutuklanan isimlerden biri Yahudi sermayesini şirkete çeken ve eski Mossad ajanı olduğu ortaya çıkan Abraham Avi Arad Hochman. Diğeri ise Arjantinli Diego Magn Selva.
Haber: Barış Erkaya